Arabic Turkish
 
2007-05-28   Arkadþýna gönder
1198 (414)


Gül’ün Irak Politikası!


Çetin Bayatlı

Hükümetin bir Irak politikasına sahip olup olmadığını bilmiyorum ama elimde onunla ilgili ipucu veren bir kitapçık var! Kitapçığın yeni olmamasının yanı sıra, AKP iktidarının dış politika konusunda başarısızlığını belgeler niteliktedir. Kitapçığın kısa adı: 2007 YILINA GİRERKEN DIŞ POLİTİKAMIZ. Hemen altında DIŞİŞLER BAKANI VE BAŞBAKAN YARDIMCISI ABDULLAH GÜL vardır. Bu kitapçığı Dışişleri Bakanlığı, 2007 Mali Yılı Bütçe Tasarısının TBMM Genel Kurulu’na Sunulmak üzere hazırlamıştır. Giriş sayfasında şu nota yer verilmektedir “Bu kitapçık, Dışişleri Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Sayın Abdullah Gül’ün 21 Aralık 2006 tarihinde, TBMM Genel Kurulu’nda yaptıkları, Hükümetimizin dış politika hedeflerini, uygulamaları ve güncel konulara ilişkin değerlendirmelerini içeren takdimi tamamlayıcı nitelikte olup, çeşitli dış politika konuları hakkında ayrıntılı bilgiler içermektedir.”

Irak politikasıyla ilgili bazı cümleler dikkatimi çekmiştir:
• Tüm bu temaslarımızda verdiğimiz ortak mesaj, toprak bütünlüğü koruyan, güçlü ve istikrarlı bir Irak’ın herkesin çıkarında olduğudur. Tüm taraflara bu hedef doğrultusunda hareket edilmesi, etnik ve mezhepsel önceliklere takılıp kalmak yerine, “Iraklılık” temelindeki, ortak paydalarda buluşmasına gayret gösterilmesi gerektiği vurgulamaktayız.
• 2004 NATO İstanbul zirvesinde alınan karar uyarınca, ittifak, Irak güvenlik güçlerinin eğitimine 30 Temmuz 2004 tarihinden bu yana katkıda bulunmaktadır . (!)
• ülkemizde bugüne değin, 89 Iraklı general ve subaya eğitim hizmeti verilmiştir. Ayrıca, dört subayımız halen Bağdat’taki NATO Eğitim Misyonu’nda görev yapmaktadır.
• Benzer programlar Irak Hükümeti’nin talebi üzerine, Iraklı diplomatlar için de yapılmakta olup, 2004 yılından bu yana toplam 63 kişi eğitilmiştir.

Sunuşta dikkat çekici noktaları sıralamaya çalışarak, bazı soru ve analizleri sizinle paylaşmak istiyorum. İlki, Irak Türklerinin resmi temsilcisi olan ITC ile T.C. Dışişleri’nin arasında fikir örtüşmesi görülmektedir. Bu olumlu bir şey olmasına rağmen, reel politikada maalesef bir temenniden öteye gitmemektedir. Başka bir şekilde ifade edilirse, Irak birlik ve beraberlik içinde, vatandaşlık temeli üzerine kurulu bir devlet değildir ve hiçbir zaman olmamıştır. Bunu görmemekte ısrarlı olanlar, başarılı politika güdemezler. Bölgede belirleyici rol oynamaktan çok, seyirci ve temennilerle işleri idare etmeye çalışan AKP hükümeti, Türkiye’nin dış politikasını krizden krize sokmuştur. Bölgedeyse bu başarısızlığın en çok bedelini ödeyen, yine Türkmenler olmuştur. Öyle ki, ne olduğu belirsiz olan “eşitlik” sözcüğünün arkasına sığınarak, çekinmeden Irak’taki tüm gruplara eşit mesafede olduklarını ifade etmişlerdi. Peki neyin eşitliği?

Dış politikada eşitlik olmadığı gibi, bölgede ve Irak’ın iç dengelerinde de eşitlikten söz edilemez. Kısacası, eşitlik yapıyoruz derken, asıl en büyük eşitsizliğe neden oluyorlar. Öyle ki, Irak’taki devlet organlarının kimler arasında paylaşıldığını görmezlikten gelerek, Irak başlığı altında (Kürt ve Şii Araplara) askeri ve diplomatik eğitim vermişlerdir. Irak siyasetinde, Türkmenlere uygulanan siyasi ambargo, burada da kendini göstermiştir. Bugün Irak’ı yönetenlere bakıldığında iki ana grup göze çarpmaktadır. Bunlar Kürt ve Şii gruplarıdır. Irak devletinin, Şii ve Kürt gruplarınca paylaşıldığını göz önünde bulundurarak, şunu kolaylıkla söyleyebiliriz: eğitilenler Irak vatandaşı ancak, büyük bir kısmı Kürt yada Şii grupların yandaşıdır! AKP ye soruyorum: Hani eşitlik? Türkmenlerin bu eşitlikteki yerleri nerede? Yoksa eşitlik parantezi dışında mı tutuluyorlar? Bir Mart tezkeresinin faturasını Türkmenler ödemediler mi?

Sayın Güle soruyorum bu 89 Iraklı generalin, 63 diplomatın kaç tanesi Türkmen’dir? Onları eğitirken şunu düşünmediniz mi: Irak parçalanma süreci içindeyken, eğittiklerimizin kaç tanesi Barzani için çalışmakta?! O eğittiğimiz diplomatların, Türkiye Cumhuriyeti aleyhine ya da çıkarını zedeleyecek biçimde faaliyet göstermeyeceklerinin garantisi nedir? Ya da PKK’yı eğitemeyeceklerinin teminatı var mı? Yoksa kimin dost kimin düşman olduğunu hala öğrenemediniz mi?



Arkadþýna gönder



Yazarýn diðer yazýlarý

1 - Davanın Geleceği Neye Bağlı? Tabii ki Bahçıvana Bağlı!
2 - Modern Irak Tarihi
3 - Türkmeneli’nde Siyasal İslam Tehlikesi
4 - Türkmenlere Uygulanan Psikolojik Savaş