Arabic Turkish
 
2005-07-13   Arkadþýna gönder
2103 (914)


KERKÜK KATLİAMI 46 YAŞINDA


Şemsettin KÜZECİ

Türkmenlerin varlık mücadelesinde geniş yer alan, 14 Temmuz 1959 katliamı, eski kuşaklarda olduğu kadar, yeni nesillerde de tüyler ürperten etkisini sürdürmektedir. O günlerin akıllardan silinmeyen anıları, Türkmen Toplumuna karşı beslenen düşmanlık duyguları, 1918’den beri tarzı, sistemi değişse de, değişmeyen, Türk’e karşı soykırım yani yok etme politikaları olmuştur.

Türkmenleri yok etmeğe yönelik saldırılar, 14 Temmuz 1959'da, kraliyetin devrilmesi ile daha derinleştirildi. Pek çok olay ve sinir harbinin neticesinde, 14 Temmuz katliamı yaşatıldı. Ters giden atlara bağlanan insanların vahşi Roma geleneğinde "insan parçalatılarak eğlenme" adetleri bize uygulandı. Dünyada şu kadar kuruluş varken. Türkiye’nin doğru dürüst haber almadığı olayları, radyolarda, "..gelişen hadiselerde İngiliz askerlerine herhangi bir şey olmamıştır.." diye verilmişse, buna konacak bir ad bulmak gerçekten zordur.

14 Temmuz 1959'da başlayan ve üç gün süren bu katliamı anlatan 18 Temmuz 1959 tarihli, dönemin başbakanı Abdülkerim Kasım‘a verilen notayı, halkımıza ve dünyaya sunmakta yarar görmekteyiz. O günlerin acı dolu olaylarını ayrıntısı ile yaşayan değerli iki hocamız, 19 Temmuz 1959‘da dönemin başbakanı Abdülkerim Kasım’a olayın gerçeklerini bütün çıplaklığı ile sergileyen bir nota vermişler. Tarihsel öneminden dolayı, bu belgeyi yeryüzündeki tüm Türklüğe, devlet adamları ve gençliğine bir ibret vesikası olarak sunmak istiyoruz.

KATLİAMIN BİRİNCİ GÜNÜ

Kutlama yürüyüşü 14 Temmuz 1959 günü akşam saat 18.00’de, petrol Şirketi’ne giden yol üzerinde başlamıştı. 200 binden fazla insan sokakları doldurmuş ve çoğunlunu da Türkmenler oluşturuyordu. Ortalığı kana bulayacaklar ise, kutlama törenlerini boykot ederek şenliklere katılmamışlardı. Çünkü onlar bir başka hazırlık içinde idiler! Kanlı bir hazırlık!.. Nitekim aynı günün akşamı saat 19.30 sıralarında ilk silah sesleri duyuldu. İlk olarak Atlas Caddesi üzerinde kahve sahibi olan Osman Hıdır, çok feci bir şekilde şehit edildikten sonra, yetmemiş, ayaklarından iplerle bağlanarak sokaklarda sürüklenmeye başlandı. Aynı saatlerde Türkmenlerin bulunduğu "14 Temmuz" ve "Bayat" kahvelerine de saldırı düzenlenmiş, bir yandan da kutlama Takları parçalıyorlardı…

SOKAĞA ÇIKMA YASAĞI

2’nci Ordu komutanlığı mensuplarının da iştirak ettiği Türklere yönelik saldırıların ardından, Kerkük’te sokağa çıkma yasağı ilan edildi. Halk gerideki ölüsüne yaralısına bakamadan evlere girmeğe zorlandı. Bu dışarı çıkma yasağının yalnızca Türkler için ilan edildiği daha sonra anlaşılacaktı. Bu suretle istedikleri Türk’ü evinden alıp, tüfek dipçikleriyle vurarak 2’nci Ordu Karargahı’na götüren eylemi planlayan resmi kişiler ve kullandıkları kişiler korkunç işkencelere başvuruyor, Türkleri diri diri elektrik direklerin asıyorlardı.

