Arabic Turkish
 
2019-07-10   Arkadþýna gönder
3394 (265)


Kerkük’te Güven Sağlanmadıkça…


Suphi Saatçi

Irak’ın en güvenli ve en sakin olan şehri olan Kerkük, tarih boyunca kardeşliğin ve dostluğun da sembolü olmuştur. Münevver ve anlayışlı halkı arasında her zaman dayanışma ve yardımlaşma görülen Kerkük’ün halkı arasında hiçbir zaman kargaşa ve çatışma olmamıştır. Birinci Dünya Savaşından sonra Kerkük’te meydana gelen arbede, çatışma ve soykırımları, her zaman şehre dışarıdan sokulan fitne ve fesat odaklarından kaynaklanmıştır.

İlk Katliam (4 Mayıs 1924/29 Ramazan 1342)
Kerkük’te Türkmenlerin maruz kaldığı ilk saldırı 4 Mayıs 1924 tarihinde meydana gelmiştir. Bayram arifesine tesadüf eden pazar günü, Levy (İngilizce olan bu sözcük toplama, devşirme demektir) adı verilen Teyyarî (Asurî) askerlerinin başlattığı bu olaya halk yanlışlıkla Ermeni Davası (Kavgası) adını vermiştir. Bilindiği gibi Teyyarîlerin 15 Ağustos 1923’te Musul çarşısında işledikleri cinayetlerden sonra Kerkük’e sevk edilmişlerdir. Bu da aslında hükümetin bilerek veya bilmeyerek yaptığı hatadan kaynaklanmıştır. Ramazan’ın arife günüde yaşanan bu facianın kurbanları Türkmenler olmuştur. Böylece Türkmen halkının Bayramını zehir etmişlerdir.

Gâvurbağı Katliamı (12 Temmuz 1946/12 Şaban 1365)
İkinci Dünya Savaşından sonra Kerkük’te acı bir olay daha yaşandı. Kerkük Petrol Şirketinde çalışan işçiler ücret, çalışma ve hayat şartlarının düzeltilmesi için şirket yöneticilerine başvururlar. İsteklerinin ciddiye alınmaması üzerine işçiler, bu sefer isteklerini sıraladıkları dilekçeleri gazetelerde yayınlayarak kamuoyuna duyururlar. Daha sonra durumu protesto etmek için 1 Temmuz 1946 tarihinde topluca işi bırakırlar. Arkasından Gâvurbağı Meydanı denilen yerde her akşam toplanan işçiler, konuşmalar ve gösteriler yapmaya başlarlar. Ancak şirket yöneticilerinin isteği üzerine polis, greve ön ayak olanların bir kısmını tutuklar. Tutuklamalardan dolayı işçiler daha fazla galeyana gelirler. Polis güçleri grevi kırmak için 12 Temmuz günü işçilerin her akşam toplandıkları Gâvurbağı Meydanını kuşatma altına alırlar. Göstericilerin dağılmayacağını gören polis güçleri, otomatik silahlarla işçileri taramaya başlarlar. Gâvurbağı Katliamı olarak tarihe geçen bu üzücü olayda biri kadın, diğeri çocuk olmak üzere toplam 20’ye yakın sivil vatandaş can verir. Ertesi gün (13 Temmuz) ölenlerin hazin cenaze törenleri yapılırken halk hem hükümeti hem de şirket yöneticilerini lanetler.

Kerkük Katliamı (14-16 Temmuz 1959) (8-10 Muharrem 1379)
Irak’ta monarşi sisteminden sonra getirilen cumhuriyet (!) rejiminin birinci yıldönümünde Türkmenlere yönelik uygulanan katliam insanlık tarihinin bir yüz karasıdır. Tarihe Kerkük Katliamı olarak geçen bu faciada, Türkmenlerin en seçkin evlatları hunharca şehit edilmişlerdir. Türkmenleri yasa boğan bu faciada yüzlerce Türkmen de yaralanmışlardır. Katliamdan sonra yapılan araştırma, tahkikat ve incelemelerde bu katliamın aylar önceden nasıl planlandığı, Türkmenleri ne biçim işkencelerle öldürmeleri ve ayaklarına ipler takılarak motorlu araçlarla nasıl sokak sokak sürüklenmeleri yolunda, katillerin eğitim kurslarına tabi tutuldukları ortaya çıkmıştır.

Altunköprü Katliamı (28 Mart 1991/12 Ramazan 1410)
Türkmenlerin dikta döneminde yaşadıkları acılar ise doğrusu saymakla bitmez. Özellikle 28 Mart 1991 tarihinde Türkmen kasabası Altunköprü’de yaşanan katliam, tarihte görülmedik bir vahşet sahnesidir. Birkaç saat içinde toplanan yüzün üzerindeki Türkmen genci hem de sorgusuz-sualsiz kurşuna dizilerek açılan büyük bir çukura gömülmüşlerdir. İçlerinde 8-10 yaşlarında olan çocuklar dahil olmak üzere adil bir yargılama yapılmadan şehit edilmişlerdir. Mübarek Ramazan ayı içinde iftar vaktine birkaç saat kala katledilen oruçlu gençlerin aileleri günlerce çocuklarının akıbetini araştırırken, bir çobanın verdiği bilgiler üzerine şehit edilen gençlerin cesetleri gömüldükleri çukurdan çıkarılmışlardır. Bu katliamın hesabı maalesef bugüne kadar sorulmamıştır.

