Arabic Turkish
 
2005-11-25   Arkadþýna gönder
3204 (1336)


Riyaz Sarıkahya: Partimiz koltukları hizmet aracı gören bir partidir


Mehmet Samet

1994 tarihinde Erbil’de kurulan Türkmeneli partisinin İnsanlık, Barış ve özgürlük anlamını taşıyan üç hilal gerçekten bu partiye yakışan sıfatlardandır ancak bu amaçlarla çalışan parti şimdiye kadar Türkmen milletine istediği gibi hizmet vermemiştir çünkü bir türlü siyaset zemini Türkmenelin’de sağlanmamıştır ayrıca Parti başkanı sn. Riyaz sarıkahya bey zamanının çoğunu Bağdat’ta seçim ve anayasa çalışmalarıyla harcayarak partisine fazla zaman ayıramamıştır. Kafalarda olan bir çok soruların cevabını sn. Riraz beyin ağzından duymak umarım bizleri gizli gerçeklere kavuşturur.

Sayın Riyaz bey bize zaman ayırdığın için size minnettarız.

Sn. Sarıkahya: Ben teşekkür ederim size ve Biz Türkmeniz çalışanlarına.Türkmen hareketinin tek bağımsız ve gerçek bir yayın kuruluşu olmanıza.

MS: 11 seneden beri Türkmeneli partisinin başındasınız, bu uzun zamanda istediğiniz veya hayal ettiğiniz parti üye sayısına sahip olabildiniz mi?

Sn. Sarıkahya: 1918 de başlayan Türkmen hareketi kültürel ağırlıklı idi, ancak son 15 yıl içerisinde
Partiler olgusu ortaya çıktı, oysa Arap ve Kürt partilerinin tarihi en az 60 yıldır. Bugün Irak’ı yönetenlerin çoğu söz konusu o köklü partilerden gelmektedirler. Bunun yanında son 15 yıl içerisinde ortaya çıkan Türkmen partilerinin yeşermesi ve gelişmesi için tabii doğal bir ortam olmamıştır, zira bu süre içerisinde Türkmen halkının önceliği açlık ve yoksulluğu yenmek olmuştur. Siyaset ve yönetim konularına son 1 sene öncesine kadar ciddi bir ilgi de olmamıştır, bugün bile yeterli ilgi yoktur. Halk Türkmen partilerine günlük işleri için(istihdam, okul, vize, sağlık) yönelmiştir, ancak partilerimiz iktidarda ciddi bir şekilde söz sahibi olmadığı için halkın bu beklentilerine yeterince cevap vermemiştir, dolayısıyla halk partilerden uzaklaşmıştır, oysa partiler henüz kendilerini oluşturma ve kurma sürecini yaşamaktadır ve Türkmen hareketinde partiler geleneğinin oluşması için uğraşılmaktadır. Bu geleneğin oluşması için mevcut olan bir çok eksiklik hem ortamda hem halkta hem de partilerin yapısında giderilmesi gerekmektedir, parti gibi partilerin doğması gerekmektedir.
Arap ve Kürt hareketlerinde olduğu gibi, Türkmen hareketlerinde gerçek ve güçlü parti ve partilere ihtiyaç vardır, biz yine umutluyuz zira ortada kararlılık ve irade sergilenmektedir, şartlar ve avantajlar mevcuttur.
Parti üyeliği söz konusu partini anlayış ve kabul şartlarına bağlıdır, genel olarak ideolojik ve disiplinli partilerin üyelik statüsünü elde etmek için belirli aşamalardan geçilmesi gerekmektedir.Üye sayısı zamanla çoğalır, ancak genel kitle partilerinde üyelik kolaydır ve kayıt olmakla başlanır ve sayı dalgalıdır, ancak bizim anlayışımız bu iki türün ortasında bir anlayıştır, mevcut üye sayımız 7 binin üstündedir, fakat taraftarlarımız yani kayıtlı olmayan partililerimiz ve seçmenlerimizin sayısı bu rakamın çok üstündedir, buna rağmen bizim için ölçü üye sayısı değildir, ölçü etkinlik, tecrübe, siyasi proje ve söylemlere sahip olmaktır, karşı ve ilgili taraflarda itibar elde etmektir, muhataplıktır, güvenirliktir. Biz kendimizi yukarıdaki hususlarda ispat etmiş bir partiyiz.
Diğer kardeş Türkmen partilerinin varlığını ve mücadelesini saygı ile karşılıyoruz, bizce Irakta faaliyet gösteren bir Türkmen partinin en az 200 homojen çekirdek yöneticisi ve 1000nin üstünde ehil çalışanı ve de 10.000nin üzerinde üyesi olmalıdır. Biz Türkmeneli partisi olarak bu rakamları henüz gerçekleştirmedik, fakat bunun bilincindeyiz, önümüzdeki aylarda bu konularda yeni çabalar harcayacağız ve partimizi Irak’a göre gerçek anlamda yeni baştan yapılandıracağız, sadece biz değil Arap ve Kürt partileri de bu mecburiyetin farkındalar, partiler kanunu çıkar çıkmaz ,yeni yapılanma zorunlu hale gelecektir.

