Arabic Turkish
 
2016-04-24   Arkadþýna gönder
4982 (1263)


TAZEHURMATU´YA HARDAL GAZI SALDIRISI


Fevzi TÜRKER

Son otuz yıl içerisinde Irak iki kez kimyasal silah saldırılarına sahne olmuştur. Bu saldırıların ilki 16 Mart 1988 de Saddam güçlerince İran-Irak savaşı sırasında, Süleymaniye şehrine bağlı HALEPÇE kasabasına, saldırının ikincisi ise 9 Mart 2016 da İslam Devleti örgütü İŞİD Tarafından KERKÜK´E bağlı TÜRKMEN kasabası TAZEHURMATU´YA yapılmıştır.
HALEPÇE´YE yapılan kimyasal silah saldırısında bazı kaynaklara göre 3500-5000 kişinin öldüğü ve 7000-10000 kişinin de yaralandığı tahmin edilmektedir, başka kaynaklar ise HALEPÇE´DE ölenlerin sayısını yaklaşık iki yüz olarak göstermektedir. Ancak Kürt siyasi parti ve Kürt sivil toplum örgütleri bu saldırıyı Irak ve dünya kamuoyu nezdinde Kürlerin lehine etkili bir şekilde kullanmışlardır, örneğin Irak yüksek ceza mahkemesi 1 Mart 2010 da aldığı bir kararla HALEPÇE´YE yapılan kimyasal saldırıyı Kürt halkına karşı yapılan soykırım olarak tanıdı.
HALEPÇE saldırısı, bazı Avrupa parlamentoları tarafından, insanlığa karşı işlenmiş bir suç olarak tanımlandı ve kınadı. HALEPÇE katliamının tanınması için Türk Parlamentosu´na kanun teklifi sunuldu. Türk basınının büyük bir kısmı HALEPÇE katliamını dünya kamuoyuna ulaştırmak için yoğun çaba harcamıştır, hatta dünya basını yayımladığı HALEPÇE fotoğraflarını, bir Türk gazetecisinin çekmiş olduğu fotoğraflardan seçmiştir.
İŞİD´İN işgal ettiği Türkmen Beşir köyünden, Türkmen TAZEHURMATU kasabasına fırlattığı HARDAL başlıklı Roketler, yüzlerce kişinin yaralanmasına, ikisi çocuk (Fatma bebek ile Masume Bebek) dört kişinin ölümüne neden olmuştur. Yaralıların, 15 kişiden oluşan ilk grubu 24 Mart 2016 da Ankara Polatlı Devlet Hastanesine getirilerek tedavilerine başlanmış ve başta iki başbakan yardımcısı olmak üzere üst düzey yetkililer tarafından ziyaret edilmişlerdir. 69 yaralıdan oluşan ikinci grup ise 19 Mart 2016 da Ankara´ya getirilerek aynı Hastanede tedavi altına alınmışlardır.
HARDAL gazı, uzmanlara göre gelecekteki nesil için de inanılmaz tehlikeler taşımaktadır,10 yıl sonra bile insanlar acı çekebilir bu gazdan ve uzun vade de DNA üzerinde olumsuz etkisi görülebilir, buna göre TAZEHURMATU´YA karşı İŞİD tarafından kullanılan HARDAL gazlı bombalar, Türkmenlere yönelik bir etnik temizliktir.
Türk ve dünya basınının HALEPÇE´YE yapılan saldırıya ve Ege denizinde 2 Eylül 2015 de ailesiyle birlikte boğulan aylan (Alan) El-KURDİ´YE gösterdiği ilginin maalesef milyonda birini TAZEHURMATU´YA yapılan kimyasal saldırı ve saldırıda yaralanan yüzlerce TÜRKMEN´E ile hayatını kaybeden FATMA ve MASUME bebeklere göstermemiştir. Fatma ve Masume bebekler de Aylan El-KURDİ gibi insandı ve ana kuzusuydu. Anlaşılan o ki saldırıya uğrayanlar, kimyasal silahla da olsa Türkmenler olunca kimsenin umurunda olmuyormuş.
Doğan Haber ajansı muhabirinin çektiği Aylan El-KURDİ´NİN cansız bedenini gösteren fotoğrafın Türkiye ve Dünya kamuoyunda infial yaratması, çekilen bu fotoğraf TİME dergisinin yılın 100 fotoğraf listesine alınması ve Cumhurbaşkanı ERDOĞNIN, Aylan EL-KURDİ bebeğin babasına Türk vatandaşlığı önermesi, Suriye Kürtlerine hiç beklemedikleri desteği,dayanışmayı ve propağandayı sağlamıştır.Ama hardal gazı ile hayatlarını kaybeden Türkmen yavruları Fatma ile Masume bebeklerin fotoğraflarına, bırakın dünya basınını Türk basınında bile yer verilmemiştir.
Yıllardır maruz kaldığımız bunca zulme, katliama, etnik temizliğe haksızlığa ve ayrımcılığa halk olarak duyarsız ve tepkisiz kalırsak, tabii ki kimse biz TÜRKMENLERİ, Türk Parlamentosu ve basını bile insan yerine koymaz.
TAZEHURMATU´YA yapılan HARDAL gazı saldırısını KERKÜK ve İstanbul da yerli ve yabancı basının ilgisini çekebilmek için kaç Türkmen protesto edebildi? Gönül isterdi ki KERKÜK´TE en az 30 bin ve İSTANUL´DA 5 bin kişi bu saldırıyı protesto etsin.
Diktatör Saddam Hüseyin HALEPÇE kasabasında Kürtlere ve DUCEYL kasabasında Şii Araplara katliam uyguladığı suçlamasıyla idam edilmiştir.8 Temmuz 1982 de SADDAM´IN konvoyuna DUCEYL kasabasında halk arasından ateş açılınca Saddam güçleri tarafından havadan halka ateş açılmış ve açılan ateş çok sayıda kişinin yaralanmasına ve 148 kişinin de ölümüne yol açmıştır.
ALTUNKÖPRÜ de ise 108´e yakın masum Türkmen, ayaklanmaya katıldıkları gerekçesiyle 28 Mart 1991 tarihinde, SADDAM güçlerince evlerinden alınarak kasabaya yakın bir yerde hunharca şehit edilmişlerdir. Ama biz bu korkunç katliamı yeterince ne Irak halkına ne TÜRKİYE´YE ne de Dünya kamuoyuna duyurabildik. HALEPÇE´DE yaklaşık 200,DUCEYL´DE 148 kişinin ölümü SADDAM´IN idam edilmesine yetmiştir. Ancak Saddam güçlerince yapılan ALTUNKÖPRÜ katliamı, SADDAMIN suç dosyasına giremediği için yok sayılmıştır, sebebi de hakkımızı aramak için sesimizi Bağdat´ta yükseltemedik ve suç duyurusunda da bulunamadık dolayısıyla haksızlığı protesto edemedik. Ne güzel söylemiş atalarımız ´´ağlamayan çocuğa meme vermezler´´.


