Arabic Turkish
 
2015-05-13   Arkadþýna gönder
4236 (1229)


Türkmeneli İzlenimleri (5)


Ümit Köprülü


Kerküklüler’in güvenliği kimden sorumlu??

10 Haziran 2015’den bu yana, tüm Türkmeneli’nde olduğu gibi, Kerkük’te de güvenliği sağlamanın zor olduğunu görmekteyiz.
Daha şimdiye kadar bir çok bölgelerinin IŞİT terör örgütü elinde bulunan Türkmeneli’nin önemli ili Kerkük üzerinde her türlü planlar yapılmakta ve oyunlar da oynanmaktadır.
Kerkük çıkarcı, işbirlikçi, dış güçler hesabına çalışan ırıkçı iç güçler ve say say bitmez ajan ve provokatör kaynamaktadır.
Kerkük’te iç güvenliği sağlamak amacıyla bulunan kimi siyasi güçlerin güvenlik birimleri, ilde gerçekleşen bir çok kargaşa ve sataşma olaylarına göz yummakta hatta eylemcilerine de yardımcı olmaktalardır. Ne tekim arada bir Kürt fanatiklerinin Kerkük’ün göbeğinde bulunan Irak Türkmen Cephesi Kerkük İl Başkanlığı ve Türkmeneli TV. binaları önünde bağırıp çağırma ve havaya ateş açma olaylarına Kürt güvenlik birimlerinin seyirci kalması düşündürücüdür.
Bu yüzden de Erbil, Süleymaniye ve Dahok illerinde sağlanan güvenlik ve istikrarın aynısı Kerkük’te sağlanmamaktadır, çünkü Kerkük’te güvenliği sağlamakla görevli olan birimler kendileri bizzat güvensizlik ve istikrarsızlığı yaratmaktalardır.
Peki Kerkük’te güvenliği sağlamakla hangi birimler yükümlüdür?
Kerkük güvenleği sağlanılıyormu, sağlanmıyormu?
Kerkük’ün çeşitli semt, mahalle ve sokaklarında bulunarak gözümüzle görüp, ve ya görüştüğümüz vatandaşlardan öğrendik ilin güvenliğini Irak’ın Birleşik Hükümetine bağlı polis, emniyet, askeri istihbarat ve Al Muhaberat denilen dış istihbarat birimleri yanı sıra şehirde bulunan siyasi teşkilat ve örgütlerin askeri kanat asayiş birimleri üstlenmektedir.
Onların Kerkük’te güvenliği sağlayıp sağlamadıkları da muammadır. Evet bitmemişse de şehirde Işit terör örgütü eylemleri dışındaki patlama, kaçırma ve suikast olayları eski oranına göre çok azalmıştır ancak, Kerküklüler bu kadar güvenlik birimlerinin bulunmasından ve nerede ne başlarına geleceğinden büyük bir endişe, tedirginlik ve korku içinde.
Kerkük’te gezerken bir çok yerde devletin, siyasi parti ve sivil örgüt binaları, devlet ve siyaset adamlarının evleri önünde batondan yükselen duvarlar gördüm.
Şehrin mahalle ve sokaklarındaki vatandaşların evleri arasında siyasi teşkilat bürolarına rastladım. Bazı siyasi teşkilat ve örgütlere bağlı asayiş birimlerinin bulunması da gördüklerimin içerisindeydi.
Valilik, polis, güvenlik birimleri, üniversite ve yüksek okullar, siyasi teşkilat ve örgütler, dışgüçlere bağlı binaların çevresi kameralarla donatılmış. Belirli birimler şehirdeki her haraketin takipçisidir. Başıma geleni, anlatacağım aşağıdaki olay da şehrin bu konuda ne kadar geliştiğini göstermektedir.
Türkmeneli gezintimin son günlerinin bir akşamında, Türkmen öğrenci ve gençlik örgütlerimizin birisine ziyaret için gitmekteyken, Kerkük Valiliği yakınlarında bir kaç fotoğraf çekmiştim.
O çevrede güvenlik kameralarının bulunup bulunmadığını fotoğrafları çektinken sonra düşünmekle büyük bir hata yapmışım meğer.
iki yüz metre yürüdükten sonra, bir baktım efendinin birisi peşimden koşarak yolumu kesti ve aramızda aşağıdaki diyalog kürtçe olarak geçti.
O: Merhaba
B: Merhaba
O: Siz bir az önce fotoğraf mı çektiniz?
B: Evet.Çekmişsem ne olmuş? Yasakmıdır?
O: Çektiğiniz bölgede nelelerin var olduğunu bilmiyormusunuz? Ne amaçla bu fotoğrafları çektiniz?
B: Valilik binası olduğunu biliyorum ancak ben sadece bölgeyi güzel gördüğüm için çekmiştim.
O: Siz Nerelisiniz? bakıyım ver çektiğiniz fotoğraflara.
B: Kerküklüyüm ancak 20 yıldan beri yurt dışındayım. (Telefonumla çekmiştim fotoğrafları. Verdim ona. İyice baktı ve dedi).
O: Al telefonunu. Bana kalırsa sana hemen git derim şimdi çünkü üstünden, başından ve konuşmandan kötü birisi olmadığın anlaşılmakta. Ancak ben seni kuruma götürmekle görevliyim.
B: Tamamda ne kurumudur bu dediğiniz yer ve götürmeniz neden gerekiyor?
O: Gidince göreceksin. Beş dakikalık bir kaç soru soracaklar cevap verirsin ve gittiğin yere bırakırlar seni.
B: Ben gittiğim yere kendim giderim ama istediğiniz üzere buyrun gelirim sizinle.
Görevli efendinin dediği kurum Irak Kürdistan Yurtseverler Birliği “KYB”nin İl Başkanlığıydı. Oraya vardığımızda Oradaki görevliye durumu aktardı. O da aynı soruşturmayı yaptı benimle ve her hangi bir amaçla fotoğrafları çekmediğimi öğrendi. İnkar edilmez bana çok saygılı davrandılar. çay üstüne çay, su üstüne su ikram ettiler. Yiyecek getireceklerdi teşekkür ederek istemediğimi bildirdim. Sonra Altınköprü Kürtlerinden olan bir yetkili oraya geldi ve görevli de kendisine durumumu açıkladı. Başınızı ağrıtmayım onunla da aramızda uzun uzun bir diyalog gerçekleşti. Köprülü olduğumu öğrenince yardımcı olmaya çalıştı. Ordaki görevliye neden beni tuttuklarını sordu ve parti asayişi isteği üzerine olduğunu öğrenince telefon açtı. Asayiş birimindeki görevliye aynen şöyle söyledi:
- İstediğiniz üzere bu arkadaşla gereken soruşturmayı biz yaptık. Anlaşılan sağ, sol ve önünden çekilen fotoğraflardan hedef Kerkük Valiliğiymiş. Ancak fotoğrafları çeken bey çok efendi birisi gözükmektedir. Siz onunla soruşturma yapacakmısınız yoksa gönderelim gitsin mi?
Asayiş görevlisi ise araba gönderip beni soruşturma için alacaklarını söyleyince 1981 yılında altı yıllık bir hükümle sonuçlanan, Saddam rejimi Emniyet Müdürlüğü elemanlarınca beş dakikalığına tutuklanmamı hatırladım.
Baktım ki bir araba geldi şöferle iki asayiş görevlisi. Birisinin elinde kelepçe bana doğru geldiler. Ellerini kaldır diyip beni kontrol ettiler ve geri dön de söyleyip ellerimi arkaya kelepçelediler. O sırada bir süreliğine dışarı çıkan Köprülü Kürt yetkili gelip beni kelepçeli görünce bağırdı onlara:
- Ya siz ne yapıyorsunuz nasıl bu kişinin eline kelepçe takarsınız?
Görevliler: bize söylediler gidin bir mahküm var alın getirin. Nasıl götüreceğimizi bekliyordunuz?
- Ne mahkümü lan bu suçlu bile değildir yanlışlıkla fotoğraf çekmiştir. Kendisini bu şekilde size veremeyiz. Hemen ellerini çözünüz!!.
Bu defa ellerimi çözmek icin anahtarı zor buldular ve izzet ikramla beni “KYB”nin Kerkük’teki asayiş birimine götürdüler.
Soruşturmayı yapan görevli kimliğimi, Kerkük’teki akraba ve yakınlarımı, nerede kaldığımı ve ne amaçla fotoğrafları çektiğimi öğrenince, Kerkük’teki güvenliği sağlamanın zorluğundan konuştu ve bu nedenle beni müsafir ettiklerinden özür diledi. Bende özellikle bu dönemde güvenliğin sağlanmasının ne kadar zor olduğunu gözümle gördüğüm için kendilerine hak verip şükranlarımı ilettim.




