Arabic Turkish
 
2003-11-08   Arkadþýna gönder
1319 (590)


UNUTULMAZ TÜRKMEN ŞAHSİYETLERİ



Albay Abdullah ABDURRAHMAN

Abdullah Abdurrahman, 1913 tarihinde Kerkük’te doğmuştur. Öğrenimini burada tamamladıktan sonra Bağdat’a gitmiştir. Burada Bağdat Harb Okulu’na girdi. Harb Okulu’nu başarı ile tamamladıktan sonra 1941 yılında İngilizlere karşı olan milli harekette yer aldı. Daha sonra 1948 yılında büyük Türk Generali Mustafa Ragıp ve Ömer Ali Paşalarla birlikte başarılı bir şekilde Filistin’i kurtarma harekatına katılmıştır. 1958 yılında Irak’ta Krallığa karşı yapılan ihtilalden sonra Kerkük İkinci Tümen Komutan Yardımcılığı görevinde bulunmuştur.

19 Temmuz 1959 yılında yapılan Kerkük Katliamından şans eseri kurtulmuş ve Bağdat’a giderek, burada Irak’ta o zamanki devrimi yapan devrim komuta konseyi başkanı General Abdulkerim Kasım ile görüşerek, kendilerine Kerkük’teki olayları haber vermiştir. Bunun üzerine General Kasım Kerkük’e olayları bastırmak ve ortamı sakinleştirmek için bir ordu göndermiştir. Böylece Albay Abdullah Abdurrahman bu davranışıyla Kerkük’ü daha büyük bir katliamdan ve felaketten kurtarmıştır. Bu davranışı ile Albay Abdullah Abdurrahman Türkmenlerin büyük bir minnettarlığını ve sevgisini kazanmıştır.

Emekli olan Albay Abdullah Abdurrahman, 1960 yılında kurulan Türkmen Kardaşlık Ocağı’nın

1964-73, 1973-76 tarihleri arasında aralıksız olarak tam 12 yıl başkanlığını yürütmüştür. Başkanlık yaptığı zaman zarfı içerisinde diğer arkadaşları ile birlikte Türkmen köy, kasaba ve şehirleri dolaşmış, buralardaki Türkmenlerin meseleleri ile yakından ilgilenmiştir. İnsanları için elinden gelen her türlü çalışmayı yapmıştır. Türkmen halkı için başkanı olduğu Kardaşlık Ocağı vasıtası ile her türlü manevi, maddi; gerek kültürel gerekse sosyal yardımı yaparak, insanların bilinçlendirilmesinde önemli bir rol oynamıştır.Türkmen milli davasını insanlara anlatarak insanların yarınlarına daha iyi bakmalarını sağlamıştır. Böyle yapılan davranışlarla Türkmen halkı içindeki haklı yerini almıştır.

Albay Abdullah Abdurrahman milliyetçi, mert, cesur ve vatanını, milli davasını, toprağını ve milletini seven birisiydi.

Baas Partisi’nin Irak Türkleri’ne karşı güttüğü yok etme ve sindirme politikası sebebiyle Albay, 1976 yılında, Türkmen Kardaşlık Ocağı başkanı iken, rejim tarafından usulsüz bir şekilde Ocak’tan uzaklaştırılmıştır. 1979 yılında tutuklanmıştır. Çeşitli işkencelere tabi tutulduktan sonra diğer dava arkadaşları ile birlikte 16 Ocak 1980 tarihinde 65 yaşını geçmiş olmasına rağmen idam edilerek şehadet mertebesine ulaşmıştır.



Doç. Dr. Necdet KOÇAK

Necdet Koçak, 07.04.1939 tarihinde Kerkük’te doğmuştur. Babası Nurettin Ali Tevfik’tir. N. Ali tevfik, bir Türkmen öğretmeniydi. Necdet, ilk, orta ve lise tahsilini Kerkük’te tamamladı. 1958 yılında Türkiye’ye gelerek Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bölümüne girdi. 1962 yılında bu fakülteden yüksek ziraat mühendisi olarak mezun olmuştur. Kerkük’e dönmüş ve 1962-64 yılları arasında Tarım Bakanlığı’na bağlı Zirai Donatım Müdürlüğü’nde çalışmıştır. 1964 yılında Türkiye’ye tekrar gelmiştir ve 1966 yılında Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi’nde Master öğrenimini tamamlamıştır.1969 yılında da aynı üniversitede doktorasını tamamlamıştır. Daha sonra Irak’a dönerek 1970 tarihinden itibaren Bağdat Üniversitesi Mühendislik Fakültesi’nde öğretim görevlisi olarak göreve başlamıştır. 1976 yılında Doçent olmuştur. Daha sonra da profesörlük tezini takdim etmiştir.

22.03.1979 tarihinde kendisine Türkçülük suçu isnat edilerek tutuklanmış ve 16 Ocak 1980 tarihinde Bağdat’ta Saddam rejimi tarafından idam edilerek şehit olmuştur.