İşgal Sonrası Yaşanan Haksızlıklar
Nisan 2003 işgalinden sonraki dönemde yaşananlar, maalesef eskiden Türkmenlerin yaşadıkları faciaları kat kat aşmıştır. Daha önce özellikle İntifade zamanında (1991) Kerkük şehrinin yaşadığı yağmalama, talan ve işgaller peşmergelerin gelişi ile başlamıştır. Haksız ve gerekçesiz biçimde kentin resmi dairelerine el konulmuş, hükümet binalarına ek olarak sivil ve özel mülkiyette olan evler, binalar ve araziler işgal edilmiştir.

Tuzhurmatu
Kerkük’ten sonra Türkmen yurdu Tuzhurmatu ilçesi de işgal ve baskılara maruz kalmıştır. Tuzhurmatu Türkmenlerini üzüntüye sevk eden acıların ilki 22 Ağustos 2003 tarihinde yaşanmıştır. Şii Türkmen halkının yaşadığı Tuzhurmatu’da kutsal sayılan dinî makamlardan Aliyyü’l-Murtaza Yatırı peşmergelerin silahlı saldırısına maruz kalmıştır. Halkı galeyana getiren bu menfur saldırıda 20’ye yakın Türkmen şehit düşmüştür.

Tuzhurmatu bölgesi terör belasından bir türlü kurtulamamıştır. İlçeye bağlı Amirli Nahiyesinde 7 Temmuz 2007 tarihinde meydana patlama, korkunç bir faciaya yol açmıştır. Pazar yerinde karpuz yüklü bir kamyonda yerleştirilen patlayıcılar infilak etmesi sonucu çoğu kadın ve çocuk olmak üzere 160’a yakın Türkmen şehit düşmüştür. Yaralı sayısının 250’yi aştığı bu korkunç patlamada 50 civarında ev yerle bir olmuştur.

Tuzhurmatu’da terör olayları durmamış, hatta 2007 yılının sonlarından itibaren ilçe terör saldırılarının merkezi haline gelmiştir. 12 Eylül 2007 tarihindeki bombalı saldırıda 6 şehit ve 18 yaralı; Aralık 2009’da 4 şehit 15 yaralı; 5 Eylül 2012’de Türkmen Savcı Emel Ahmet Kayacı ile şoförü şehit edilmiştir. 9 Eylül 2012’de Tuzhurmatu’da meydana gelen 2 patlamada toplam 8 kişi şehit düşmüş, 35 Türkmen de yaralanmıştır. Saldırıların ardı arkası kesilmeyen Tuzhurmatu’da 24 Haziran 2013’te meydana gelen bombalı saldırıda Irak Türkmen Cephesi Başkan Yardımcısı Ali Haşim Muhtaroğlu, Selahattin Vali Yardımcısı Ahmet Abdülvahit Koca ve 15 yaşındaki oğlu Eren Koca ile birlikte10’dan fazla Türkmen şehit olmuş ve 71 kişi de yaralanmıştır. Türkmenleri yasa boğan bu faciada yasa boğan bu faciadan sonra terör olaylarının ardı arkası kesilmemiştir.

Telafer
Irak Türkmenlerinin en büyük ilçesi olan Telafer kenti, tarih boyunca gördüğü acıların en büyüğünü 2004-2006 yılları arasında yaşadı. 9 Eylül 2004 tarihinde ABD hava kuvvetleri tarafından kent acımasızca bombalanmaya başlandı. Büyük çapta can kaybına yol açan bu saldırı ile kent harabeye dönüştü. Enkaz altında kalan kadın ve çocukların kurtarılması için gelen yardım ekipleri de Telafer’e sokulmadı. 21 Şubat 2005 tarihinde Telafer yeniden bombalandı; kent bir kez daha vahşet ve dehşet manzaralarına sahne oldu. 2006 yılında baskı altında tutulan Telafer halkına büyük zulümler yapıldı.

Telafer’in maruz kaldığı diğer bir facia, 10 Haziran2014 tarihinde adına DAEŞ denilen Irak İslam Şam İslam Devleti (IŞİD) tarafından önce Musul, Haziran sonlarına doğru Telafer’in işgali ile başladı. Bu işgal yüzünden yüzlerce aile Telafer’i terk etmek ve yollara düşmek zorunda kaldı. Bir kısmı Sincar tarafına, bir kısmı Erbil yönüne, bir kısmı da Türkiye sınırına göç etti. DAEŞ’in saldırıları sonucu yüzlerce Türkmen hayatını kaybetti.

