Arabic Turkish
 
2012-04-03   Arkadþýna gönder
3610 (1251)


Davutoğlu’ndan Fuzûlî İçin Bir Mezar İstiyoruz


Suphi Saatçi


Irak eski Başbakanı ve şimdiki Irakıye İttifakının lideri Eyad Allavi, 5-6 Mart 2012 tarihlerinde iki günlük ziyaret için Türkiye’ye geldi ve resmî makamlarla gِrüşmeler yaptı.

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Çankaya Kِşkünde Allavi ile yaptığı gِrüşmede Türkiye’nin Irak’a ilişkin temel dış politika ِnceliklerine vurgu yaptı. Irak’ın birliği, beraberliği, egemenliği ve toprak bütünlüğünün geleceğe taşınmasına Türkiye’nin verdiği ِnem üzerinde durdu. Bu çerçevede son dِnemin temel yaklaşımı olan Irak halkının bütün kesimlerini eşit yakınlıkta olunduğu mesajını iletti.

Allavi de, bِlgede istikrarı destekleyen ülkelerin başında Türkiye’nin geldiğini, Irak halkının Türkiye’ye yِnelik muhabbet ve sevgisinin siyaset ve mezhepler üstü bir nitelik arz ettiğini, geçmişte olduğu gibi bugün de Türkiye'nin oynadığı yapıcı rolün ِnemini koruduğunu ifade etti.

Hatırlanacağı üzere Allavi, ABD tarafından 2004’te oluşturulan Geçici Yِnetim Konseyi’nin başbakanı olarak gِrev yapmıştı.

Daha sonra Irak Ulusal Listesi ile 2005’teki seçimlere katılan Allavi 275 sandalyeli Irak Parlamentosunda 25 milletvekili elde ederek dِrdüncü sıradan Irak Parlamentosuna girmişti. Özellikle ABD’nin desteklediği bilinen Allavi, 2005’teki seçimlerde beklenen başarıyı gِsteremedi. 2009’daki yerel seçimlerde de düşük bir performans sergiledi.

Ancak Eyad Allavi’nin liderliğindeki listenin Irak’ın hemen her bِlgesinden sandalye kazanması dikkat çekti.

Yerel seçimlerindeki bu durum 2010 Irak Parlamentosu seçimleri için Eyad Allavi’yi yeni bir siyasal akım oluşturmaya doğru sürükleyerek, Irak’ın her vilayetinde etkili olabilecek etnik, dinî ve mezhebî dağılıma sahip olması planlanan liste oluşturmaya çalışıldı. Nitekim 2010 seçimleri ِncesinde Sünni grupların ağırlığı olmasına rağmen, bütün kesimlerin bir araya getirilmeye çalışıldığı Irakıye Listesi oluşturuldu.

Bu liste içerisinde Irak Türkmen Cephesi de yer aldı. Ilımlı, liberal ve laik bir anlayışa sahip olan Allavi, batılı ülkeler ve ABD nezdinde de olumlu gِrüldü.

Bu arada Türkiye de Allavi’ye sempati duymuş ve onun Irak içinde birleştirici, kucaklayıcı politikasını takdirle izlemişti. Zira Türkiye’nin Irak’a ilişkin dış politikası etnik, dinî ve mezhebî farklılıkların gِzetilmemesi üzerine oturtulmuştu. Bundan dolayı Türkiye ile Irakıye arasında yakın ilişkiler de kurulmuştu.

Bu kucaklayıcı ve birleştirici yaklaşım ile Irakıye Listesi 7 Mart 2010 seçimlerde 91 milletvekili elde ederek seçimden birinci parti olarak çıktı. Aslen Şii olmasına rağmen Eyad Allavi’nin Sünni gruplarla da çok yakın ilişkileri olmasının başarısında payı olduğu şüphesizdir.

Eyad Allavi’nin başındaki listenin birinci çıkmasına rağmen hükümet kurma yetkisi kendisine verilmedi. Yaklaşık 9 ay süren hükümet pazarlıklarının ardından seçimlere ayrı listelerle katılan Şii grupların yeniden birleşmesi ve Irakıye Listesi’nin ardından 89 milletvekili ile ikinci parti olarak çıkan Nuri el-Maliki liderliğindeki Kanun Devleti Koalisyonu tarafından hükümet kuruldu.