KATLİAMIN İKİNCİ VE ÜÇÜNCÜ GÜNÜ

Katliamın ertesi günü ve devamında, 4’üncü Askeri Birliklere bağlı katiller, tüm şımarıklıklarını, acımasızlıklarını sergileyerek vahşetin boyutlarını büyütüyor, daha sistemli bir şekilde, sürülere dalan çakallar örneği Türkmenlere ait "Atlas" ve "Alemin" sinemaları ile, kale içindeki bazı Türkmen evlerini top ateşine tutuyor. Alemin sineması sahipleri Muhammet AVCI ve Salahattin AVCI kardeşleri evlerinden alarak hunharca katlediyor.. Kimleri yok edeceklerini önceden belirtmediği için, özellikle aydınlar sırayla evlerinden alınıyor, sokak sokak sürükledikten sonra dipçiklerle döve döve öldürülüyorlardı. Vahşetin bu kadarına dünya az şahit olmuştur: Türkleri diri diri toprağa gömüyorlardı. İkinci üçüncü günler Türkmenlerin kayıpları daha çoğalmış; Kasım NEFTÇİ, Cihat FAHRETTİN ile Emel ve Nihat kardeşler olmak üzere masum 32 soydaşımız katliam kurbanları arasında yer alarak şahadet şerbetini içmişlerdir..

Kerkük şehir merkezindeki katliamı öğrenen, yakın köy ve kasabalarda yaşayan soydaşlarımız silahlarına sarılarak, kardeşlerinin yardımına koşmaya başlamışlarsa da, Kerkük’e akın eden bu insanları –asker- her türlü silah ve "insan kasabını" elinde tutan güçler tarafından etkisiz hale getirilmişlerdir. Tuzhurmatu kuşatılmış, tüm çevre yollar tutulmuştur..


DURUMUN KONTROL ALTINA
ALAM TEDBİRLERİ

Olaylar devam ederken Irak ordusunda üstün hizmetlerde bulunan ve aynı zamanda Arap alfabesiyle Irak Türkmenlerinin tarih, kültür ve folkloruna ait araştırmalarıyla bilinen Şakir Sabir Zabit ve arkadaşı Tahsin Rafat’ın imzasını taşıyan "asayişin sağlanmasına yönelik bir mektup" verilmiş, elbette hala iyimser ve iyi niyet sahibi olma saflığının kimseye bir yararı olmayacaktır. Verilen "muhtırada" dile getirilen husus ve çareler şu şekilde belirtilmiştir:
Bu üzücü olay, halkta büyük bir tepki yaratmış, Türkmen vatandaşları göçe zorlanmakta aşağıda belirtilen önlemler alınmadığı takdirde, gönüllerde güven ve emniyetini tesisi zor olur. Mağdur Türkmenlerin haklarını iade etmek için bu acil olarak önlemlerin alınması zaruridir.
Sadık bir ordu subayının ikinci ordu komutanlığına, kararlı bir idarecinin de valiliğe atanması sadık ve tarafsız üyelerden kurulu bir tahkik komisyonunun kurulması. Bu komisyona Türkmenlerin aday gösterecekleri birinin de alınması.
Bu katliama sebebiyet verenlerin en ağır cezalara diğer canilere de ibret olsun çarptırılmaları, Kerkük’te mülki idare, ordu ve polisin, hükümet politikasına karşı olanlardan arındırılması. Davut El-Canabi‘nin uzaklaştırdığı bütün vatandaşlar, memurlar ve eğitim mensuplarının görevlerine iade edilmesi. Kerkük’te halk direniş gücü ve öbür örgütlerin feshedilmesi. Zararların tazmini. Davut El-Canabi zamanında ikinci ordu komutanlığınca kesilen telefonların sahiplerine iadesi.
Kerkük vilayetinin Kürdistan maarif müdürlüğüne bağlanmaması. Bölücülerin iddia ettiği gibi bu vilayet hiçbir zaman Kuzey’in bir parçası olmamıştır. Kürtlerden bazı ayrılıkçı gruplar, geçici ana yasada Arap ve Kürtlerin bu vatanda ortak olduklarını içeren metin, Türkmenlerin bu haktan mahrum edildiğine dair yorumlar getirmişlerdir. Ancak bu ana yasanın tatbikatı, Türkmen vatandaşların emellerine uygun görülmemiştir.Ancak bu metnin, özel mahiyette değil de genel olarak bütün Iraklıları kapsayacak şekilde değiştirilmesi uygun olacaktır.



