Arabic Turkish
 
2019-01-11   Arkadþýna gönder
898 (296)


Kerkük Kayserisi


Suphi Saatçi

Kerkük’ün tarihî kapalı çarşısının 26 Kasım 2018 gecesi çıkan yangında büyük çapta zarar görmüş olması, Irak Türkmenleri arasında derin üzüntüye yol açtı. Şehrin en büyük kapalı çarşısı olan yapı, Kerkük’ün Eski yakasının en canlı ticaret merkezî idi. Kayseri adı ile ünlü olan bu kapalı çarşının yer aldığı bölge hanlar ve dükkânlar ile kentin en eski geleneksel dokusunu oluşturur. Kerkük Kalesi’nin dışında, günümüzde Eskiyaka diye bilinen bölümde yer alan Kayseri, şehrin en büyük kapalı çarşısıdır.

Kerkük’te halk ağzında “Kayseri” veya “Kanseri” biçiminde telaffuz edilen bu sözcük, kapalıçarşı karşılığında kullanılır. Irak ve Suriye’de Araplar da, kapalıçarşılara “kaysariyye“ diyorlar. Eski dilde atölye, depo ve dükkânlarla avlu biçiminde kurulmuş binaların hepsine Kaysariyye adı verilmiştir.

Kerkük’te yine Eski yakada bulunan ikinci bir kapalı çarşı daha vardır. Kırdarlar Külliyesinin vakfı olan ve Kırdarlar Camii’nin yanında bulunan bu küçük kapalı çarşı da Kırdarlar Kayserisi adıyla tanınır. Bu külliyenin diğer önemli bir parçası da caminin karşısında yer alan Kırdarlar Hanıdır. Şehrin en güzel yapılarından biri olan ve canlılığını günümüze kadar sürdüren bu han iki katlıdır.

Eskiyaka’nın Ticaret Merkezi
Kerkük şehrinin fizikî dokusu üç ana parçadan meydana gelmektedir: Kale, Eskiyaka ve Korya Yakası. Kerkük’ün ortasından geçen ve kışın yağmur suları taşan, ancak yazın kuruyan bir ırmak vardır. Hasa Çayı adıyla tanınan ırmak şehri iki bölüme ayırır. Birinci bölüm kalenin de yer aldığı Eskiyaka, suyun karşı tarafında bulunan ikinci bölüm ise Korya Yakası olarak tanınır.

Kerkük’ün ilk yerleşme çekirdeğini, bir toprak höyük üzerinde kurulmuş olan Kerkük Kalesi oluşturur. Kalenin yapılış tarihi bilinmemekle beraber buradaki ilk yerleşme izlerinin Milattan önce 2500’lü yıllara kadar uzandığı biliniyor. Bu bakımdan 4500 yıllık tarihi ile Kerkük Kalesi Ortadoğu coğrafyasının en eski kalelerinden biri sayılır. Şehir neredeyse 17. yüzyıla kadar kaleden ibaret olarak yaşamıştır.

Şehrin kale dışına taşması ve gelişmesi 17. yüzyılın sonlarına doğru gerçekleşmiştir. Eldeki belgelerden Eskiyaka’da cami ve türbeden oluşan İmam Kasım Zaviyesinin 16. yüzyıldan önce var olduğu biliniyor. Eskiyaka’da 18. Yüzyılın başlarında inşa edildiği tahmin edilen Şeyh Abdurrahman Halisî Tekkesi ve Camii de dinî bir çekirdek varlık göstermiştir. Kadirî tarikatına mensup bulunan ve Kadirîler Tekkesi olarak bilinen yapının çevresinde daha sonraları yerleşme dokuları gelişmiştir.

Bütün bu yapıların varlığına rağmen, Eskiyaka’nın yerleşim alanı olarak genişlemesi, Nadir Şah’ın kente yaptığı son saldırıdan sonra, bölgede güvenliğin sağlanmasına paralel olarak ve Osmanlı nüfuzunun tam yerleştiği 17. yüzyılın sonları ile 18. yüzyılın başlarından itibaren gerçekleştiği anlaşılıyor. Nitekim Helvacılar Çarşısı’nda bulunan Mehmet Gavs Efendi Camii ve Medresesi’nin de 1194 (M.1780) tarihinde yapıldığı tespit edilmiştir.

1800’li yıllarda kale dışında ve özellikle kalenin doğu ve güneydoğu yönünde ticaret merkezlerinin kurulduğu, bunların çevresinde yeni mahallelerin oluştuğu ve böylece 19. yüzyılın başlarında önemli bir yerleşim dokusunun şehir hayatına katılmaya başladığı görülüyor.