Arkadþýna gönder



Yazarýn diðer yazýlarý

1 - Ben Bir Oğuz Türkmenim
2 - İsmail Serttürkmen ve “Ant olsun mavi asmanım sana”
3 - Mezopotamya Özerk Bölgesi
4 - 2017 İl Mecisleri Seçimleri İçin Ne Kadar Hazırız
5 - 2003 Yılı Öncesi Türkmen Milli Mücadelesi
6 - El Turkmaniyye TV. Muhabiri Başika’daki Türk Gücü Varlığından Rahatsızmış
7 - Liderlik Sana Yakışır Erşet
8 - Uyuyan Dayış Hücreleri
9 - Ölümünün 25. anısında ... Mehmet İzzet Hattat’tan Baas celladlarına direnme dersi
10 - Ölümünün ikinci anısında Türk Dünyasının ölümsüz kaybı Sadun Köprülü
11 - Kerkük Katliamı'nın 57. anısı ve düşündürdükleri
12 - Ah Temmuz ne kadar da uğursuzsun Türkmen'e
13 - Erşet Salihi ile Mesut Barzani’nin buluşması
14 - Cennet annelerin ayağı altındadır
15 - Körfez savaşı sonrası Irak ve Altunköprü katliamı
16 - Türkmen Davası Perişanlar kıralı Nihat Akkoyunlu’sunu kaybetti
17 - Altunköprü Destanı
18 - Daha kaç Fatma, Masume’ler kurban vereceğiz
19 - Türkiye’yi terör bitiremez
20 - Beşir, Tazehurmatu ve IŞİD Belası
21 - Bağdat 20 yıldır aynı tas aynı hamam
22 - Aşkımsın Kerkük sevdamsın Kerkük
23 - Kerküksüz elden ele düşmüşem
24 - Hür, bağımsız ve güçlü bir Türkmen İradesi için İstanbul Çalıştayı başlıyor
25 - Türkmeneli İzlenimleri (11) Erbil Çağdaşlığın zirvesinde
26 - Türkmeneli İzlenimleri (10) Türkmen Medyası
27 - Irak’ta Mezhepçiliğin tek garantisi Türkmenlerdir
28 - Beşir Köyü Destanı
29 - Türkmeneli İzlenimleri (8)
30 - Yurt dışındaki Türkmen aydınları İstanbul Forumunda buluşuyor
>>Sonraki >>