Arabic Turkish
 
2016-03-03   Arkadþýna gönder
11022 (1066)


Bağdat 20 yıldır aynı tas aynı hamam


Ümit Köprülü

Diktatör Saddam rejimi döneminde, en son Bağdat ziyaretimi Ekim 1994’te yapmıştım.
Ağustos 2015’te gerçekleştirdiğim ziyarette ise, bir zamanlar Arap aleminin başkenti bilinen Darul-Selam Bağdat’ta hiç bir değişiklik bulmadım.
Burakın değişikliği, geçmişte karışan yiğıirmi yılda sanki başkentin her hangi bir semtinde taş üstüne taş bile bırakılmamıştır.
Eskilerin deyimi ile Bağdat 20 yıldır aynı tas aynı hamam demekle yanılmamış olacağım.
Saddam döneminde inşaatına başlanan binalar şimdiye kadar yarıda kalmış halindedir.
Irak’ın en büyük ibadethanesi olacak bir cami de bu binalerin biri olarak boyunu bükük üzgün üzgün durmaktadır.
Geçen çağın seksenli yıllarında biz her ay azından üç kez Başkent Bağdat’ı ziyaret ederdik.
İkisinde Türkmen mahkümlerinin aileleriyle birlikte Abu Garip Cezaevine giderdik.
Diğerinde ise, edebiyatçı, yazar ve gazeteci arkadaşlarımızla Türkmen Kültür Müdürlüğü ve Türkmen Kardeşlik Kulübü gibi kuruluşlarımızdaki arkadaşlarla görüşmek için Bağdat’ta bulunurduk.
Hatırlıyorum Bağdat’a gitmenin büyük bir tat ve özelliği vardı. Ön hazırlamalar günler haftalar önce yapılırdı.
Bağdat eski dönemde büyük bir kalkınmaya şahit olmuştu. Çağdaşlık ve yaratıcılık her alanda hakimdi.
Bağdat’ta bulunmak insana büyük huzur vermekteydi.
Ancak ne yazık ki, günümüzde Bağdat’ta bulunmaktan insanlar, korku ve endişe duymaktalardır.
Her an bir yerler bombalarla sarsılır korkusundan, başkentin her sokağında kontrol noktalarıyla karşılanmak bağdatlılarca normallaştı.
**********
Kerkük’teyken arkadaş ve dostlar bile Bağdat ziyaretime karşıydı.
Beni en çok üzen ise, Irak ve Şam İslam Devleti (IŞİT) belasının Kerkük Bağdat arasında Türkmen kasaba ve köylerine acımasızca yaşattığı insanlık dışı eylemlerdi.
Türkmen kasaba ve köylerinin katledildiğini, canlılardan boşaltıldığını ve yıkık harabelere dönüştüğünü, birer birer görmek içimi karartı.
Üzüntüye boğuldum.
O harabeleri izlerken, orada gerçekleşen cinayet ve işlenen suç gözüm önünde bir sinema filmi gibi canlanmaktaydı.
Bense gücü yetmez, çaresizce seyretmekteydim.
Kerkük bağdat arası yolu, yas içinde kalmış siyah bir gömlek içinde hissettim.
Sanki Türkmenelinde insanlar gibi herşey katledilmişti.
Hayvanlar, papatyalar, güller çiçekler ve doğa bile can vermişti.
En önemlisi de tüm bu zulüm ve haksılıkları görmezden gelerek, Türkmen oylarıyla koltuk sahibi olan kimi yetkililerimizin vicdanları ölmüştü.
Neyleyim Irak Parlamentosunda ona yakın Türkmen milletvekilini!!
Bağdat’ta, Kerkük’te, Musul’da, Erbil’de ve diğer il ve bucaklarda onlarca Türkmen yetkiliyi!!
Bana Telafer, Karakoyun, Beşir ve diğer Türkmen bölgelerindeki işgal ve tutsaklığı yenecek adam lazım.
Güç ve cesaretiyle zulüm ve haksızlığa dur diyecek er gerek.
Tünkmen halkının gasp edilen haklarını arıyacak, geri alacak yılmaz mücadeleciler gerek.
Not: Görevlerini ercesine, mertcesine yerine getiren eski, yeni milletvekili ve yetkililerimizle gurur duyulur.
**********
Bağdat’ı 9 Nisan 2003’ten buyana al kana bürünmüş siyah bir duman sarmaktadır.
Bağdat’ta bir Saddam dar ağacına asıldı. Bin bir Saddam doğdu o günden bu güne.
Bağdat’ta çalan çalana. Gelen çalıyor giden çalıyor.
Milyar.. milyar paraları götürüyor çulsuz çapulcular.
Bağdat’ı soyup soğana çeviriyorlar.
Yapa bilseler, Ulus Parkı’ndaki Cevat Selim’in ‘‘ Özgürlik Anıtı’nı’’ bile çalarlar.
Yolsuzluklar kanser hücreleri gibi sardı Bağdat’ın tenini.
Haramilere karşı Bağdatlılar hergün ayaklanmada.
Hergün sukağa dökülmekteler.
Merak ediyorum Bağdat’ın haramilerine birileri gerçekten dur demedikçe!!
Bir tek harami Özgürlik anıtından ayaklanan halka asılı sunulmadıkça!!
Halkta o haramiye, Saddam’ın heykeline yaptıkları gibi, terliklerini fırlatmadıklarca!!
Nasıl yolsuzlukların sonu gelecek??
Nasıl al kana bürünmüş kara dumanlar, Bağdat’ın peşini bırakacak??
Nasıl Bağdat kalkınacak, gelişecek ve çağdaşlaşacak??
Nasıl barış güvercinleri çırpınacak Özgürlik Anıtı’nın çevresinde??
Ve nasıl rahat uyuyacak ‘‘Cevat Selim’’ mazarında??.

