Arabic Turkish
 
2009-07-31   Arkadþýna gönder
4454 (2053)


MÜZİK İÇİN YAŞAYANLAR: 12- YILMAZ EROL, YAŞAR MUSTAFA ve FETHULLAH ALTINSES


Necmettin BAYRAKTAR

( ARAŞTIRMA )

ÖNSÖZ: 1970’lerde Milli Türkmen Müzik topluluğu kuruldu. Ömrü üç yıl sürdü, sonra kapatıldı, ama televizyonda 1988’e kadar sürdü ve kapatıldı. Bu takım Türkmen müziğine yeni bir yorum, soluk getirmeğe çalışmıştı, belki o güne kadar bizim müziğiz eskilere dayalı ve aynı paralel içinde durup dönüyordu, bu bakımda Hüseyin Bahattin şöyle anlatıyor “ 1970’lerde Milli Türkmen topluluğu kurulunca, Irak Türk kimliğini yansıtmağa çalıştı bunun için ona savaş açtılar ve o topluluğu dağıttılar “. Bu topluluğun fikir babası büyük şair Salah Nevres olmuştu, yanında tiyatrocu Enver Mehmet Ramazan, ressam Abbas Eranay, müzisyenlerden Hüseyin Bahattin ve Celal Wendi. Bu topluluk büyük sanatçılar çıkartı, örneğin:

YILMAZ EROL: Kerkük’ün Begler mahallesinde 1954 doğdu. Şarkı söylemeğe çocuk yaşındayken başladı, nitekim okulda öğretmenleri Ant marşını okumağa hep çocuk Yılmaz’dan isterlerdi ama o hep Türkmen ve Türk şarkılarını söylerdi ve neticesi cezayı yerdi. Büyük sanatçı Fahrettin Ergeç’in etkisi altında uzun zaman kalır, özellikle Reşit Küle Rıza’nın dinlerdi ve şarkılarını söylerdi, Türk büyük sanatçıları Zeki Müren, Nuri Sesigüzel gibilerini dinlerdi ve tecrübelerinden istifade ederdi. Yıllar geçtikçe sesine ve icrasına olgunluk getirdi, belki halk müziğine yakın bir üsluba yaklaştı ve durdu. Uzun yıllar bu durakta kaldı ve illeri bir adım atmadı. Onun müzik hayatına bakarsak birçok aşmalardan geçmiş olduğun görebiliriz örneğin 1969 yılında daha 15 yaşındayken büyük bir takımın kuruluşuna katılmıştı. Projenin fikir babası şair Salah Nevres idi ama uygulamacısı müzesiysen Celal Wendi idi, nitekim onun müzik aletleri eğitimi dükkânında kuruldu bu topluluk 1970’de. Bu topluluğa katılanlar müzesiysen Celal Wendi, Çetin Sevimli, Ömer Köprülü, Hüseyin Bahattin, İhsan Behlavan, Eşref Bahattin, ve selam Mustafa Kemal idiler. Takımın ilk konserini Kerkük’te Türk Kültür Merkezinde yaptılar, aralarında Yaşar Mustafa Kemal’de vardı.

Konserde seyircinin beğenini kazanmışlardı. Nitekim dört ay sonra şair Salah Nevres’le bir anlaşma yapıp Takımı Kızılay’ın Merkezine taşıdı ve orada büyük bir topluluk kurdular, adı Türkmen Milli Takımı oldu. Takım birkaç bölümden oluşuyordu:

Türkmen Milli Müzik Takımı, Celal Wendi başkanlığını yaptı.
Türkmen Milli Folklor Takımı, Sabah Sait başkanlığını yaptı.
Türkmen Milli Tiyatro Takımı, Enver Mehmet Ramazan başkanlığını yaptı.
Hepsinin başına Üstat Salah Nevres’i koydular.

Kısa bir süre içinde birçok müzesiysen katıldı bu topluluğa, örneğin Şahbaz Köprülü, Mehmet Allahverdi Köprülü ve Fevzi. Aynı yıl ( 1970’de ) bu takımla Yılmaz Erol

Kerkük Televizyonunda bir şarkı kaydetti ( Gül boy Çelebi, söz ve beste Salah Nevres’e aittir ), ardından birçok şarkılar kaydetti Radyo ve Televizyonda.