Kısacası işgal dönemi (2003-2019) boyunca Türkmenlerin hayatı kendi yurtlarında zehir edildi. Bu dönemde Mustafa Kemal Yayçılı (14 Mayıs 2004), Yaşar Cengiz, Sabah Karaaltun (3 Haziran 2005), Ali Haşim Muhtaroğlu ile Ahmet Abdülvahit Koca (24 Haziran 2013) ve Münir Kafilî (23 Haziran 2014) gibi sayısız Türkmen siyasetçi, aydın, öğretmen, iş adamı, doktor ve öğrenci terör kurbanı oldu.

Kerkük’teki Son Patlamalar (30 Mayıs 2019/24 Ramazan 1446)
Irak’ta öncelikle Bağdat’ta mezhep çatışmalarının nispeten yatıştığı, insanların hasret kaldığı istikrarlı ve huzurlu günlere yeniden kavuşma heyecanın yaşandığı görüldü. 2019 yılının ilk aylarında sağlanan kısmî istikrar ve bazı illerde mübarek Ramazan ayının gelişi ile başlayan dikkat çekti. Özellikle Kerkük’te Ramazan ayı boyunca, insanların sahura kadar sokaklarda dolaştığı, Türkmenlerin mübarek ayın ruhaniyetini yaşadığı görüldü. Ramazan Bayramının yaklaşması üzerine Türkmenlerin yoğun oldukları semtlerde çarşı ve pazarlar dolup taştı. Bayram hazırlığının telaşı, ailelerin çocuklarıyla beraber coşku içinde alışveriş merkezlerini dolaştığı, herkesin yeni elbiseler, tatlılar ve şekerler almak için sahur vaktine kadar sokaklarda gezdiği güzel günler yaşanıyordu.

Türkmenlerin yüzlerinin gülmesi, ailelerin neşe ve sevinç içinde çocuklarını bayram heyecanı ile gezdirdiği bu mutlu tablo yine birilerine battı. Böylece 30 Mayıs 2019’da yani Ramazan’ın 24. gününde, Kerkük’ün 7 semtinde aynı anda meydana gelen patlamalar kenti kan gölüne çevirdi. Türkmenlerin yaklaşan bayramı mateme dönüştü. Patlamaların sadece ve sadece Türkmenlerin yaşadıkları bölgelerde olması da manidardır. Verilen haberlerde patlamaların nasıl tezgâhlandığı, bombaların hangi arabalarla nerelere döşendiği, esasen arabaların hangi illerden geldiği yolunda tespitler de yapılmıştır. Ancak bu hususta takibat ve soruşturma yapılamıyor anlaşılan. Zaten zarar gören ve hedeflenen kesim de Türkmenler (!) olduğuna göre fazla önemli değildir. Sahipsiz ve desteksiz olan Türkmen toplumu böyle şeylere alışkındır; bunu da sineye çekerler.

Yüce Mevla’dan medet ummaktan başka elden bir şey gelmiyor…



Arkadþýna gönder



Yazarýn diðer yazýlarý

1 - Türkmen Dağarcığı: Udî Celal Vendi
2 - Kerkük Kayserisi
3 - Irak Bir Hukuk Devleti Olabilir mi?
4 - Türkmenlerin Demokratik Zaferi
5 - Aşkı, vatan için canını verenlerden öğrenen: Kahraman Şehit Musa Özalkan
6 - Kerkük Katliamı ve Türkmenlerin Bitmeyen Çilesi
7 - Kerkük’te Bayrak Zorbalığı
8 - Irak ve Suriye’de İstikrar Sağlanmadıkça…
9 - Kardaşlık 18 Yaşında
10 - Bu Coğrafya Emlakçiden Alınmamıştır
11 - Irak’ın Geleceğine Dair…
12 - Erbilli Sanatçı Yunus Hattat Demirci
13 - Türkmen Dağarcığı: Bir Türkmen Sevdalısı - Gezenfer Paşayev
14 - Irak Dramı Nereye Kadar…
15 - Türkmenler İçin Güvenli Bölge Oluşturulmalı idi…
16 - Türkmen Gençlerine Sesleniş
17 - Irak Anayasası Düzeltilmedikçe…
18 - Gençlerimizi Geçmişe Hapsetmeyelim
19 - Gençlerimizi Geçmişe Hapsetmeyelim
20 - Tuzhurmatu’ya Kıyan Eller Kırılsın
21 - Yalnızlık Denizinde Yüzen Şehir: Kerkük
22 - Fuzuli Üniversitesi Hakkında…
23 - Türkiye ve Türkmenler
24 - Türkmen Dağarcığı: Kerkük’ün Altın Gerdanlığı - Taşköprü
25 - Davutoğlu’ndan Fuzûlî İçin Bir Mezar İstiyoruz
26 - Irak’ta Etnik ve Mezhep Ayırımı Devam Ettikçe
Ülkede Huzur ve Güven Sağlanamaz
27 - Türkmen Yazar Mehmet Hurşit Dakuklu’nun Ardından
28 - Türk Ocakları ve Irak Türkmenleri
29 - Türkmenler Erdoğan’a Neden Kırgın…
30 - Büyük Dava Adam‎: Mevlut Taha KAYACI, Hakka Yürüdü
>>Sonraki >>