Arabic Turkish
 
2014-12-15   Arkadþýna gönder
2976 (1103)


Herkesin Eli Taş Altında Olmalı


Mehmet Haşim SALİHİ


Irak Türkmenleri olarak Osmanlı dönemin ardından farklı sıkıntılarla baş başa kalmıştık. Sıkıntılarımız asimilasyon politikası karşısında kalım ölüm mücadelesine kadar olaşmıştır. Farklı dönemlerde defalarca soykırıma maruz kalan Türkmenler hep ayak üzerinde durup varlıklarını korumaya çalışmışlardır. Her dönem kendisine göre sıkıntı getirmiştir Türkmenlere, her dönemde sanki birbirinin tamamlayıcısıdır. Yanı her dönem bir önceki dönemin yapamadıklarını yapmaya çalışıyor gibi gelip geçmiştir. Otoriteler de aynı şekilde Türkmenlere karşı baskı yapmakta sanki ortak plan uygulamışlardır.

Bu dönemler geldi gitti, ancak şimdiki dönem yanı 2003 tarihinden sonra Türkmenler çok farklı politikalar ile baş başa kaldılar. Her taraf ama her taraf Türkmenleri görmezden gelerek Türkmenlerin yok edilmesi üzerinde yoğunlaştılar. Hiç biri Türkmenlere yapılan zulmü giderelim onlara iltifat edelim demedi büyük bir sorumsuzlukla davrandı. Bu gibi iltifatların olmamasına göre de Türkmenlerin gasp edilen arazi ve topraklarından bir karış bile kendilerine geri çevrilmedi, kimse hak hukukları var diyerek onları insaf etmedi. Dinsel parti ve guruplar dahi Türkmenlerin insafına koşup bir girişimde bulunmamışlardır.

En küçük azınlıklar için uçaklar uçturulurken, ordu devreye geçerken, Türkmenlerin ismini bile dile getirmek tüm taraflara zor geldi. Acayip bir kıskanma var acayip bir gölge düşürme var Türkmenlerin üstüne. Meğerse tarihte Türklerin kayıt ettikleri zafer ve şanlı tarihler birçok kimseyi korkutmuş ve o korku hale de devam ediyor.
Türkmenler, bu yok etme ve görmezden gelme politikasına karşı sesiz kalmadılar tabi ki. Her zaman var güçle mücadele ettiler ve seslerini duyurmaya çalıştılar. Her ne kadar sesleri duyulmaz olsa da, bir şeyler yaptılar ve ellerinden geleni arkalarına koymadılar.

Türkmenler en hassas bu dönemlerinde sorumluluğu Türkmen sorumlularına yüklemekteler. Her zaman sorumluları eleştirmekte ve onlarda kusur görmektedirler. Oysa sorumlular da çaldıkları kapıları açık görmüyorlar çünkü Türkmenlere yönelik politika genel bir politikadır Irak topraklarındaki varlıklarını hedef almaktadır.
Bir vatandaşın en doğal hakkı olan devlet dairelerinde çalışma ve atama hakkı, Türkmenlere çok görülmüştü. Ticari alanda yine başkasına tanılan fırsatlar Türkmenlere tanınmamıştır. Türkmenler ekonomik açıdan zayıf ve güçsüz düşürülmek istenildi ki, sadece karınlarını doyurmakla meşgul olsunlar. Bu hususta çok başarılı olduklarını yüksek sesle söyleye bilirim. Türkmenlerin yoğunlukla yaşadıkları ve tarih boyunca kendi kentleri olan Kerkük sokaklarında yazılan tabelalarda dillerinin göz ardı edilmesi görmezden gelmesi de asimile politikasının devamı.

Sorumlulara seslenen Türkmen halkı bir cevap alamadı. Çünkü çoğu zaman kişisel çıkar ve menfaatler de ön sırada yer alıyor. Bazı sorumlu kendi çıkarının zedelenmemesi, elde ettiği avantajların elden gitmemesi için kimseyi karşısına almak istememiştir.

Şimdi görev başında olan Türkmen sorumlu ve temsilcileri yan bırakalım, halk kendi de ciddi bir teşebbüste bulunduğunu görmüyoruz. Her şeyi sorumlulardan beklemek yerinde olmaz tabi ki, her kesin eli taş altında olmalıdır. Herkes yerinden bir şeyler yapmalıdır sesini duyurmalıdır kimliğini ispatlamalıdır. Kerkük’te tabelalarda Türkçe yazısı görünmemesi bir sorumlunun suçu ise, Türkmenlere ait özel iş yerlerinde bir kelime Türkçenin bulunmaması kimin görevi acaba?
Yeni doğan çocuğuna Türkçe değil Arapça isim veren bir vatandaş sorumludan mı sorulur halktan mı sorulur?
Türkçe basılan bir gazetenin kimse tarafından okunmaması, onun devamı için elini cebine uzatıp Türkçedir ben de bir gazete alıyım dememesi sorumlu işi midir?
Aylarını yıllarını Türkçe bir kitap basmak için harcayan bir Türkmen yazarının kitabı piyasada 10 kuruşa satılmaması sorumlu işimidir?
Bir Türkmen sahnesine seyircilerin gelmemesi, bilet alıp da destek vermemesi kimin sorumluluğu acaba? Destek toplamadan bir sahne oyununun bir kitabın bir eserin arkası nasıl gelir acaba?!
Bir millet kendi dilinde isimleri çocuklarına vermeden, iş yerleri ve dükkanlarda kendi dilinde yazılar kullanmadan varlıkları nasıl koruna bilir acaba?!

Bence bu dönem her kesi sorumlu yapar. Sorumlu ve görev başında olanlara dur yanlışsın deme cesaretine sahip olmalıyız. Her zaman her yerde halk tavrını ortaya koymalıdır. Herkes sorumlu gelecek nesil herkesten hesap sorar.



Arkadþýna gönder



Yazarýn diðer yazýlarý

1 - HÜRMÜZ
2 - Hayat Paylaşınca Güzel
3 - 309. Oda
4 - Mahallemizde Deli Var
5 - Yetmez mi Be Usta
6 - 28 Mart 1991 Altınköprü Katliamı
7 - Abdulselam Bayraktar ve Milli Rota
8 - Kavuşmak Aşkın Sonu mudur?
9 - Bir Zamanlar
10 - İhsan Hamit Demirci.. Sabır Taşısın Sen.
11 - Facebook Üzerinden Kimse Lider Olmaz
12 - Türkmen Formu Türkmenleri Bir Araya Getirdi
13 - Yalaka
14 - Görsel, İşitsel, Basılı ve Elktronik Basın
15 - YEREL SEÇİM SONUÇLARINDA TÜRKMENELİ UYDU TELEVİZYONU’NUN ROLÜ
16 - Yarının Irak’ı
17 - Irak Türk’lerinin Gerçek Sesi: Türkmen FM Radyosu