Yılmaz Erol kendi müzik hayatını böyle anlatıyor “ Ben çocukluğumdan beri müziğe tutkunum, ilkin saz aletini öğrendim sonra Güzel Sanatlar Fakültesinde piyano aletini öğrendim, 1971’de. 1975’de bir konserimizde Fethullah Altınses ile tanıştım ve onu bizim Takımımızın katılmağına yardımcı oldum “.

1971 yılında Bağdat Türkmen Radyosunun ses sınavını geçerek resmi bir sanatçı oldu, orada yaklaşık 100 şarkı kaydetti, çoğu kendi bestelerinde oluşuyordu, diğer sanatçılardan almışı olmuştu elbette, örneğin 40 eser şair Salah Nevres’ten almış, bir güfte şair Adnan Sarı kâhyadan, Cumhur Kerküklüden, Mehmet Kuşçudan ve Ahmet Otrakçıdan da almıştı.

Yılmaz Erol’u bir sanatçı olarak zırvaya taşıyan ve onun adı ölümsüzleştiren birkaç şarkı vardı örneğin:

GÜL BOY ÇELEBİ ( Söz ve Beste SALAH NEVRES )

APARIN ORA MENİ

KERKÜKTÜ ŞEHRİM ( Söz SALAH NEVRES, Beste YILMAZ EROL )

MEN ÖLLEM ÖLEYDİM ( ÖNENİM )

İLLERE VAY… Ve son olarak şu şarkılar:

SÖZ BESTE

1- YAR BİZ GELSE NE OLUR… SALAH NEVRES…….. YILMAZ EROL

2- GEZME YALNIZ…………….. MEHMET KUŞÇU…… YILMAZ EROL

3- AŞK NAĞMESİ……………… SALAH NEVRES =

4- İNCİSEN YAR İNCİSEN……. CUMUR KERKÜKLÜ =

5- YALAN………………………. SALAH NEVRES……… DR. F. ALTINSES

6- AH NE GÜZEL………………. SALAH NEVRES……… YILMAZ EROL

7- GİZLİ AŞK…………………… SALAH NEVRES……… YILMAZ EROL

8- BÜTÜN GECE = =

9- BANA SEVGİLİM DERKEN = =

10- SEHER OLUR = =

( Sanat Dünyası ) adında bir program teklifi Kerkük TV’sinde geldi 1986 yılında, bu programı 1991 kadar sundu sanatçı. 1992’den itibaren ( Hoyrat ve Ezgiler ) programını takdim etmeğe başladı. 4 yıl kadar devam etti bu program, sonra ( 1995 sonlarında ) Kanada’ya göç etti, orada yaklaşık 10 yıl kaldı.

Yılmaz Erol sunuculuk hayatını şöyle anlatıyor ( Ben Kerkük Televizyonda sunuculuk yaparken büyük sanatçımız Abdulvahit Küzeci için birkaç hoyrat kaydettim, halk sanatçımız Haba için 3 şarkı kaydettim, birçok sanatçılarla, ressamlarla, aktör ve diğer şahsiyatla görüşmeler yaptım, Türkmeneli’nin her yerinden ).

Sonunda Yılmaz Erol Kerkük Eğitim Müdürlüğünde emekliğe ayrıldı. Sanatçımız evli iki çocuk babasıdır ( Erol ve İbrahim ).


Gül boy Çelebi ( Rast )

Söz ve beste : Salah Nevres


Meydanda at oynadı Gül boy Çelebi

Kâh oynar kâh oynadı Gül boy Çelebi

Gülnaz dur doğu damı Avadan olsun

Göz kırpar kaş oynatır Gül boy Çelebi

Boyu pirinç direği Gül boy Çelebi

Yedi kızın bileği Gül boy Çelebi

Gülnaz peçe altından Maşallah diyer

Titrer vurur yöreği Gül boy Çelebi

………………………………………………….

Kehkiliv kırma kırma Gül boy Çelebi

Gülnaz damdan bakırı Sana el ider

El eyle gönlünü kırma Gül boy Çelebi

Saltavın gülü katmer Gül boy Çelebi

Bel vurur oynar titrer Gül boy Çelebi

Gülnaz peçe bin açar Helhele verir

At kişner özü kişner Gül boy Çelebi


YAŞAR MUSTAFA ( TÜRKMEN ): Asıl adı Yaşar Mustafa Kemal olan sanatçı 25 – 05 – 1957 tarihinde Kerkük’ün Begler mahallesinde dünyaya gözünü açmıştı. İlköğrenimini Mansur ilkokulunda, orta eğitimini Merkeziye ortaokulunda, lise ise Kerkük lisesinde tamamlamıştı. 1976 yılında Türkiye’ye gitmişti. 1982 yılında Trabzon Karadeniz Teknik Üniversitesi İnşaat Mühendisliği bölümünü bitirmişti. Halen sahibi olduğu Türvar İnşaat Sanayi ve Ticaret Ltd.Şti ve YKC. İnşaat San. Ve Şic. Ltd. Şti ile Kamu ve Özel Sektöre İnşaat taahhüt işleri yapmaktadır.