Kayseri’nin doğusunda yer alan Nakışlı (Nankışlı) Minare Camii, bu önemli ticaret merkezinin içinde yer almaktadır. Kitabesine göre H. 1233 (M. 1818) tarihinde inşa edilmiştir. Nakışlı Minare Camii’nin varlığı bu kesimde yer alan dokuların da yapılış tarihi hakkında bilgi vermekte, dolayısı ile buradaki ticaret merkezi ve bunlara bitişik Piryâdi, Bulak ve Avcı mahallelerinin de aynı dönemin ürünü olduklarını göstermektedir. Caminin içinde bulunduğu yerleşimin çevresinde dükkânlar ve arkasında yer alan evleri ile kale dışındaki kesimin en önemli geleneksel dokusu olduğu söylenebilir.

Kayseri’nin Yapılış Tarihi
Bu kesimde inşa edilen yapıların en ilgi çekeni olan ve günümüze ulaşan Kerkük Kayserisi’nin
1800’lü yıllarda yapıldığı sanılıyor. Özellikle Nakışlı Minare Camiinde önce yapılmış olan Kayseri’nin 1805 ve 1810 yıllarında varlığından haberdar oluyoruz.

Yedi kapıdan ve 200’ün üzerinde dükkândan oluşan Kayseri, halk ağzında bezirgân denilen kumaşçıların, kentte yaygın el sanatlarının ve kuyumcuların pazarı olarak çok canlı bir kapalı çarşı durumundadır. Kuzey-güney doğrultusunda 4, doğu-batı ekseninde ise 3 olmak üzere toplam 7 koridor yer alan dükkânlar iki katlıdır. Koridorlardan dolayı çarşı içinde 7 ada oluşmuştur. Tonoz örtülü olan kapalıçarşının üstü düz damlıdır. Tonozların kasiştiği yerlerde aydınlık fenerleri vardır. Kârgir olarak inşa edilen ve Kayseri çarşısının çevresinde hanlar, çarşı ve kahvehaneler yer almaktadır. Buradaki ticaret merkezi geleneksel dokusu ile canlılığını günümüze kadar korumuştur.

1990’lı yıllarda restorasyonu tamamlanan Kayseri, günümüzde de en canlı alışveriş merkezi konumunda idi. Tarihi çarşının gece vakti henüz belirlenemeyen bir nedenle alev alev yanması, çarşıda hayatını kazanan binin üzerindeki esnaf için de büyük bir yıkım olmuştur. Türkmen toplumunda da büyük üzüntü yaratan bu yangın gece vakti meydana geldiği için can kaybı yaşanmamıştır.

Kayseri’nin Restorasyonu
Kerkük şehrin merkezindeki Osmanlı döneminden kalma tarihî Kerkük kapalıçarşısında dükkânların yanarak kül olması sonucu, kuyumcu ve giyim mağazalarının maddî zararları büyük olmuştur. Hem maddî hem de manevî açıdan büyük değer olan çarşının yanması kültürel mirasımız açısından telafisi mümkün olmayan bir kayıp sayılır.

Kayseri’nin şimdi en büyük sorunu restorasyon meselesidir. Restorasyon için öncelikle ayrıntılı bir rölöve planının çıkarılması büyük önem taşımaktadır. Elimizde mekân analizi açısından şematik bir plan vardır. Ancak iki katlı olan çarşının iki katının da rölövesi alınmalıdır. Bunun için de bir uzman ekip ile lazer taramalı bir rölöve alınmalı, ardından resititüsyon ve en son restorayon projesi çizilmelidir. Bu hususta tabii ki ilk görev Irak Devletinin Eski Eserler Genel Müdürlüğüne ve bunun Kerkük’teki temsilcisi olan Kerkük Müzesi Müdürlüğüne düşmektedir. Ancak Irak’ta resmi işleri yürütmek o kadar kolay değildir. Ayrıca restorasyon alanında Irak’ta sıra bekleyen binlerce dosya var. Bunları ele alan yeteri oranda uzman ve raportör de bulunmuyor.

Diğer yandan yangının duyulması üzerine Türkiye’nin Bağdat Büyükelçisi Fatih Yıldız da Kerkük’e geçerek çarşının yangın sonrası feci manzarasını seyretmiş ve gereken her türlü yardımın yapılacağını ifade etmiştir. Bu arada Türkiye’de özellikle Cumhurbaşkanlığı düzeyinde konuya hassasiyet ile yaklaşıldığı ve çarşının onarımı için gerekli talimatların verildiği duyurulmuştur. Türkmen kamuoyunun yüreğine su serpen bu açıklamalar sonucunda inşallah Kayseri kapalı çarşısı aslına uygun biçimde restore edilir. Bizim de en büyük temennimiz Kerkük kentinin önemli bir simgesi olan bu geleneksel yapının, bir an önce ayağa kaldırılarak tekrar ihya edilmesidir




Kaynak: Kardaşlık 80. sayı
Arkadþýna gönder



Yazarýn diðer yazýlarý

31 - [SEÇİM SONRASI IRAK] Şaşırtmayan sonuçlar
32 - Irak Seçimleri ve Türkmenler
33 - Büyük Kaybımız - İhsan Doğramacı
34 - Kerkük’ün Türkmenliği Tarihî Bir Gerçektir
<< Önceki <<