Ne var ki hükümetin kurulması Irak’taki sorunlara çِzüm olmadı. Allavi ve grubu her ne kadar hükümet içerisinde yer alsa bile hükümet içi muhalefet olarak kaldı. Buraya kadar gِrülen manzara, Irak’ta yapılan seçim sonuçlarının, gerçek siyasî uygulamalara etki yapmadığını gِstermektedir.

Başka bir açıdan bakalım: Nuri el-Maliki 89 yerine 79 milletvekili çıkarsaydı; Allavi de parlamentoda 91 yerine 101 sandalye kazanmış olsaydı durum değişir miydi? Bu soruya “evet” yanıtını verecek kadar kendinden emin olan kimse varsa beri gelsin.

Bunun gibi Kürt İttifakının elde ettiği sonuç sandıktan mı çıkmıştı? Yoksa Kürtlere sağlanan imtiyaz, uluslararası politik güç dengelerinin bir hediyesi mi idi? Sayıları Şiilerin veya Sünnilerin yarısı kadar olmayan Kürtlerin saltanatı veya Talabani’nin Cumhurbaşkanlığı tahtına oturması, gücünü hangi siyasî tabandan alıyor? Yoksa bunlar politika dünyasında gِrülmeyen bir zorbalık sonucu mudur?

Irak’ta nüfusları % 80’i aşan Arap halkını ikiye bِlen uluslararası politika cambazları, Arapların etnik kimliğini rafa kaldırmışlardır. Bu bakımdan Irak’ta topluluklardan Şiiler, Sünniler ve Kürtler diye sِz edilmektedirler.

Türkiye ise her ne kadar Irak’ta herkese eşit mesafedeyiz dese bile, bu durum ِteki taraflarda anlaşılmamaktadır. Bu bakımdan Türkiye’nin eşit mesafe politikası, inandırıcı olmadı. Nitekim durum giderek değişik mecraya sürüklendi ve rüzgâr düşünüldüğü gibi esmedi. Komşularla samimî olarak sıfır sorun derken, gidişat Türkiye’nin istediği gibi sonuçlanmadı. Türkiye’nin İran, Irak ve Suriye ile olan iyi münasebetleri, yerini sertleşmeye ve zıtlaşmaya bıraktı.

Allavi ve Irakıye listesinin Türkiye tarafından destek gِrmesi, el-Maliki grubunu Türkiye karşıtı politika izlemeye sevk etti.

Bu yüzden Irak’ta yoğun nüfusa sahip Şii kesimden İran-Maliki ve Suriye bloğu oluştu. Türkiye ABD-Allavi-Barzani safında kaldı. Oysa Türkiye Irak’taki Şii kesime karşıymış gibi bir tavır içinde gِrülmemeliydi. Ayrıca Türkmenlerin de içinde Şii kesimin varlığı unutulmamalı idi.

Diğer yandan Irakıye içinde yer alan Irak Türkmen Cephesinin de, durumdan memnun olmadığı su yüzüne çıktı. Allavi’nin Türkiye ziyareti sırasında, Irakıye Listesi içerisinde olan hiçbir Türkmen milletvekiline yer verilmemiştir. Dost ve müttefik olarak kabul edilen Irakıye listesindeki üyeler, haksızlığa maruz kalan Türkmenlere destek vermek bir yana, kِstek bile oluyor.

Türkmenlerin birçok beklentisi gerçekleşmiyor, yığılan sorunlar çِzüme kavuşturulmuyor. Bunların başında Türkmenlerin ellerinden alınan arazi ve gayrimenkul mülkiyetleri konusunda yaşanan sorunlar geliyor. Bu hususta hâlâ olumlu sonuçlar alınmış değildir. Nitekim kısa bir süre ِnce, artık isyan edecek duruma gelen mazlum ve mağdur Tisin halkının feryatlarına kulak asan olmuyor. İlk başta Irakıye listesinde yer alan Arap yetkililerinin bu sorunlara karşı duyarsız kaldıkları anlaşılıyor.