Müziğe ilgisi çocuk yaşlarında başlar, ilk kez 1970 yılında Kerkük Türk Kültür merkezinde sahneye çıkmış, okuduğu ilk eserler ( Karşıdadır evleri Emmioğlu ve Köprüden geçti gelin ) türküleridir. Türkmen Milli Takımına katılarak, ses sanatçısı olarak müzik hayatına devam etmişti. Büyük sanatçılardan müzik dersleri almış özellikle Ses, Solfej ve usul dersleri.

Yaşar Mustafa müzik hayatında birçok sanatçının etkisi altında kalmıştı örneğin Kerkük müziğin ustalarından Abdülvahit Küzecioğlu, büyük Türk halk ozanı Neşat Ertaş, Azeri müzik ustalarından Bülbül, İslam Rızayıf, Raşit Bahbadof ve Nisa Kasımova ve sanatçı sonra kendi üslubunu bularak yoluna devam etmişti. Nitekim Türkiye’de üniversite yıllarında Trabzon Musiki cemiyetinde 4 yıl boyunca solist, korist olarak çalışmış ve 1979 yılında bölgede yapılan Karadeniz yarışmasında 2ciliği kazanmıştı.

Sanatçı bir enstrüman olarak güzelce bağlama çalıyor ve hoyrat formundaki eserler icra ediyor, bu hususta kendisi şöyle anlatıyor “ Irak Türkmen müziğine büyük hizmetlerde bulunmuş ve benim yaşamımda özel bir yeri olan TÜRKMEN MİLLİ MÜZİK TAKIMI biraz bahsetmek istiyorum. Bu takım gerçekten bir efsanedir. O takımda çalışmış birçok mahalli sanatçı yıllarca Türkmen müziğinin gelişmesine ve kalıcı olmasına katkıda bulunmak akıl almaz gayret ve çaba sarf ettiler. O zamana kadar varlıklarından dahi haberdar olmadığımız birçok Türkmen türküsü onların sayesinde okunmaya başladı. Ve hala onlar tarafından yapılan düzenleme ve derlemeler gerek Türkiye gerekse özel Radyo ve Televizyon kanallarında çalınıp beğeniyle izleniyor “.

Bağdat Türkmen Radyo ve Televizyonunu ilk şarksı 1974 yılında çalmaya başlamıştı. 1980 yılına kadar yaklaşık 20 eser okumuştu, en beğenileni Azeri sanatçısı Raşit Bahbadof’un sesinden dinlediği ve okuduğu ( FİKRİMDEN GECELERİ YATABİLMİREM ) türküsü olmuştu. Sanatçının Bağdat Radyosu dışında yalnız bir kaset yapabilmiş, 1984 yılında yapmış olduğu bu kasette 9 adet Kerkük türküsü, 9 adet Azeri Türksü bulunmaktadır.

Yaşar Mustafa 1980’llerin sonunda, 1990 yıllarında başında müzikten yavaş uzaklaşmış ve sahip olduğu Sanayi ve Ticaret firmasının işlerine dalmıştı, bu hususta kendisi şöyle anlatıyor “ İşlerimin yoğunluğu sebebiyle yaşamımda müziğe amatör olarak devam etmekteyim. Çünkü bir işi yapmak için gereken önemi vermek ve yeterince zaman ayırmak gerektiğine inanıyorum. İşte bu yüzden de amatörlüğü profesyonelliğe tercih ettim. Ancak Kerkük müzik kültürünün gelişmesi adına üzerime düşecek her türlü çalışmayı ve katkıyı yapacağımdan emin olunuz “.