MS: Çok kimseye göre Türkmenlerin ilk partisi sayılırsınız sizce böyle mi? Eğer öyleyse neden son günlerde gözden ve medyadan ıraksınız? Bizde bir söz var ( gözden ırak kalpten ırak olur derler ) sizce milletimiz bu sözü uyguluyor mu?

Sn. Sarıkahya: Türkmeneli partisi kurultayını Irak topraklarında yapan ilk Türkmen siyasi kuruluştur, 16 ocak 1994 Erbil medya salonunda şimdiye kadar 4 kurultay düzenledi.
Türkmen davasını tüm şartlarda en fazla savunan ve bu yüzden 30a yakın yönetici ve mensubunu şehit veren, büroları 7 kez kuzey yönetimi tarafından saldırıya uğrayan, yağmalanan , milli kuruluşlarımızın ve geçmiş secim ittifaklarının kurulmasında en fazla rol alan, artı en fazla fedakarlık gösteren bir partidir. Bütün Türkmenlerle barış içerisinde olan, çizgili, vefalı, kendi milli mutfağından başka hiç kimseden ikram kabul etmeyen, koltukları hizmet aracı gören, her kesimle diyalog kurmaktan kaçınmayan bir partidir, gerçek Türkmen hareketinin bir şablonudur, ve bir referansıdır. Partimiz zaman zaman küçük ve teknik hatalar yaptı ise de ancak söz konusu hatalar hiç bir zaman stratejik hatalar olmamış, dolayısıyla davaya zarar vermemiştir, olsa olsa kendine zarar vermiştir. Partimizle mücadele anlayışı en tehlikesine ve en önemli düşmana karşı yapılan faaliyetlerdir, ve alınan mertçe tutumdur, biz küçük hatalarla ve küçük adamlarla uğraşmadığımız için müsamahakar görünebilir, bu bir müsamahadan ziyade bir ihmaldir.
Biz Saddam’a karşı, iktidarı döneminde bizzat Irak topraklarında açıkça mücadele verdik. Kuzey Irakta bu hususta yüzlerce bildiri ve 7 basın toplantısı yapan tek kuruluşuz , bunlar her makamda belgelidir. Partimiz KDP ye karşı Erbil de yıllarca mücadele vermiştir, bunu herkes biliyor,
ancak Saddam konusu bugün önceliğimiz değildir, KDP dahil bütün Kürt gurupları ile diyaloga da inanıyoruz ve her konuda da ilk olmaya devam edeceğiz, ama önce Türkmenler arasında barış ve birlikteliği gerçekleştirmek stratejimiz dahilindedir. Ayakta durmamız için buna mecburuz ve bu anlayışı bütün millet sever, vicdanlı ve akil insanlardan da bekliyoruz.

MS: partinizin başkan yardımcısı şöyle açıklıyor (partimiz bir kurultay arifesindedir) kurultay ne zaman olacağını açıklar mısınız? Yoksa başkanlığa aday mı çıktı?