Türkmen halkının yaşadığı ikinci ِnemli sorun, Türkmen halkının eğitim konusunda çıkan kararların uygulamaya konulmamasıdır. Bu hususta olumlu sinyallerin alındığını da dile getiren kimse yok.

Yüksek okul bitiren binlerce Türkmen genci, her nedense devlet işlerinde tayin edilmiyor. Sadece Telafer ve Musul yِresinde 50 binin üstünde fakülte mezunu Türkmen genci, ülkede üvey evlat muamelesi gِrüyor. Hiç kimse bunların durumunu gündeme taşımıyor.

Kerkük’te bulunan Kale ve Kışla gibi tarihî yapıların restorasyonu ile ilgilenen bir yetkili yok. Türkiye’nin TİKA olarak bilinen Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı, Osmanlı coğrafyasında bulunan eserleri restore ederken, nedense Kerkük’e karşı hareketsiz kalıyor.

Türk edebiyatının baş tacı olan ve bütün bir Türk dünyasının sahiplendiği Fuzûlî’nin mezarı hâlâ yapılmadı. Fuzûlî’nin mezarını yapmak işi de en çok Türkiye’ye yakışır diye düşünüyoruz.

Bu hususta Dışişleri Bakanı Sayın Ahmet Davutoğlu’na da sesimizi duyurmak istiyoruz. Cengiz Dağcı’nın Kırım’da gِmülmesi için büyük bir duyarlılık gِsteren Davutoğlu, bütün Türk dünyasının gِnlünü çıra gibi yakan ve:

Ne yanar kimse bana âteş-i dilden ِzge
Ne açar kimse kapım bâd-ı sabâdan gayrı

diyen Fuzûlî’ye de bir mezar tedarik edemez mi?



Kaynak: www.bizturkmeniz.com/publications/kardaslik53.pdf
Arkadþýna gönder



Yazarýn diðer yazýlarý

1 - Kerkük Kayserisi
2 - Irak Bir Hukuk Devleti Olabilir mi?
3 - Türkmenlerin Demokratik Zaferi
4 - Aşkı, vatan için canını verenlerden öğrenen: Kahraman Şehit Musa Özalkan
5 - Kerkük Katliamı ve Türkmenlerin Bitmeyen Çilesi
6 - Kerkük’te Bayrak Zorbalığı
7 - Irak ve Suriye’de İstikrar Sağlanmadıkça…
8 - Kardaşlık 18 Yaşında
9 - Bu Coğrafya Emlakçiden Alınmamıştır
10 - Irak’ın Geleceğine Dair…
11 - Erbilli Sanatçı Yunus Hattat Demirci
12 - Türkmen Dağarcığı: Bir Türkmen Sevdalısı - Gezenfer Paşayev
13 - Irak Dramı Nereye Kadar…
14 - Türkmenler İçin Güvenli Bِlge Oluşturulmalı idi…
15 - Türkmen Gençlerine Sesleniş
16 - Irak Anayasası Düzeltilmedikçe…
17 - Gençlerimizi Geçmişe Hapsetmeyelim
18 - Gençlerimizi Geçmişe Hapsetmeyelim
19 - Tuzhurmatu’ya Kıyan Eller Kırılsın
20 - Yalnızlık Denizinde Yüzen Şehir: Kerkük
21 - Fuzuli ـniversitesi Hakkında…
22 - Türkiye ve Türkmenler
23 - Türkmen Dağarcığı: Kerkük’ün Altın Gerdanlığı - Taşkِprü
24 - Irak’ta Etnik ve Mezhep Ayırımı Devam Ettikçe
ـlkede Huzur ve Güven Sağlanamaz
25 - Türkmen Yazar Mehmet Hurşit Dakuklu’nun Ardından
26 - Türk Ocakları ve Irak Türkmenleri
27 - Türkmenler Erdoğan’a Neden Kırgın…
28 - Büyük Dava Adam‎: Mevlut Taha KAYACI, Hakka Yürüdü
29 - Külah Kapma Yarışı Hızlanırken
30 - [SEÇİM SONRASI IRAK] Şaşırtmayan sonuçlar
>>Sonraki >>