FETHULLAH ALTINSES ( 1957 - ) : Diğer sanatçıları gibi meşk yoluyla sanatın inceliklerini öğrendi ve bir gönül bağı kurdu, ama onu diğerlerinden farklı kılan bu kültürü gerçek kaynağından öğrenmesidir, başka deyişle müziği bir bilim olarak kendi özel okullarından öğrendi sonra dünyaya açıldı. Doğrusu bu sanatçının asıl hikâyesi Milli Türkmen topluluğa katılışıyla başlar. Bu katılış onun hayatının akışını değiştirir. Geçekten bu topluluk yalnız 12, 13 yaşlarında bir deli kanlının hayatının değiştirmekle kalmayıp Irak Türkmen Müziğini temelden değiştirmiştir. Bu toplulukta asıl adı olan Fethullah Ahmet sesinin güzelliğinden dolayı ( ALTINSES ) soyadını almıştı. Bu müzik topluluğun Türk Klasik müziği ile birçok çalışmaları oldu, özellikle Türk Sanat müziği ile. Ne yazık ki bu topluluğun hayatı sahnelerde çok kısa oldu – yalnız üç yıl – ama etkisi çok üzün sürdü, başka deyişle Irak müziğin derinden değiştirdi. Yeni müziklere, yeni yorumlara gerçekten öncülük yaptı, yeni müzisyenler ve yeni sanatçılar ortaya çıkartı, örneğin Yaşar Mustafa, Yılmaz Erol ve Fethullah Altınses. Başka yerde de bu topluluk hayatını sürdürmeğe devam etti, özellikle Kerkük Televizyonda. Ama ne yazık ki 1988’de bir sürü nedenlerden dolayı sanata kapıların kaptı ve bir topluluk olarak dağıldı. Fethullah Altınses ister Milli Türkmen topluluk döneminde, ister kapılışından sonra ki dönemde büyük bir performans gösterdi, Türkmen halk müziği ile birçok çalışmaları oldu, bu müziği ile ilgili yeni yorumlar yaptı, örneğin şu türküler ile:

Selevin damdan bakana
Saçbağın keddah takana ( Bayat )

2 – O yakadan bu yakaya gelince halim kalmadı ( Hüseyni )

3- Hiliden dağlar kamış

Yar biz ved eylemiş ( Çargah )

4- Bülbül uçar yuvasına ( Bayat )

Bu sırada Altınses Bağdat’ta Güzel Sanatlar fakültesine devam ediyordu, ara sıra orada Türkmen Radyosuna uğrayıp, haftalık bir müzik programı sunuyor ve Bağdat Televizyon müzik takımına sazıyla eşlik de ediyordu, özellikle Arap büyük ses sanatçısı Ahlam Vehbi’nin katıldığı programlarda. Sonunda fakültede lisans ve doktora derecesini aldı ve aynı fakültede doçent olarak atandı, aynı zamanda Televizyon müzik takımında şefliğe yükseldi. Bu Irak gibi bir ülkede, özellikle ırkçı Baas devletinde bir Türkmen’in yetişecek en son kalededir, buda görünüyor ki genç sanatçının başını döndürdü, Türkmen müziğinden yavaş yavaş uzaklaştı. Nitekim o günden sonra kendini bütünüyle Arap müziğine verdi. Altınses’in büyük yeteneği sayasında birçok Iraklı Arap sanatçılarına besteler yaptı ve onları Arap Müziğinde ön saflara kadar götürdü, örneğin Kazım El sahır, o ki bütün Arap müzik dünyasının önde gelen yıldızlarından biri oldu. Dr. Fethulla Ahmet ( bu arada soyadı Altınses’den vaz geçmişti ) Kazım El sahır için Verde El Cezayiri ve diğer Arap sanatçılara güzel besteler yaptı, orkestralara şeflik etti, müziğin en modern ve ilerleyiş nağmelerine bile bu sanatçılarla varabildi. Dr. Fethullah Ahmet dünyaca bir müzisyen olarak ün kazanmış, ama onu bir Türkmen sanatçısı olarak kimse bilmez. Irak Türkmen müziğinden öyle uzaklaşmıştı ki ansızın bir kıyamet kopmuş gibi yer alt üst oldu, eski rejim yıkıldı. Uzun uykudan uyanmış gibi oldu, etrafına ördüğü ağ aniden yok oldu ve yapa yalnız kaldı. O zaman kendi kökünün varlığını keşfetti ve Türkmence birkaç şarkı besteledi, Türkmenlerini gönlünü almak için. Ama bunun faydasını bulamayınca tekrar Arap Müziğine döndü. Bu dönemdeki eseleri şunlardı:


Hey hey men Türkmen’im

Kerkük hoyratı ve bestesi

Bu eserlerin müzik yapısına bakılırsa çok büyük şeyler söylemiyor, yalnız küfte olarak Türkmenlerin milliyetçilik duygu tellerini okşamağa çalışıyor, özellikle hey hey men Türkmen’im şarkısı, ama Kerkük hoyratı, benim kanımca en modern söylenen bir Türkmen hoyratı olmuştu, buda gösteriyor ki o ne kadar büyük ve yetenekli bir müzisyendir. Ama ne yazık ki o rotasını yanlış yönlere çevirmişti, umarız ki bir gün gelir tekrar Türkmen müziğine döner ve bu müziği yeni ufuklara götürür. Son olarak bu büyük sanatçı bizim nitelendirdiğimiz Türkmen usullü sanat müziği tarzında en güzel eserler vermişti örneğin:

Güzel desem sana

Söz : Salah Nevres

Müzik : Fethullah Altınses


Güzel desem sana güne bedelsin

Aydan yıldızlardan daha güzelsin

Âşıklar dilinde öten gazelsin

Bence bir şey değil sensiz hayatım


Güllerden güzeldir pembe dudağın

Yakıyor bağrımı ateşin dağın

Yarama merhemdir tek senin bağrın

Bence bir şey değil sensiz hayatım


Değişmem ben seni artık dünyaya

Seninle benziyor hayat rüyaya

Razıyım uğrunda her bir cefaya

Bence bir şey değil sensiz hayatım



Netice itibarıyla bu değerli üç sanatçı 1990’lı yıllarda Türkmen müziğinde dolaylı olarak uzaklaşmışlar, kimi uzaklara ( tâ Kanada’lara ) gitmiş, Yılmaz Erol gibi, kimi Arap müziğine kaçmış ve bizden uzaklaşmış, Fethullah Altınses gibi, kimi de işine dalmış müziği raflara atmıştı, Yaşar Mustafa gibi. Olanlar Türkmen müziğine olmuş, kimi cehil ellerine düşmüş, kimde içki masalarında meze ve esrar kullanma köşelerinde duman olmuş, ta aşağılara düşmüştü. Ne talihsizdir bu müzik denen yaratık, her kes onun yıkmağa( bilmeden olsa da ) sebep oluyor. Önemli olan Müzikte bilgi ve imkândır, ne yazık ki buda bizde yoktur!





Arkadþýna gönder



Yazarýn diðer yazýlarý

1 - KEŞKE YALAN OLSAYDI
2 - KAYADAN KAYACI
3 - FELEK
4 - DESPOT
5 - ÖLÜMSÜZ KIZILAY( 1940 – 2010 )
6 - TELAFER’İN LALESİ
7 - SEÇİM ZAFERİ
8 - SEÇİM ÇAĞRISI
9 - FATİH’İN KALBİ
10 - TELFER GÜNÜ
11 - MÜZİK İÇİN YAŞAYANLAR:SON SÖZ( 2 )
12 - MÜZİK İÇİN YAŞAYANLAR: SON SÖZ ( 1 )
13 - YUNUS DEMİRCİ ve NECDET KİFİRLİ
14 - MÜZİK İÇİN YAŞAYANLAR: 10 TAHSİN KERKÜKOĞLU
15 - MÜZİK İÇİN YAŞAYANLAR: 9 - FAHRETTİN ERGEÇ ( 1933 – 2001 )
16 - MÜZİK İÇİN YAŞAYANLAR: 8 - EKREM TUZLU -
17 - MÜZİK İÇİN YAŞAYANLAR: 7 (İCLAL AKKAPLAN)
18 - YARASA GECELER
19 - MÜZİK İÇİN YAŞAYANLAR: 5 (MEHMET KALAYI)
20 - MÜZİK İÇİN YAŞAYANLAR: 4 ( HABA ve TATLISES )
21 - MÜZİK İÇİN YAŞAYANLAR: 3 (KIZILAY ve ÖZBEK)
22 - MÜZİK İÇİN YAŞAYANLAR: 2 (KÜZECİOĞLU ve KERKÜK KIZI)
23 - MÜZİK İÇİN YAŞAYANLAR: 1 (RAUF KARDEŞLER)
24 - Acı günler bitmedi EKREM TUZLU
25 - AR ZAMANI ( 2 )
26 - AR ZAMANI
27 - İki Kapılı Haykırış
28 - IRAK
29 - BAŞ ( Öykü )
30 - Yolcusuz yol
>>Sonraki >>