Arabic Turkish
 
2013-12-29   Arkadþýna gönder
3334 (1544)


Türkmeneli’nden..Türk’ün dilinden: Yeni Dönem Ümit Vadediyor


Mahir Nakip

Tarihi Görüşme...
5 Aralık 2013 günü sürpriz bir şekilde Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı Sayın Recep Tayyip ERDOĞAN’ın Irak Türkmen Cephesi (ITC) yönetimini İstanbul’da kabul etmesi, bir gün sonra Dışişleri Sayın Ahmet DAVUTOĞLU’nun aynı heyetle görüşmesi ve akabinde ITC Başkanı Sayın Erşat SALİHİ ile basının karşısına birlikte çıkmaları calib-i dikkattir. Çok geç gerçekleşen bir görüşme ama yavrunun anaya küsme gibi bir lüksü yoktur. Çünkü Sayın ERDOĞAN ITC yönetimini 10 yıllık iktidarı içerisinde ilk defa makamında bu şekilde kabul ediyor. Bilindiği gibi 2006 yılında parti mensubiyetine bakmaksızın altı Türkmen milletvekili ile yine İstanbul’da görüşmüş ve 5 Aralık görüşmesine kadar makamında hiç bir Türkmen lider ya da yetkiliyi kabul etmemiştir. Doğrusu bu eksikliği defalarca yazısına konu etmiş, konferanslarında dile getirmiş birisi olarak bu buluşmaya çok sevindim. Gerçekten bu kadar aktif ve cevval bir Başbakanın onlarca Iraklı siyasetçi ile müteaddit defalar görüştüğü halde, aynı ehemmiyette bir Türkmen lideri ile görüşmemesine anlam vermek zordur. Görüşmenin içeriği ve tahlili bir kenara bırakılırsa, Sayın ERDOĞAN’nın ‘’Irak’la olan ilişkilerimizde Türkmenler önceliğimizdir’’ sözü altı çizilecek bir ifade olup gelişi güzel verilmiş bir demeç değildir. Aynı şekilde Sayın DAVUTOĞLU da bakan oluşundan bu yana ilk defa bir Türkmen lideri ile basın karşısına çıkmış ve Türkmenlere çok önem verdiklerini söylemiştir. Bu da kayda değer bir yeniliktir.

Görüşme Ümit Kaynağı mı?
Bu tarihi buluşma son iki yıl içerisinde her yönüyle mağdur edilen, yıldırılan, hedef seçilen, öldürülen ve güç kaybeden Türkmenler için bir ümit kaynağı olabilir mi? Bu soruya müspet cevap verebilmek hem anavatan Türkiye’nin hem de hayat-memat mücadelesi veren Türkmenlerin farkında olmalarını gerektiren realitelere bağlıdır.

Irak coğrafyasında takriben bin yıllık tarihleri olan Türkmenlerin, varlıklarını sürdürebilmelerinin yegane yolu Türkiye’den geçer. Çünkü 2003 yılından sonra Irak’ta ayakta durmanın iki temel dayanağı vardır: Biri silahlı diğeri de finansal güçtür. Bugün Irak’ta nüfuz sahibi olan iki kesim Şiiler ve Kürtler iken, güç kaybeden de Türkmenler ve (biraz da) Sünni Araplardır. Türkmenler bütün samimiyetleriyle anavatanları Türkiye’ye bağlı iken, diğer bütün kesimler ancak belli çıkarlar karşısında Türkiye ile işbirliği içindedirler. Yani Türkmenler Irak’ta var oldukça ve güçlendikçe Türkiye de bölgede güç kazanacaktır. Onun için Türkiye’nin Türkmen siyaseti geçici ve kesintili değil; istikrarlı, düzeyli, planlı ve gerçekten de “öncelikli” olmalıdır. Bunu hisseden Araplar ve Kürtler Türkmenlere gereken önemi ve önceliği vermek zorunda kalacaklar ve Türkmenler hedef olmaktan da uzak olacaklardır. Çünkü açık olan şu ki, Kerkük ve Tuzhurmatu’da Türkmenleri silmeye çalışan, Türkmen’in kendisi olmadığına göre, ya Sünni Araplar ya da Kürtlerdir; belki de her ikisidir. İki kesim de silahsız ve güçsüz olan Türkmen’in bölge ihtilafında taraf olmasını istememektedir. Araplar ve Kürtler elbette Türkiye’nin Türkmenlerle işaret ettiğimiz şekliyle ilgilenmesini arzulamaya bilirler, ama ilgilendiği takdirde de “niye ilgileniyorsun” diyemezler. Çünkü Irak’taki kesimlerle her zaman ilgilenen birileri olmuş ve olacaktır. Yani herkesin bir hamisi vardır.

