Arabic Turkish
 
2005-09-12   Arkadþýna gönder
6786 (3717)


Kerküklü Türkmen Şehit Pilot Aydın Mustafa kimdir?



Şehit Aydın Mustafa, miladi 1949 yılında, Türkmeneli’nin başkenti, Kerkük’ün en eski Türkmen yerleşimlerinden biri olan tarihi Korya ilçesinde– Şaturlu semtinde mütevazı, müstakil bir evde dünyaya gözün açtı. Aydın, hem ana hem baba tarafından soylu bir Türkmen yavrusuydu.

Dedesi Hamit ağa, Kerkük’ün tanınmış Türkmen ağalarındandı. Anneannesi yine tanınmış Türkmen bir ağa kızı olan Salhathan adında bir hatundu. Dede Hamit ağanın bu hatundan iki kız, iki erkek olmak üzere dört çocukları olmuştu. Büyükten küçüğe Adları şöyleydi, kızı Zeynep hatun, oğlu Mehmet ağa, küçük kızı Hatice , sonuncu çocuğu ise şehidimizin de babası olan küçük oğlu Mustafa ağa idi.

Dede Hamit ağa, çok renkli, şahsiyetli bir zattı. Ağalık ona büyük büyük dedelerinden mirastı. Başkent Kerkük’ün Tercil kasabası civarında dönüm dönüm ekin arazileri vardı. Bunun yanında, tarihi Kerkük kalesinde de bir çok mülkün varisi idi. Hamit ağa miras yedi değildi, çok çalışkan servetine servet katmayı bilen biriydi.

Hamit ağa’nın konağı, Kerkük kalesinin ağalık mahallesi, tepeliler semtindeydi. İki katlı bir çok odası olan bu konağın Anadolu’daki ağa konaklarından bir farkı yoktu. Alt, üst yan yana dizilen odaları dışında, büyük bir avlusu, eyvanı, buğday ambarları, selamlık, haremlik, ağa yeri (divanı) vardı. Bu divanda dönemin ağaları ile toplanır nargile, kahve içer, o yılın mahsulünü tartışır, önemli siyasi, kültürel ve de sosyal olayları hep beraber irdelerlerdi. Aynı zamanda bu divanda başta ağalar olmak üzere Kalenin zenginleri, saygın kişileri, din alimleri toplanır, fakir Türkmen ailelerine zekat, fitre bağış tahsisini yaparlardı.

Hamit ağa, giyimiyle, kuşamıyla tam bir ağaydı, çizmesi, nar taneli akik taşından sarı ve kırmızı iki tespihi, başındaki sıdarası “kalpağı” gümüş sigara tabakası ve zamanın medreselerinde öğrenim görmüş, güzel Türkçe’si olan her zaman şık, iyi bininci, atları iyi tanır, sever ve Osmanlı akıncısı gibi dört nala Kerkük cadde, sokaklarında at koştururdu. Hamit Ağa’nın iki güzel atı vardı biri siyah biri kırmızı renkte idi, talimatı üzerine her akşam hanım kâhyasına yarın için bineceği atı hazırlatırdı. Hamit ağa sabah erkenden kalkar atına biner kaleden, mahsul yeri Tercile kadar at üstünde giderdi. Kahyası Afrika kökenli Ferha adıyla bilinen bir köleydi. Bu köleyi Araplar tarafından Kerkük’e getirilen köle pazarından satın almıştı, Bu kölenin Gelsüm ( Güssüm) adında bir kızı vardı. Hamit ağa babayiğit, kibar,gün görmüş bir adamdı. Ailesine özen gösterdiği gibi Kölesini korur, hor görmezdi, görülmesine de izin vermezdi. Ferhe hanımda, Hamit ağanın bir dediğini iki etmezdi. Hizmetlerinde Ağaya ve misafirlerine azami özen gösterirdi, konağın diğer işlerinde de üzerine düşen görevi sadakatle zamanında yerine getirirdi. Hamit Ağa hiç kimseye büyüklük taslamazdı, fakir babasıydı. Bu yüzden Kale sakinleri ona saygıda kusur etmezdi. Hamit efendi diye anarlardı... Hamit ağa ölünce vasiyeti üzerin musalladaki aile mezarlığına gömülür.

Hamit ağadan sonra, ağalık geleneğine göre şehit Aydın’ın amcası Mehmet ağa ailenin reisi, baş ağası olur.

