Arabic Turkish
 
2015-05-07   Arkadþýna gönder
4778 (1176)


Türkmeneli İzlenimleri (3)


Ümit Köprülü



Ah Kerkük Vah Kerkük

Kara altını, çıktığı günden bu güne kadar asıl sahibi Türkmenler’in baş belası olan Kara-altın şehri Kerkük’ün merkezinde indiğimde uzunca hasret çekip, ahlarım vahlarım mavi kubbeye yükseldi. “ Nedir bu işkence Allahım, her gelen Kerkük benimdir diyerek, ağır ceza olarak, faturayı tek sana sığınan Türkmenler’e ödetiyor” dedim.

Merak ediyorum Kerkük bölgede en büyük bir petrol yatağı olmasaydı Türkmenler’den başka kimin umurunda olacaktı. Eminim petrolsuz Kerkük Türkmenler’in dışındakileri için aci bir soğana bile değmezdir.

Beklediğim gibi, Türkmenler’e ait Kerkük’ün merkezindeki dört bir bucağı yıllar öncesi bıraktığım halinden daha kötü bir şekilde buldum. Ha olurmu hiç? Kerkük’te her hangi bir değişmeye rastlamadınızmı? diyecekseniz..

- Hayır efendim rastlamadım dersem yalan olacak. Kerkük’ün merkezi çok değişmiş. Hatta o kadar değişmişki kos koca şehirde dolaşırken 10 kişiyi tanıyamadım.

- Şimdi de. Bu ne şimdi. Sanki önceden şehirde her kesi tanırdınız diye soracaksınız?

- Evet eskiden değişmemiş Türkmen Kerkük’te her kes bir birlerini tanırdı. Evden dışarı çıkarken dönünceye kadar insanları selamlayıp hallerini sormaktan yorulurduk.

- Her halde bir de. O insanlara ne oldu diyeceksiniz?

- Efendim Irak’ta iktidara gelen tüm rejimler Türkmenleri gözardı etti. Bizlere her türlü haksızlık ve baskıyı uyguladılar. En kötüsü de 35 yıl devam eden diktatör Saddam rejimi iktidarı ve rejimin düştüğünden bu yana devam eden sürede olmuştur. Aşırı Arap ve Kürt ırıkçılığı, zulüm, baskı ve haksızlıklar yüz binlerce Türkmenlerin yurt dışına göç edip, yabancı ülkelere sığınmalarına neden olmuştu.

Ayrıca, 10 bin dinar projesi kapsamında Diktatör Saddam liderliğindeki Arap Baas Rejimi, yüz binlerce Arabı, Irak’ın güneydeki illerinden getirerek, bir bölümünü Kerkük’te Türkmenlerin el konulan evlerine yerleştirdi. diğerleri için de rejim, şehirde yeni yerleşim semtleri yaptırdı.

Ayrıca Saddam rejimi düştükten sonra da, bu defa Kerkük’ün yönetimi Amerikalılar’ın sayesinde, Kürt partileri’nin eline geçti ve güvenliği de Kürt peşmergesi ve asayişleri eline düştü.

Böylece 35 yıllık Araplaştırmadan sonra bu kez Türkmenler Kürtleştirilme politikasına yenik düştüler.

Ancak Kürt peşmerge ve asayış birimleri, Baasçıların 35 yılda başaramadıklarının on katını bir kaç yıl içinde başarmışlardır. Kerkük’e getirilen yüz binlerce kürtler’den Kerkük mahalle, sokak ve semtleri coştu taştı. Onların sayesinde Kerkük’ün şehir sınırları o kadar büyüdü ki kuzeyde Türkmen Altınköprü kasabasının sınırlarına dayandı.

Kerkük ile Altınköprü arasındaki arazilere Kürtler tarafından haksızlıkla el konuldu. Kerkük’e yerleştirilen yeni Kürtler için, Türk firmaları tarafından modern kentler, Luna parklar, Konaklama tesisleri, fabrikalar, okullar ve hastaneler yapıldı.