Türkmenlerin Bilmesi Gerekenler
2011 Aralık’ında ABD’nin askeri olarak Irak’tan çekilme tarihinin, Türkiye’nin Bölgesel Kürt Yönetimi ile siyasi ilişkisini giderek arttırma tarihi ile örtüşmesi bir tesadüf değildir. O tarihten sonra Türkiye’nin Bağdat Hükümeti ile ilişkisini bozmasını doğru bulmamakla beraber, Bölgesel Yönetimle ilişkisini sıklaştırmasını anlamak mümkündür. Birbiri ile doğrudan ilintili olan bu ilişki (önem sırasına göre) üç başlık altında toplanabilir:

1. Kuzey Irak Bölgesinde paylaşılmaya başlanan yeraltı kaynaklarından ve ekonomik gelişmeden yararlanmak. Böylece Türkiye giderek artan enerji ihtiyacını garantili ve denetlenebilir bir kaynaktan elde etmiş olacaktır.
2. PKK’nin tasfiyesinde Barzani’nin bölgesel gücünden yararlanmak
3. Suriye’de baş gösteren olaylara Kuzey Irak üzerinden denetim sağlamak.

Demek ki ne Türkiye’nin Kürtlerle ilişkisini geliştirirken Türkmenleri ihmal etmesi, ne de Türkmenlerin bu ilişkiden rahatsızlık duyması gerekmez. Aslında belki de Türkmenler için bir risk gibi görünen bu ilişki iyi değerlendirilerek onları hedef olmaktan çıkaracak ve seçimlerdeki mağduriyetlerini bertaraf edecektir. Ancak burada zincirin kopuk olan önemli bir halkası vardır. Ne Türkiye Kürt Yönetimine Türkmenler konusunda bir baskıda ya da (en azından) bir telkinde bulunuyor, ne de Türkmenler Türkiye’nin Bölgesel Yönetimle olan iyi ilişkilerini kendi lehine ya da avantaja çevirebiliyor. Demek ki bir taraftan Türkiye Bölgesel Yönetim nezdinde Türkmenlere bir rol, ağırlık ve önem verecek, diğer taraftan da Türkmenler Bölgesel Kürt Yönetimi ile kronikleşen problemlerini Türkiye üzerinden çözmeye belki de yer yer işbirliği yapmaya yönelecektir.

Kuruluşundan beri Türkiye’nin desteğini gören ve Allavi Başkanlığında şekillenen Irakiye oluşumu bir daha denenmemek üzere tarihe gömülmüştür. Bunun alternatifi olarak görülen ve başını Nüceyfi’nin çektiği El-Müttahidun (İttihatçılar!) oluşumunun da 2014 seçimlerinde takdir toplayacak bir şansı olduğu söylenemez. Bunu sanırım herkes tahmin edebilmektedir. Öyleyse ITC Yönetimi Türkiye’den aldığı bu yeni güçle 2014 seçimlerinde daha akılcı bir strateji çizmesi kolay olacaktır.

Ezcümle ITC Yönetiminin Türkiye temasları iki yıldan beridir kan kaybeden Türkmenlerin makus talihini değiştirebilir. Yeter ki anne ilgisini göstersin, evlat da sorumluluğunu bilsin...



Arkadþýna gönder



Yazarýn diðer yazýlarý

1 - Türkmeneli’nden.. Türk’ün dilinden: YİNE KERKÜK YİNE KERKÜK
2 - Üzerine Pazarlıkların Bitmediği Şehir: KERKÜK
3 - Türkmeneli’nden..Türk’ün dilinden: ERKEN TEŞHİS
4 - Toz-Dumanın İçinde Kalan Türkmenler
5 - DİRİLİŞTEN DİRENİŞE KERKÜK
6 - İLHAMİ IŞIK’IN ¨TÜRKMENLER¨İ VE BEYHUDE GAYRETLER
7 - Referandumdan Konfederasyona
8 - REFERANDUMDAN BETERİ VAR
9 - SAKIN ALDANMAYIN: ESAS HEDEF KERKÜK’TÜR
10 - Türkiye’nin Irak Politikasındaki Hataları
11 - IRAK’TA KÜRT DEVLETİNİ KURMA PROVALARI
12 - Kerkük Üzerinden Türkiye’ye Mesaj Var
13 - Aman Suriye’nin Kuzeyine Dikkat!
14 - TÜRKİYE İLE İRAN ARASINDA KALAN TÜRKMENLER
15 - HAŞD ŞAABİ VE TÜRKMENLER
16 - TÜRKMENLERİN CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN’I ZİYARETİNDEN YANSIMALAR
17 - Musul'u Konuşurken Kerkük'ü Yazmak
18 - SAYIN CUMHURBAŞKANIMIZA AÇIK MEKTUP
19 - PKK ve Türkmenler
20 - Dicle Kalkanı
21 - Siyasi Yorgunluk ve Irak Türkmenleri
22 - Irak Türkmenleri Tehlikede mi?
23 - Yangından Mal Kaçıranlar
24 - Türkmeneli’nden.. Türk’ün dilinden BİLGE VE BİLGİN KİŞİ ATA TERZİBAŞI
25 - Elveda Küresellik Merhaba Milliyetçilik
26 - Türkmeneli’nden Türk’ün dilinden: TELAFER KİME TESLİM EDİLECEK?
27 - İNTİKAM KÜLTÜRÜ VE TÜRKMENLER
28 - ORTADOĞU SARMALINDA KERKÜK ÇIKMAZI
29 - Türkmeneli’inden..Türk’ün dilinden: BÜYÜK OYUNUN İÇİNDEKİ KÜÇÜK YERİMİZ
30 - MİLLİ İRADENİN MECLİSİ
>>Sonraki >>