Arabic Turkish
 
2016-05-09   Arkadþýna gönder
16366 (1884)


100. YILINDA SYKES PICOT


Dr. Cüneyt Mengü

Birinci Dünya Savaşı’nın başlamasıyla batılı güçler tarafından hasta adam olarak adlandırılan Osmanlı devletinin parçalanması ve paylaşılması için 1915’de İngiltere – Fransa ve Rusya arasında yapılan görüşmeler sonucunda Londra Anlaşması imzalanmıştır. Buna göre İstanbul ve Boğazların Ruslara bırakılmasına karşılık İngiltere ve Fransa Osmanlı topraklarının tamamını aralarında paylaşacaklardı.
Zaman içinde bu iki devletin ve hatta Rusya’nın da birbirleriyle çıkar çatışması nedeniyle toprakların paylaşılması kolay olmamıştır. Hatta itilaf devletleri birbirinden habersiz anlaşmalar yapmışlardır. Nihayet 16 Mayıs 1916’da imzalanan ve bugünlerde 100. Yılını dolduran Sykes-Picot anlaşması, İngiliz Mark Sykes ile Fransız George François Picot tarafından otel odalarında yazılıp çizilmiş, imzalayanlar ise İngiltere ve Fransa Dışişleri Bakanları Edward Grey ve Paul Cambon’dur. Dünyada pek az anlaşma mimarlarının isimleriyle anılmaktadır.
Ne var ki Sykes Picot anlaşması imzalanmadan önce 1915 ve 1916’nın ilk yarısına kadar tüm cephelerde muharebeler şiddetle devam etmekteydi. İstanbul-Çanakkale (Boğazlar), jeo-ekonomik özelliklerinden dolayı Irak, başta İngiltere olmak üzere itilaf güçlerinin ana hedefleri arasındaydı. Bu hedefin gerçekleşmesi İtilaf devletlerinin Çanakkale’yi geçmesine bağlıydı.
1915’te itilaf güçlerinin Çanakkale’deki başarısızlıkları ve 30 Nisan 1916’da Kutül Amare’de kuşatma sonucunda İngiliz kuvvetlerinin Osmanlı 6. Ordusu karşısında bozguna uğramasından sonra savaşın baş aktörü İngiltere müttefiklerine tamamen bağımlı hale gelmiştir. İngilizler, Mekke Şerifi Hüseyin ile Osmanlı’ya karşı girişeceği ayaklanmalar için her türlü maddi ve malzeme bakımından destek vadeden bir anlaşma yaptı ve Kuzey Irak Suriye’ye bırakıldı.
Gerek Çanakkale destanı gerekse Kutül Amare zaferi itilaf güçleri başta olmak üzere dünyada şaşkınlık yaratsa da ne hasta adam iyileşti ne de savaşın akışı değişti. İngilizler bu 2 muharebede yitirdikleri itibarlarını kazanmak için Bağdat’ı ele geçirme fikrinden vazgeçmediler.
1917’de Bolşevik ihtilali sonucu Çarlık yıkılınca Rusya’nın imzaladığı Sykes Picot anlaşmasından vazgeçmesi bazı hususları değiştirse de savaş engellenememiştir.
Geçen zaman içinde cephelerde yenilgiye uğrayan Osmanlı orduları Ekim 1918’de Kerkük ve Musul’un düşmesiyle imzalanan Mondros ateşkes anlaşmasının ardından İngilizlerin eli güçlendi ve 19-26 Nisan 1920’de İtalya’nın San Remo şehrinde yapılan milletlerarası konferans ile Sykes-Picot anlaşması İngilizlerin lehine revize edildi. Böylece İngilizler Irak’ın tamamını nüfuz alanı içine alabilmiştir. Fransa istediklerinden azına razı olmuş, Ortadoğu’da manda şeklinde devletler ihdas edilmiştir. Ayrıca söz konusu konferansta Kürt meselesi, boğazlar, Osmanlı’nın borçları görüşülerek Sevr’in altyapısı hazırlandı. Konferansa katılan Osmanlı heyetinin itirazları ise dikkate alınmadı. Sadece Damat Ferit Paşa teslimiyetçi bir tavır takınarak maddelere sıcak baktı. Daha sonra İstanbul’da toplanan Saltanat Şurası’nda kararlar onaylanmıştır.
Sykes Picot’un devamı olan San Remo anlaşması ile belirlenen bölüşüm projesini ilk bozan Atatürk ve silah arkadaşları liderliğindeki Kurtuluş Savaşını takiben Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşu Lozan’da imzalanan belge ile tescil edilmiştir.
Savaşın yarattığı karmaşalar sonucu yürütülen müzakerelerde varılan anlaşmaların prensipleri bugün de farklı yöntemlerle Ortadoğu’yu etkilemeye devam etmekte ve 100 yıllık planlarına dair hedeflerini göstermektedir.
Sykes-Picot ve San Remo’yla çizilen haritalar yapay bir ulus devlet esasına göre İngiltere ve Fransa tarafından yürütüldü. Günümüzde ise bu ortaklığı ABD ile Rusya yürütmektedir ve her ikisi de Ortadoğu’daki ülkeler için ulus devlet yerine federasyon sisteminin uygulanmasını açıkça ifade etmektedirler. Başka bir ifade ile Ortadoğu Ülkelerinin bölünmesi hedeflenmektedir. Bu bağlamda Irak ve Suriye bölge için birer model teşkil edecektir.




Arkadþýna gönder



Yazarýn diðer yazýlarý

31 - KUZEY SURİYE’DE KÜÇÜK AMERİKA
32 - DEAŞ’TAN SONRAKİ TEHLİKE
33 - RAKKA’YA ARA MI VERİLDİ?
34 - TÜRKİYE DARBOĞAZDA
35 - KERKÜK’ÜN GELECEĞİ TEHLİKEDE
36 - BAYRAK KRİZİ ARTARAK DEVAM EDİYOR
37 - KERKÜK’TEN ASLA VAZGEÇİLMEZ 2
38 - KERKÜK’TEN VAZGEÇİLMEZ
39 - RAKKA’YA MUSUL’DAN GİRİLİR
40 - RAKKA TRAFİĞİ
41 - GÜVENLİ Mİ YOKSA ÖZERK Mİ BÖLGELER?
42 - IRAK MUTABAKATI VE TÜRKMENLER
43 - BÖLÜNME TARTIŞMALARI
44 - ABD İLE GÜVEN SORUNU
45 - TELAFER HEDEFTİR
46 - MUSUL’UN DÜNÜ VE BUGÜNÜ
47 - LOZAN VE MUSUL OPERASYONU
48 - BAŞİKA TARTIŞMASI
49 - FIRAT KALKANI VE MUSUL
50 - IŞİD’İN CİNNET İNTİKAMI
51 - FIRAT KALKANI
52 - Dış Politika Aksatılmamalı
53 - BÖLGESEL TÜRKMENELİ YÖNETİMİ VE SORUNLAR 2
54 - BÖLGESEL TÜRKMENELİ YÖNETİMİ VE SORUNLAR
55 - Zorlu demokrasi süreci
56 - MÜSLİM’İN KERKÜK’TE NE İŞİ VAR?
57 - KERKÜK UNUTULMASIN (SON)
58 - KERKÜK UNUTULMASIN (3)
59 - KERKÜK UNUTULMASIN (2)
60 - 13. İSLAM ZİRVESİNİN ARDINDAN
>>Sonraki >> << Önceki <<