Necdet Koçak, milli dava uğruna daha orta okul ve lise dönemlerinde çalışmıştır. Nitekim, 1959 yıllında Kerkük Katliamı’nda şehit edilen Türkmen lideri Ata Hayrullah’ın gizli olarak kurduğu gençlik teşkilatında çalışmış ve başkanlık yapmıştır.

Necdet Koçak tam manasıyla bir lider ve dava adamıydı. İnsani değerlerin en üst kademesine ulaşan, milletine ve dinine sımsıkı bağlı olan bir insandı. Hayatını Irak Türkleri’nin milli kimliklerinin korunması ve Irak Türklerinin meşru siyasi, kültürel haklarının elde edilmesi uğruna hiç çekinmeden harcadı. İleri sürdüğü fikirleri bizzat yaşayan ve yaşamında uygulayan gerçek bir fikir adamıydı.

Doç. Dr. Ekrem Pamukçu’nun yıllar önce hazırlayıp o zamanki Kerkük Dergisinde yayınladığı “Irak Türklerinin Büyük Şehidi Necdet Koçak” adlı yazısında şöyle diyordu;

Değerli eşleri Ayten Koçak hanımefendinin belirttikleri gibi, Saddam’ın adamları 15 Ocak 1980 tarihinde gece geç vakit eve geliyorlar. Yarın gelip eşleri Necdet Koçak’ı hapishanede görebileceklerini haber veriyorlar. Ertesi gün hapishanenin bulunduğu “Ebu Grep”denilen Bağdat yakınlarındaki hapishaneye gidiliyor. İçeri girdiklerinde, bir insanın çok zor sığabileceği yan yana üç demir hücre içerisinde Necdet Koçak, Albay Abdullah Abdurrahman ve Adil Şerif’in kendilerine aylardır uygulanan insanlık dışı işkence sonucu son derece bitkin ve yorgun oldukları görülüyor. Albay Abdullah Abdurrahman şeker hastasıydı, ilaçları verilmediği için gözlerini kaybetmiş acılar içinde kıvranıyordu. Her üçünün de vücutları yara bere içindeydi.

Bir kaç saat sonra asılacak olan Necdet Koçak ailesine ve kendisini son saatlerinde onu yalnız bırakmayan kalabalık dava arkadaşlarına hitaben şöyle diyordu;

“Arkadaşlar, ağaç budandıkça yeşerir. Sizden ricam davayı bırakmayın ve sürdürmeye devam edin. Ben şu anda her zamankinden daha huzurluyum. Allah’ımın huzuruna gönül rahatlığıyla çıkıyorum. Bayrağı size teslim ediyorum. Bu bayrağı şerefle taşıyacağınızdan eminim. Doğruluktan ve Allah’ın yolunda asla şaşmayın. Allah’a emanet olunuz.”

Bu son derece kısa konuşmasından bir kaç saat sonra diğer dava arkadaşlarıyla birlikte idam edilerek şehit edilmiştir.



Dr. Rıza DEMİRCİ



Rıza Demirci, 1928 yılında Kerkük’te doğmuştur. İlk,orta ve lise öğrenimini burada tamamlamıştır. Liseyi Kerkük Lisesinde bitirdi. Liseden mezun olduktan sonra yüksek tahsilini yapmak üzere Türkiye’ye gelmiştir. İstanbul Üniversitesi Orman Fakültesi’ne girdi. Orman Fakültesi’ni 1951 yılında bitirdi. Buradan mezun olduktan sonra aynı yıldan itibaren Irak’a dönmüştür. Aynı yıl içerisinde Erbil ve Kerkük Orman Bölge Müdürlüklerini kurmıştur. Bundan sonra Türkiye’ye dönmüş ve 1959 yılında İstanbul Üniversitesi Orman Fakültesi Ambalaj Bölümü’nden doktorasını almıştır. Daha sonra Bağdat Orman Genel Müdürlüğü Teknik İşleri Daire Başkanlığı ve Genel Müdür Yardımcılığı görevlerinde bulunmuştur.

Dr. Rıza Demirci, 07.05.1960 yılında Bağdat’ta kurulan Türkmen Kardaşlık Ocağı’nın kurucularındandır. Türkmen Kardeşlik Ocağı en aktif üyelerinden birisiydi. Ocak bünyesi içerisinde çok başarılı işler yapmıştır. Bunların en önemlilerinden birisi, Kardeşlik Ocağı içerisinde bir Öğrenci yurdu açıp,burayı yönetmesidir. Bu vesile ile yüzlerce Türk öğrencisinin en iyi şekilde tahsillerini yapmalarını sağlamıştır. Ayrıca, Kardaşlık Dergisi’nin çıkarılmasında, Irak Türkleri hakkında gerek coğrafik gerekse tarihi araştırmalar yapmasında, Irak’ta bulunan Türk nüfusunun yerleşim sahalarının tespitinde büyük çabalar harcamıştır.

Dr. Rıza Demirci, Irak Ormancılık ihtisasındaki gelişmelere büyük katkılar sağlayıp, başarılı bir bilim adamı olduğunu da ispatlamıştır. Bununla birlikte milli şuuru yüksek, mütevazı, yardım sever, milli davasını her şeyin üstünde tutan, görevine bağlı ve cesur bir kişiliğe sahipti.