Mehmet ağa, İlkin amca kızıyla evlenir, bundan çocuğu olmaz. Eşi hastalanıp hakkın rahmetine kavuşunca da, Kerkük’ün Şaturlu ilçesi beylerinden (Beglerinden) sabır beyin kızı Saniye hatunla ikinci bir evlilik yapar. Bundan, Fevziye hatun adında bir kızı olur. Mehmet ağa, toprak işleriyle, hayvancılıkla pek ilgili değildi. Gözü devlet memurluğunda idi. Eğitimini tamamlayarak polis akademisini bitirmiş baş komiserliğe kadar yükselmişti. Bir müddet Irak’ın Kut-el Amare ilinin cezaevi müdür yardımcılığına atanır, daha sonra Hille iline tayini çıkar. Birkaç yıl sonra eşi Saniye hatun vefat eder, eşini Hille’de gömmeye razı olmaz, cenazesini Kerkük’e getirir kayın babası Sabır beg’ın[1] isteği üzerine Tepe ilçesindeki Şatürlü mezarlığına gömer. Daha sonra Sabır beg buraya bir cami yaptırır. Bugün bu cami Sabir beg yada Tepe cami diye anılır.

Mehmet efendi bir daha Hille iline dönmeyerek Kerkük tayinini ister kabul edilmeyenice de istifasını ister, ancak istifası kabul edilmez. Ağa istifa da ısrar eder bir daha Kerkük’ten ayrılmaz. Devlet erkanı ;Mehmet Ağa’nın sadakatini, disiplinini, saygın namını, üstün hizmetlerini göz önünde tutularak Kerkük iline tayinini kabul etmek zorunda kalır. Mehmet ağa, bu kez Kerkük cezaevi müdür yardımcısı olur. Emekli olana kadar bu görevi başarıyla ifa eder .

Mehmet Ağa 1960 senesinde ölünce, vasiyeti üzerine Danyal Peygamer Camisinin avlusuna gömülür.

Hamit ağanın büyük kızı, şehit Aydın’ın büyük halası Hatice hatun, ilerlermiş yaşına rağmen evlenmez, yetmiş yaşlarında vefat eder babası Hamit ağanın musalladaki aile mezarlığına gömülür

Hamit Ağanın küçük kızı, Şehit Aydın’ın küçük halası Zeynep, Kerkük kalasının diğer bir ağası olan Dizdar[2] ağa lakaplı bir beyle evlenir. Konağı Kerkük kalesinin ağalık Mahallesinde Reşidiye ilk okulu yanındaydı. Dizdar ağanın Kerkük Tisin ilçesinde ekin arazileri, üzüm bağları vardı, Zeynep hatunun, Dizdar ağadan bir kız bir erkek iki çocuğu olur. Oğlunun adı Süleyman ağa, kızının ise Behye hatundur. Süleyman ağa Tisin semtinden tanınmış diğer bir ağa kızla evlenir. Beş kızı bir oğlu olur.

Süleyman Ağanın tek oğlu da Şehit Pilot Aydın gibi Saddam tarafından hunharca idam edilir.

Şehit Aydının babası olan Mustafa Ağa, otuz yaşlarındayken, 1946 senesinde Kerkük’ün Korya ilçesindeki İmam Abbas mahallesinden bir Türkmen kızıyla evlenir, iki erkek üçü kız beş çocuğu olur. Sırasıyla, büyük kızı Betül, ortanca kızı Zeynep, küçük kızı Meysun, büyük oğlu ve de şehidimiz Aydın, küçük oğlu Yalçındır.

Mustafa Ağa, Kerkük ilinin Mahmur kasabasında gümrük memuruydu, evlendikten kısa bir süre sonra babası Hamit ağa konağından ayrılır Korya Şaturlu mahallesine mütevazı bir eve taşınır, orada oğlu Aydın dünyaya gelir büyür, eğitimini tamamlar.

Şehit Aydın, Bağdat’ta subay okuluna kaydın yaptırır. uçuş eğitimi alırken , Bağdat’ta Arap kökenli bir kızla tanışır, sözlenir, nişan derken evlenir çoluk çocuk sahibi olur.

İran - Irak savaşında pilot subayı olarak büyük başarılar elde eder , namı bütün Türkmeneli de ve de Irak genelinde duyurulur. Bu arada eşiyle geçimsizlik yüzünden anlaşamayarak boşanır lakin eşi bunu kabullenmez. Saddam’a eski kocamın seni devirmek için planları var diye bir mektup yazar. Başarıyı sadece kendinde gören, gölgesinden bile şüphelenen, her fırsatta türlü bahaneler arayarak Türkmenleri idam ettiren cani diktatör Saddam mektubu inandırıcı bulmasa da bu fırsatı kaçırmaz, 1987 tarihli keyfi bir emirnameyle bu değerli Türkmen pilotunu tutuklatır, sorgusuz sualsiz bir yıllık işkenceden sonra aralık 1988 yılında asker olmasına rağmen uluslararası hukuku çiğneyerek ipte sallandırtarak şehit eder. Böylece Türkmen şehitler kervanına pilot Aydın’da katılmış olur. Türkmen Şeref listesinde adını altın harflerle yazdırır.



Cengiz Bayraktar-Gündoğdu- İzmit



Arkadþýna gönder