Arabic Turkish
 
2016-07-20   Arkadþýna gönder
22737 (1559)


Unutulmayan Değerimiz:Kasım Sarıkâhya - Bütün Bir Neslin Dostuydu


Mehmet Ömer Kazancı


Kasım Sarıkâhya, yalnız birkaç edebiyatçının değil, bütün bir neslin dostu ve kardeşi idi. Dolayısıyla onun ölüm haberi yalnız edebiyat camiasını değil bütün bir nesli biteviye üzmüştür. Mekânı cennet olsun

Türkiye'de Ormancılık bölümünü bitirdikten sonra yurda dönünce, devlette görev alırsa fazlaca milletine hizmet edemeyeceğinin çok erken farkına vararak, o sıralarda yeni kurulan Türkmen Kültür Müdürlüğünde çalışmayı yeğlemişti. Ve kısa bir müddet sonra, bu müdürlük tarafından çıkarılmakta olan Yurt gazetesinin sekreterliğine getirilişti. Türkiye'de aldığı dil eğitimi, bu görevi yıllarca başarıyla yerine getirmesi konusunda temel nedenlerden biri olmuştu. Gazetede, ayrıca, kültür konularını ele aldığı yazılarıyla, adına daha geniş bir biçimde yaygılık kazandırmıştı. Hele o tarihlerde Türkmen edebiyatı tarihiyle ilgili olarak ortaya koymuş olduğu eserlerle, bu yaygınlığı bir kez daha artırmıştı. İşte bu nadide insanı, edebiyat meraklısı gençler olarak oradan tanımıştık.
Bağdat'ta geçirdiğim üniversite yıllarımda gazetenin bürosuna uğrardım hep. İlk görmek istediğim Kasım kardeşimiz olurdu. Rahmetli Mehmet Abdülaziz ve Nevzat Abdülkerim ile birlikte, iki odadan oluşan büronun birinci odasında, üç kişi iki masayı kardeşçesine paylaşırlardı. Sessiz gürültüsüz olarak çalışır, sakin suskun olarak görevlerini yaparlardı. Gençler tarafından gönderilen şiir ve yazılarda gereken yazım ve dil düzeltmelerini yaparlarken, Yurt gazetesi yoluyla Türkmen kültürüne önemli hizmetlerde bulunduklarının farkında değillerdi belki. Bu grubun başını Kasım Sarıkâhya geçmekteydi. Dil konusunda ne zaman bir sıkıntı yaşarlarsa, onun bilgisine sığınırlardı. Zira o grup arasında dilimizi en iyi kavrayan kendisiydi.
Kasım Sarıkâhya'yla uzun yıllar beraber olduk. Kardeşlik Ocağının yönetim kurulu başkanıyken, Kardeşlik dergisini çıkarmakta hep yanımdaydı. Gazetecilik ve dergicilikteki bilgilerinden oldukça yararlanmaya çalışırdım. Bağdat'ta bulunan bütün matbaa yerleriyle, matbaacıları yakından tanırdı. Irak Anayasası'nı Türkçeye tercüme etmek ve Türkçe yayınlamak için Yeşil Bölgeye birlikte müracaat etmiştik. BM'den onay ve maddi destek aldıktan sonra işe koyulurken ne kadar ciddi bir insan olduğunun ayrımına bir kez daha varmıştım. Yorulmak bilmiyordu. Hatta matbaa işlerini tek başına yürüterek, üstüne o birlikte imzamızı attığımız çalışmadan, bir hafta içerisinde on bin nüsha meydana koymuş ve bütün Türkmen bölgelerine dağıtmıştık. Kardeşlik dergisini de ona göre, kendisi koltuğu altına alarak matbaaya götürür, işleri bitirdikten sonra kamyona koyar ocağa getirirdi. Bu işleri o kadar seve seve yapardı ki, ocağın yönetim kurulu üyeleri, özellikle de ben, boyuna boynuna sarılmadan edemezdim.
Kasım Sarıkâhya'da büyük bir ülkücü ruhu, fakat çocuksu bir kalp vardı, kinin, nefretin bulaşmadığı bir kalp. Kesmeye küstüğünü, kimseden darıldığını duyamadım. Hoşgörülü idi dinine kadar. Alçak gönüllü idi sonuna kadar. Ülkücü idi, bu kavramın ifade edebileceği en derin anlamıyla bir ülkücü. İnandığı ideallerden taviz veremedi. Yurt gazetesinde çalışırken bile, Baas rejimi yancılarının paltosu altına girmeyi ret etti hep ve hep kendine ve ruhuna layık olan bir tavır takındı. Gazetede Türk dünyasının, Kaşgarlı Mahmut, Ahmet Yasevi, Mahtum Kulu, Dede Korkut, Yunus Emre gibi tanınan şahsiyetlerinin hayatı ve eserleriyle ilgili bilgileri, saman altından su yürütür gibi, yayınlamaya çalıştı. Yunus Emre'ye çok yatkındı. Her münasebette şiirlerinden örnek verir dururdu. Bizim kuşak arasında şiir yazmayan, belki tek kişi olarak tanınmaktaydı. Çabasını antoloji ve bibliyografi eserlere adamaktaydı. Bu yönde adına "Türkmen Edebiyatı Tarihi" (1968- 1977) dediği iki ciltli (1978 ve 1979) eseriyle, "Çağdaş Türkmen Şairleri" (1988) ve "Irak Türkmen Edebiyatçıları: 1400 – 1970" en belirgin çalışmaları arasında yer alır.
İnanıyorum ki, böyle büyük bir yüreğe sahip olan ve hayatının hiçbir döneminde dava yolunda yenik düşmeyen bu cesur insana vefalı milletimiz, gurur sayfasında gereken yeri ayırır ve onu layık olduğu kadarıyla gelecek neslin belleğine aktararak yaşatmaya çalışır. Mekânı cennet olsun.



Arkadþýna gönder



Yazarýn diðer yazýlarý

1 - Bir Düzeltme: Türkmen Basın Bayramının Gerçek Tarihi
2 - Adları Türkmen'dir Özleri Türkmen
3 - Diyalog
4 - Hamza Hamamcıoğlu'nun Ardından
5 - MAVİ BAYRAK TÜRKÜSÜ .. Türkmen gençlerinin dilinden
6 - Kurşun Sesi Değildi O Akşam Duyduklarım
7 - Anlamakta Zorlanıyorum İbo
8 - Ortadoğu
9 - Milletin Diline İhanet Yeter:
FENER dergisini
Ya Kapatın Ya Düzeltin.
10 - KARŞILAYIN MELEKLER : ACI KAYBIMIZ ATA TERZİBAŞI´NIN ARDINDAN.
11 - Sensiz Bir İş Olamaz- Kadın günü münasebetiyle bütün kadınlara..
12 - Kadav Alım - Şair dostum Cevdet Kadıoğlu´na
13 - Bana Sen Hâlâ O Sensin Deme
14 - Şehitler İçin
15 - Telaferli Bir Çocuğun Duası
16 - Emirli’den Yazıyorum
17 - Küskün Çocuk