Mart 1979 tarihinde diğer dava arkadaşları ile birlikte tutuklanıp idam edilmiştir. Ancak bugüne kadar ne cenazesi teslim edilmiş, ne de idamı doğrulanmıştır.



Adil ŞERİF



1928 yılında Kerkük’te doğmuştur. İlk okul tahsilini burada tamamlamıştır. İlk okul tahsilini bitirdikten sonra eğitimini yarıda bırakarak, iş hayatına atılmıştır. İş hayatında yaptıklarıyla çok başarılı olmuştur. İş hayatındaki başarıların yanında, milli dava da büyük özveriler göstermiş ve yaptıklarıyla burada da başarılı olmuştur. Milli dava uğruna her türlü çalışmayı yapmıştır. Bu uğurda gerek maddi gerekse manevi her türlü fedakarlığı yapmaktan asla geri kalmamıştır. Bu konuda her türlü fedakarlığı yapmıştır. Irak Türklüğünün ve Kerkük’ün yetiştirdiği en önemli şahsiyetlerden birisidir. Tüm maddi ve manevi imkanlarını milleti uğruna sarf etmekten çekinmemiştir. Sevilen, sayılan ve sözü dinlenen birisiydi. Halk içinde yetiştiği için halkın büyük sevgisini ve saygısını kazanmıştır. Halkı için her türlü çalışmayı yapan ve yapacak birisi olduğu için halkın güvenini tam anlamıyla kazanmıştı.

1959 yılında yapılan katliamın intikamını almak için çalışmalara başlandı. Bu çalışmalarda en aktif görevleri alarak mücadele timlerinin kurulmasında öncülük edenlerden birisidir. Kurulan mücadele timlerinin başına geçip, milletine her şeyini verebilecek birisi olduğunu kanıtlamıştır.

Bu olaylardan kısa bir süre sonra Kerkük’ten ayrılmış ve Bağdat’a yerleşmiştir. Burada milli davaya elinden gelen her türlü yardımı yapmaya devam etmiştir. Mart 1979 tarihinde tutuklanmış ve 16 Ocak 1980 günü diğer dava arkadaşları ile birlikte idam edilerek şahadet mertebesine ulaşmıştır.

16 ocak 1980 Irak Türklüğünü en acılı günlerinden birisidir. Çünkü bu tarihte Irak Türkleri Saddam rejimi tarafından idam edilen Türkmen liderlerini kaybetmişlerdir. Bu ve bunun gibi hiç düşünmeden canlarını inançları,vatanları, milletleri, bayrakları ve ülküleri uğruna seve seve verenlere ve vermek için hiç çekinmeyenleri saygı, sevgi, hürmet ve özlemle anıyor ve onları selamlıyoruz. Bu günde Milli Dava uğruna şehit edilen Türkmen Liderlerinin şahadetlerinin 20. Yıl dönümünde onları asla unutmayacağımıza söz veriyoruz. Bu günün hiçbir zaman unutulmaması için bu güne “Milli Dava Günü” diyoruz. Milli davanın hiç bir zaman unutulmaması uğruna.
Şehitlerimizin ruhları şad olsun.

1959 Katliaminin Sehitleri



1- Ata Hayrullah.. . albay

2- İhsan Hayrullah... yarbay doktur

3- Selahattin Avcı .. iş adamı

4- Mehmet Avcı .... Memur

5- Nihat Fuat Muhtar. öğretmen

6- Cihat Fuat Muhtar.. öğrenci

7- Emel Fuat Muhtar .. öğrenci 12 yaşında

8- Kasım Neftçi .. Arazi Sahibi

9- Ali Neftçi .. Serbest Meslek

10- Osman Hıdır .. Kahva Sahibi

11- Cahit Fahrettin ..Öğrenci

12- Zuhir İzzet Casım Çayçı..Kahve Sahibi

13- Şakir Zeynel .. Kahve Sahibi

14- Gani Nakip ..Memur

15- Kemal Abdussamat ..Mühendis

16- Fatih Yunus Ali..Teknisyen

17- Cuma Kamber ..Teknisyen

18- Enver Abbas ..Öğrenci

19- Kazım Abbas Bektaş ..Öğrenci

20- Hacı Necimttin Abdullah .Serbest Meslek

21- Hasip Ali ..İşçi

22- Nurettin Aziz .. İşçi

23- İbrahim Ramazan ...Tamirçi

24- Abdulhalik İsmail ...Öğrenci

25- Abdullah Ali Beyatlı..Teknisyen

26- Selahattin Kayacı..İşçi

27- Abbas Kadir ...Öğrenci

28- Selahattin Köprülü ...Polis

29- İbrahim Hamza ...Kasap

30- Adil Abdulhamit .. Öğretmen

31- Abdullah Ahmet...İşçi

32- Habib Ali ..

33- Abdugani Seyid Mehmet..

34- Sadik Kalelı...

35- Halil Şakir ...Serbest İş

36- Salah Terzi ..Serbest İş.

Kemalın Annesi olarak tanılan yaşlı bir ev hanımı




Arkadþýna gönder