Sn. Sarıkahya: Kurultay hem tüzük hem siyaset gereğidir, önümüzdeki kurultay ise partimizin tarihinde en önemli dönüm noktası olması planlanmıştır, kurultayda gerçek parti gibi bir parti doğacaktır, arzu edilen standart ve kurumsal vasıflar gerçekleşecektir, 2006 yılı içerisinde yapılacaktır.
Bunun için uygun ortam Iraktaki seçim sonrası ortamıdır, birden fazla adayın çıkması partiye güç katar, ben her zaman taze ve yeni yöneticilere fırsat verilmesine inanan bir kişiyim ,Türkmeneli partisini hepsini büyük bir aile olarak görmeyi arzuluyorum bu vesile ile başta aydınlarımız olmak üzere herkesi bu partiye davet ediyorum.

MS: Sizce tüm Türkmen siyasetçilerimize ayni seviyede mi bakılıyor? evet derseniz o zaman niye şimdiye kadar bir arabaya sahip değilsiniz oysa başkalarının ulaşımı için yüz binlerce dolar harcanıyor.

Sn. Sarıkahya: Türkmen siyasetçilerine aynı gözle bakılmıyor, bizim için önemli olan millettin bakışıdır, halk bize değer veriyor, bizi farklı görüyor, bizim için bu yeterlidir, bu bakış bizim sermaye ve gururumuzdur.

MS: Sayın Amru Musa ya bir yazı yazarak Mısırda yapılan Irak milli uzlaşma konferansında Türkmenlerin temsil edilmesini istediniz, neden siz veya partinizden bir kişi şahsen gidip ITC heyeti ile beraber orada bizleri temsil etmediniz?

Sn. Sarıkahya: Temennimiz ITC’nin yanında TP de konferansa gitmeli idi, zira diğer halklardan birden fazla gruplar çağırılmış idi, Konferanslara çok sayıda kuruluşla katılmamız bize çok sayıda delege gönderme hakkı sağlardı, ayrıca partimizin Kerkük, Türkmeneli bölgesi ve Irakla ilgili çeşitli projeleri var, yani söz konusu projelerimizin sunulması için bir zemin idi, böyle bir zemin Irakta oluşmuş değildir henüz, uzlaşma konferanslarında böyle bir fırsat doğar. Sayın Amru Musa ya göndermiş olduğumuz mektubun ana amacı Kerkük sorununun konferans gündemine dahil edilmesi ile ilgili talebimizi içeriyordu, bu mektup oraya katılan arkadaşlarımızın de bu husustaki görüşlerine haklılık ilave eder.
Bizce daha fazla Türkmen kuruluşunun katılması için destek verilmeli idi.


MS: Rahmetli Mustafa Kemal yayçılı ve Yaşar Cengiz Trafik Kazasında şehit oldular, sizde iki defa kaza geçirttiniz Allah korusun sizde gidebilirdiniz, acaba şehitlerimize yeterince sahip çıkılıyor mu? Onlar aramızda olsaydı şimdiki durumumuzda farklılık olur mıydı?

Sn. Sarıkahya: Bence şehitlerimize yeterince sahip çıkılmıyor, aramızda olsalardı, durumumuz tabi ki farklı olurdu, lider şehitlerimizin hiç birisi şöhret ve makam peşinde koşmadılar, ister Yayçılı, ister Cengiz, ister İhsan, ister Ferik kardeşlerimiz ve daha nice şehitlerimiz şimdi yerlerinden kalksalar eminim ki bizlere yazıklar olsun derler. Allah bana da şahadet mertebesini nasip etsin, dünyada hiç bir şey baki değildir, ben gücümü Allah’tan sonra haklı davamdan alıyorum, diğerlerinin desteği olsa da olur olmasa da kararlılıkla 25 yıllık yöneticilik hayatımı sürdürdüğüm gibi kalan yıllarımı da Allah nasip ederse yine dava yolunda harcayacağım. Kişisel ve şahsi bir beklentim yoktur, beklentim millidir, milletimizin hür ve adil bir ortamda barış içerisinde yaşamasıdır, bunu gerçekleştirmek için de Şehit olmayı göze almışımdır, Türkmen insanı hürriyet ve adalet için durmadan çalışmalıdır, şuurlu, bilinçli ve ahlaklı nesillerin yetişmesi için milli programlar ve hamleler yapmalıyız, buna büyük ihtiyacımız var gerisi kolaydır.