Ümit Köprülü
Türkmenşanı Medya ve Araştırma Merkezi
Genel Başkanı


Arkadþýna gönder



Yazarýn diðer yazýlarý

1 - Ben Bir Oğuz Türkmenim
2 - İsmail Serttürkmen ve “Ant olsun mavi asmanım sana”
3 - Mezopotamya Özerk Bölgesi
4 - 2017 İl Mecisleri Seçimleri İçin Ne Kadar Hazırız
5 - 2003 Yılı Öncesi Türkmen Milli Mücadelesi
6 - El Turkmaniyye TV. Muhabiri Başika’daki Türk Gücü Varlığından Rahatsızmış
7 - Liderlik Sana Yakışır Erşet
8 - Uyuyan Dayış Hücreleri
9 - Ölümünün 25. anısında ... Mehmet İzzet Hattat’tan Baas celladlarına direnme dersi
10 - Ölümünün ikinci anısında Türk Dünyasının ölümsüz kaybı Sadun Köprülü
11 - Kerkük Katliamı'nın 57. anısı ve düşündürdükleri
12 - Ah Temmuz ne kadar da uğursuzsun Türkmen'e
13 - Erşet Salihi ile Mesut Barzani’nin buluşması
14 - Cennet annelerin ayağı altındadır
15 - Körfez savaşı sonrası Irak ve Altunköprü katliamı
16 - Türkmen Davası Perişanlar kıralı Nihat Akkoyunlu’sunu kaybetti
17 - Altunköprü Destanı
18 - Daha kaç Fatma, Masume’ler kurban vereceğiz
19 - Türkiye’yi terör bitiremez
20 - Beşir, Tazehurmatu ve IŞİD Belası
21 - Aşkımsın Kerkük sevdamsın Kerkük
22 - Kerküksüz elden ele düşmüşem
23 - Hür, bağımsız ve güçlü bir Türkmen İradesi için İstanbul Çalıştayı başlıyor
24 - Türkmeneli İzlenimleri (11) Erbil Çağdaşlığın zirvesinde
25 - Türkmeneli İzlenimleri (10) Türkmen Medyası
26 - Irak’ta Mezhepçiliğin tek garantisi Türkmenlerdir
27 - Beşir Köyü Destanı
28 - Türkmeneli İzlenimleri (8)
29 - Yurt dışındaki Türkmen aydınları İstanbul Forumunda buluşuyor
30 - Türkmeneli İzlenimleri (7) Yeni siyasi oluşumlar kaıpda
>>Sonraki >>