KERKÜK KATLİAMI ŞEHİTLERİ


1. Ata HAYRULLAH ALBAY
2. İhsan HAYRULLAH. YARBAY TABİB
3. Selahattin AVCI. İŞ ADAMI
4. Mehmet AVCI MEMUR
5. Nihat MUHTAR. ÖĞRETMEN
6. Cihat MUHTAR. ÖĞRENCİ
7. Emel MUHTAR. ÖĞRENCİ
8. Kasım NEFTÇİ. ÇİFTİLİK SAHİBİ
9. Ali NEFTÇİ. SERBEST
10. Osman HIDIR. KAHVA SAHİBİ
11. Cihat FAHRETTİN . ÖĞRENCİ
12. Zübeyir İZZET. KAHVE SAHİBİ
13. Şakir ZEYNEL. KAHVA SAHİBİ
14. Gani NAKİP. MEMUR
15. Kemal ABDUSSAMAT. MÜHENDİS
16. Fatih YUNUS. TEKNİYEN
17. Cuma KANBER. TEKNİSYEN
18. Enver ABBAS. ÖĞRENCİ
19. Kazım BEKTAŞ. ÖĞRENCİ
20. Hacı NECİM . SERBEST
21. Hasip ALİ. İŞÇİ
22. Nurettin AZİZ İŞÇİ
23. İbrahim RAMAZAN. TAMİRCİ
24. ADİL ABDULMECİT İŞÇİ
25. Abdulhalik İSMAİL. ÖĞRENCİ
26. Abdullah BEYATLI.TEKNİSYAN
27. Selahattin KAYACI.İŞÇİ
28. Abbas KADIR ÖĞRENCİ
29. İbrahim HAMZA. KASAP
30. Halil TÜRKMEN . SERBEST
31. Salah KÖPÜRLÜ. POLİS
32. Kemal’ın ANNESİ. EV HANIMI

skuzeci@hotmail.com


Arkadþýna gönder



Yazarýn diðer yazýlarý

1 - Irak Basın Bayramı ve Türkmen Basını
2 - Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’e Irak Yolu Görüldü
3 - Dr. Muzaffer Arslan’ile Söyleşi
4 - BİR MİLLET UYANIYOR
5 - NE RÜYAYMIŞ MEĞER
6 - Türkmen Kurultayı Çıkmazı
7 - 5. Büyük Türkmen Kurultayına Doğru (2)
8 - 5. Büyük Türkmen Kurultayına Doğru (1)
9 - Taş attım Nara değdi…!
10 - Türkmen Aydını İbrahim Dakuklu’nun Ardından
11 - Gazeteci Kasım SARIKAHYA
12 - Kerkük Kahvehaneleri
13 - “Bir Şehidin Serüveni”
14 - KERKÜK KAHVEHANELERİ
15 - ALİ BAHANEGİR
16 - KERKÜK’TEN ÜSKÜP’E
17 - Ege Denizi Şehitleri (Mayıs, 1997)
18 - BİRLEŞİK IRAK İTTİFAKI LİSTESİNDEN SEÇİLEN TÜRKMEN MİLLETVEKİLİ
19 - Şehitlerimizi anıyoruz (16 OCAK 1980)
20 - İSMET İNÖNÜ KERKÜK VE MUSUL’U NASIL REDETTİ…
21 - 7 EKİM TÜRKMEN MİLLİ BAYRAMI
22 - Saddam ile Barzani’nin Erbil’e Saldırısı (31.08.1996)
23 - IŞIK EDEBİYATÇILAR GURUBU
24 - TUZHURMATU KATLİAMI
25 - TÜRKMNELİ’NİN ÖLMEYEN SESİ
26 - Ölümünün 14. yılı anısına: Irak Türklerinin milli şairi Mehmet İzzet Hattat
27 - Şehit Mustafa Kemal Yayçılı’ nın Birinci Yıldönümü ve Türkmenler !!