Arabic Turkish
 
2020-10-14   Arkadþýna gönder
538 (218)


Biz Neyin Mücadelesini Veriyoruz?


Dünya AVCI


Gittiğimiz yolun doğru olduğunu, peşinde olduğumuz davanın kutsal olduğunu söyliyerek bazan yer yüzeünde oldukça farklı manzaralarla acı gerçeklerle karşı karşıya kalıyoruz.

Sulaması şehitlerimizin kanı ile olan mücadele bahçemizdeki ağaçlar ve bugün bizler yeşeren o dalların gölgesinde otururken, ne yazık ki dava ile deği biri birimizle uğraştığımızı görüyoruz. Şehitlerimizi sadece sözde anıyor oluyoruz çoğu zaman izlerinden gitmiyoruz. Olayın ta içinden izlediğim bazı manzaraları görürken içim acıyor ve ciddi anlamda rencide oluyorum. Şehitlerimiz bizden bunu mu beklediler acaba? Kanlarını davamızın uğrunda yolumuzu aydınlatmak için döktükleri zaman bunumu ümit ediyorlardı acaba? Diye soruyorum ama hiç de sanmıyorum.

"Şehit vurulunca değil unutulunca ölür" demiş atalarımız hem de ne gözel demişler. Biz şehitlerimizi sadece şehit günlerinde anarak değil izlerinde ve prensipleri doğrultudsunda giderek olnarı ölümsüzlüğe kavuştururuz ancak. Bizim için yol haritası çizen o güzide insanlara en büyük saygı aracı, yollarından kaymamaktır.

Kurum ve kuruluşlarımız birer siper olarak içinde çalışanların da birer asker olduğunu kabul etmeliyiz. Ancak aynı siper de aynı dava için mücadele veren ve aynı düşmana karşı göğüzünü kalkan eden askerler, hiç bir zaman hiç bir şekilde biri biri ile uğraşmaz. Asıl davayı asıl düşmanı yan bırakıp silahını yanı başına olan silahdaşına çevirmez. Tek bilek umuz umuza savaşırlar ya zafer ya da şahadeti kazanırlar içi rahat göklere yürürler.

Bugünkü durumumuzu ele alırsak bir siperde askerlerden beklediğimiznin tam tersine rast geliyoruz. İnsanların biri biri ile, asıl davayı bırakıp dedi kodu kadar alçak konular ile uğraşması davamızı bile asıl yolundan alı koymuştur ve temelini sarsıtmıştır. Aslında içim acıyarak Karşı karşıya kaldığım manzarayı aktarıyorum, keşke de gözlerime görünenleri yorumlamakta yanılmış olayım diye de kendime teselli veriyorum.

Tünelin sonunda mum ışığı bile görünmediği için ve dünümüz bugünümüzden çok daha iyi olduğunu sezerek, yarınımızın da bugünümüzden daha kötü olacağı endişesini yaşıyorum. "Gelen gidene rahmet yollar" deyimiyle günümüzü yaşamak bir nevi olsa da insanı hayal kırıklığına uğratıyor ve çalışmasındaki yüksek moralinin önüne geçerek ilerlemesi yolunda beton duvarlar örümş oluyor. Uğruna ölünen toprak vatandır olması gibi, uğruna kan dökülen ilkeler de davadır.

Kurum ve kuruluşlarımızda yaşadıklarımı görünce kendime her zaman şu soruyu soruyorum:

Biz neyin mücadelesini veriyoruz acaba?


Arkadþýna gönder



Yazarýn diðer yazýlarý

1 - Koltuk
2 - Bu Coğrafyada Kadın
3 - Kadınlar Tarih Yazar
4 - Medya ve Kadın
5 - Eğitim Ağacımız