Ha bu arada Kerkük’e yerleşen bir milyonu aşkın Kerküklü olmayan bu Arap ve Kürtler, yaşam geçimlerini sağlamak için, Kerkük’ün en büyük çarşısı olan Büyük Çarşı’ya döküldüler.

Büyük Çarşı, o kadar satıcılarla doldu ki Şehitler Köprüsü, büyük çarşı, Musalla Mahallesi ve Salaheddin Caddesi yolları ulaşıma yarı kapatıldı.

Şimdi de düşünün arkadaşlar ve siz söyleyiniz. “ Sizce yüz binlerce Türkmen’in terkettiği ve bir milyon yabancının işgal ettiği Kerkük’te 10 Kerküklü Türkmen ile yüz yüze gelmek kolaymıdır”?.

Her akşam çöplük götüren, bir zamanlar Irak’ın en temiz ili olan güzelim Kerkük merkezinin bu hale gelmesine hangi yürek dayana bilir?

Kerkük tek bizim olduğu için onun değerini de bir tek biz biliriz.

Kerkük’e sahip çıkmak “Kerkük Kalbimizdir” ve ya “Kerkük Bizim Kudusumuzdur” demekle olmuyor.

Kerkük’e sahip çıkmak için önce insan olmak, insanlığı bilmek, sevmeyi öğrenmek ve başkalarına saygılı olmakla gerçekleşir.

Bizim dedelerimiz Kerkük’te tüm milletlere aynı mesafada kardeşce davranarak sahip çıkmıştı.

Biz de o kardeşliği yeniden sağlamak için o dedelerin yolundan gitmeye devam edeceğiz.

Mücadelemiz de bu uğurda olacaktır.


Arkadþýna gönder



Yazarýn diðer yazýlarý

1 - Ben Bir Oğuz Türkmenim
2 - İsmail Serttürkmen ve “Ant olsun mavi asmanım sana”
3 - Mezopotamya Özerk Bölgesi
4 - 2017 İl Mecisleri Seçimleri İçin Ne Kadar Hazırız
5 - 2003 Yılı Öncesi Türkmen Milli Mücadelesi
6 - El Turkmaniyye TV. Muhabiri Başika’daki Türk Gücü Varlığından Rahatsızmış
7 - Liderlik Sana Yakışır Erşet
8 - Uyuyan Dayış Hücreleri
9 - Ölümünün 25. anısında ... Mehmet İzzet Hattat’tan Baas celladlarına direnme dersi
10 - Ölümünün ikinci anısında Türk Dünyasının ölümsüz kaybı Sadun Köprülü
11 - Kerkük Katliamı'nın 57. anısı ve düşündürdükleri
12 - Ah Temmuz ne kadar da uğursuzsun Türkmen'e
13 - Erşet Salihi ile Mesut Barzani’nin buluşması
14 - Cennet annelerin ayağı altındadır
15 - Körfez savaşı sonrası Irak ve Altunköprü katliamı
16 - Türkmen Davası Perişanlar kıralı Nihat Akkoyunlu’sunu kaybetti
17 - Altunköprü Destanı
18 - Daha kaç Fatma, Masume’ler kurban vereceğiz
19 - Türkiye’yi terör bitiremez
20 - Beşir, Tazehurmatu ve IŞİD Belası
21 - Bağdat 20 yıldır aynı tas aynı hamam
22 - Aşkımsın Kerkük sevdamsın Kerkük
23 - Kerküksüz elden ele düşmüşem
24 - Hür, bağımsız ve güçlü bir Türkmen İradesi için İstanbul Çalıştayı başlıyor
25 - Türkmeneli İzlenimleri (11) Erbil Çağdaşlığın zirvesinde
26 - Türkmeneli İzlenimleri (10) Türkmen Medyası
27 - Irak’ta Mezhepçiliğin tek garantisi Türkmenlerdir
28 - Beşir Köyü Destanı
29 - Türkmeneli İzlenimleri (8)
30 - Yurt dışındaki Türkmen aydınları İstanbul Forumunda buluşuyor
>>Sonraki >>