Arkadþýna gönder



Yazarýn diðer yazýlarý

31 - 2015 TÜRKiYE SEÇİMLERİ ve TÜRKMENLER
32 - Tepkisizlik
33 - TELAFER´İ TÜRKMENLERDEN ARINDIRMA PLANI SONUNA MI YAKLAŞTI ?
34 - Bir halk kendini yok sayarsa !
35 - DOĞU TÜRKİSTANLI SIĞINMACILAR ve BORALTAN FACİASI
36 - Amirli´nin kahramanlık direnişi veTürkmenler
37 - Türkmenleri kim öldürüyor?
38 - Irak’ın Bölünmesi ve Türkmenlerin Geleceği
39 - Türkmenler Ve Üç Devletli Irak
40 - Türkmenler ve Kürdistan
41 - MANKURTLAŞMAK
42 - Ali Haşim Muhtaroğlu’nun şehadeti ve Türkmenlerin Geleceği
43 - BULGARİSTAN TÜRKLERİNİN GÜÇLÜ PARTİSİ - HAK VE ÖZGÜRLÜKLER HAREKETİ (HÖH)
44 - BALDIRAN ZEHİRİ
45 - Tebriz İran’ın Başkenti mi olacak?
46 - Ne Zaman Uyanacağız?
47 - Davutoğlu Ziyaretinin Zamanlaması
48 - ŞEHADETİNİN 32.YILINDA NECDET KOÇAK
49 - Urmiye Gölünü İran neden kurutuyor?
50 - Hocam Mehmet Hurşit Dakuklu
51 - DİNİME KÜFREDEN BARİ MÜSLÜMAN OLSA
<< Önceki <<