Arabic Turkish
 
2020-06-02   Arkadþýna gönder
1163 (399)


HÜRMÜZ


Mehmet Haşim SALİHİ


Saddam döneminde rejim devletine bağlı sadece iki Tv kanalını izlemeye izin veriliyordu. Biz vatandaşların bu iki kanaldan başka hiç bir kanalı izleme şansı yoktu.
Irak Türkleri olarak "keşke bir Türkçe film yayınlasalar da biz de kendi dilimizde bir şey izleyebilsek" diye çok temenni ederdik hep... Ama olmuyordu işte, her ülkeden filmler yayına sokulurdu, bir tek Türkçe filmler yasaktı.
Tarih Temmuz 1987, Irak Devlet Televizyonu bir gün önce yarın için yayın akışını açıklarken, yarın akşam "HÜRMÜZ" adlı Türk filminin sunulacağını duyurdu. Biz Irak Türkleri bunu duyunca bayram ettik desem abartmış olmam!.. O zaman normal telefonlar vardı, herkes telefona sarıldı "belki haberleri yoktur" düşüncesiyle eş, dost ve akrabaya haber verildi. Şahsen benim aradığım herkesten ya "evet ben de Tv'den duydum" ya da "az önce filanca kişi aradı haber verdi" sözlerini duydum, yani habersiz kişi yoktu. Aynı zamanda bizleri de onlarca tanıdık aradı "yarın akşam Türkçe film var kaçırmayın" diye haber verdiler ve kısa bir süre içerisinde haber çığ gibi yayıldı.
Rahmetli babam oldukça mutluydu, "yarın sabah çıkalım da atıştırmalık bir şeyler alalım, film keyfi yapalım" dedi. Herkes tedarik içerisindeydi. Neredeyse Kerkük'te başka bir atmosfer vardı o gün. Sabah dışarıya çıktığımda herkes biribirini selamlarken uzaktan da olsa işaretle bu gece sunulacak filmi hatırlatıyordu karşı tarafa.
Lafı fazla uzatmak istemiyorum. Hürmüz filminin sunulması için bekleyiş çok zor geçti, özellikle de son saatlerde... Tıbki Ramazan ayında iftar saatinin beklendiği gibiydi. En son geldik film saatine... Kerkük'te sokağa çıkma yasağı ilan edilmiş gibi herkes evine tıkılmış dışarısı neredeyse bomboştu. En büyük futbol takımının maçları bile böyle beklenmemişti tarih boyunca. Memlekette acayip bir sessizlik hakimdi. Rahmetli babam bizi uyararak filmin başlamasına yakın "sakın ses çıkarmayın duvarların da kulağı var ne olur ne olmaz birileri duyar devlete haber verir" diyordu. Bizim için o dönem mutlu olmak oldukça yasaktı. Bir Türk olup Türk filmi izlerken içindeki sevincini ifade etmek belki de idama kadar sürükleyebilirdi insanı!..
Film başladı... Jenerikte isimler geçiyor... Türkan Şoray vardı filmde. "Hadi başlasın da Türkçe bir iki kelime duyalım" diye nasıl sabırsızlanmıştık, nasıl göz kırpmadan bekliyorduk anlatamam!
Film başladı... Ama ne başladı keşke başlamaz olaydı! Filmin Arapça dublaj olması bütün hayallerimizi suya düşürdü. Tıbkı Suriyeli ve ya Lübnanlı Arap bir film izliyor gibi olduk ve moraller tamamen bozulmuştu. Meğerse rejim bunu iyice düşünmüş ve mutluluğumuzu bastırmak maksatlı filmi Arapça dublajını sunmuştu. Yapacak bir şey yoktu, Türkan Şoray'ı izlemekle yetindik o gece.
Seneler geçse bile, o gece için babamın aldığı ve annemin güzel tabaklara pay ettiği, yenilmeden yerinde kalan atıştırmalık çerezlerin manzarası, Türkçeye olan hasretimizin gözlerimize verdiği sevinç dolu parlaklık hala canlanıyor gözlerimin önünde...




Arkadþýna gönder



Yazarýn diðer yazýlarý

1 - Ben Bilmem Nereliyim?
2 - Kara Gözlü Sevgilim
3 - Hayat Paylaşınca Güzel
4 - 309. Oda
5 - Mahallemizde Deli Var
6 - Yetmez mi Be Usta
7 - 28 Mart 1991 Altınköprü Katliamı
8 - Abdulselam Bayraktar ve Milli Rota
9 - Kavuşmak Aşkın Sonu mudur?
10 - Bir Zamanlar
11 - İhsan Hamit Demirci.. Sabır Taşısın Sen.
12 - Facebook Üzerinden Kimse Lider Olmaz
13 - Herkesin Eli Taş Altında Olmalı
14 - Türkmen Formu Türkmenleri Bir Araya Getirdi
15 - Yalaka
16 - Görsel, İşitsel, Basılı ve Elktronik Basın
17 - YEREL SEÇİM SONUÇLARINDA TÜRKMENELİ UYDU TELEVİZYONU’NUN ROLÜ
18 - Yarının Irak’ı
19 - Irak Türk’lerinin Gerçek Sesi: Türkmen FM Radyosu