MS: Parti başkanı, Millet vekili ve anayasa konsey üyesi olarak bir çok görevi bir arada yürütüyorsunuz ve çokta yoruluyorsunuz, acaba bu çalışmalarınızdan milletimizin yeterince haberi var mı? Ayrıca Türkmenlerin adı hangi şartlar altında anayasaya yazıldığından ve orada olup bitenlerden insanlarımızın bilgisi var mı? Neden çıkıp bu gibi gerçekleri milletimize açıklamıyorsunuz? Duyduğum göre ortada şu cümle dolaşıyor” Riyaz bey anayasaya evet dedi keşke demeseydi ” bu doğrumu?

Sn. Sarıkahya: Milletle iletişim iki yolla sağlanır, birisi medya, diğeri de direkt, her konunun da medya da işlenmesi doğru değil, ayrıca ortada gerçek anlamda bir Türkmen medyası da yoktur ve hiç bir zaman olmamıştır, bugünkü en güçlü (bize göre) aracımız Türkmen TV’dir, o da bana göre amatörce yürütülmektedir, çalışanların iyi niyetlerine rağmen ortada büyük noksanlıklar var.
Ayrıca geçmişte TV olmadan da hizmet verdiğimize siyasi itibarımızda Saddam döneminde elde ettiğimiz için ekran düşkünü olmayı kişiliğim ve misyonuma uygun görmüyorum, zira bizler TV ekranları sayesinde şöhret olmadık, insanlara birebir hizmet yapmakla sevildik. Türklük gururumuz önde tuttuk, ne pahasına olursa olsun lekeletmedik.TV’nin bize daha fazla ihtiyacı var ancak bunun farkında değildir, bizi Türkmen TV’de görmek istemeyenler, TV’yi dolaylı da olsa zaman zaman bizim aleyhimize kullandılar, bu basitliğe sesiz kaldık, önemsemedik işin çözümünü zamana bıraktık, Türkmeneli TV’sine yayın anlayış ve politikasından dolayı sitemliyiz, ancak Irak’ta onlarca TV var hepside kapılarını siyasetçilere açmış durumdadır, buna rağmen biz iç meselelerimizi kendi TV’mizde yapmayı uygun görüyoruz. ANAYASA konusunda kardeş ITC başta kayıtsız kalarak konu ile yeterince ilgilenmemiştir, tartışmamıştır, sadece işaret beklemekle yetinmiştir, ancak iş referandum aşamasına gelince meseleyi yine yeterince tartışmadan hayır kampanyası açmıştır, bazı Şii kardeş Türkmen partileri de Evet kampanyası açmıştır, biz de Türkmeneli partisi olarak milletimizin iki kampa bölünmesini önlemek amacıyla, halkımıza her iki görüşü de doğru kabul ettik yani orta bir yol izledik ve tartışma gerginliğini önledik, ancak kişi olarak ben anayasa taslağındaki 136 (Kerkük) konusuna çekince koyan tek insanım, buna rağmen anayasanın diğer bir çok maddelerini hem Türkmenler hem de Irak açısından olumlu buluyorum, bizimle ilgili haklar bize bağışlanmadı çabalarımız sonucu elde edildi, gerçek şekilde uygulanırsa halkımız bunu çok yararlı görecektir. Anayasada Kerkük konusunun zararsız hale gelmesi için seçimden sonrası fırsat doğmuştur, çabalarımızı bu husustaki tadilata yoğunlaştıralım, eminim ki netice alabiliriz. Türkmen aydınlardan ricam bu Anayasayı Iraktaki önceki anayasalarla karşılaştırılmalıdır, mukayese edilirse moral kazanırlar, hak kazanırlar, bu Anayasa kayıtsız kalınmamalı, iyi hususlar gereğince değerlendirilmeli, kötü hususları tadil edilmesi ve düzeltmesi için çaba harcayalım, Anayasa ile ilgili başka görüşlerimizi halkımıza ve akil insanlara gereğinin yapılması için açıklayacağız.


MS: Anayasa konseyinde çalıştığın sürede siyasetçilerimiz ve millet vekillerimiz sık sık sizi ziyaret edip öneriler veriyorlar mıydı?

Sn. Sarıkahya: Öze yönelik makul tek bir öneri kimseden gelmedi, az sayıdaki bazı aydınlarımızdan bazı temenniler geldi ve ya bizim ortaya attığımız önerileri paylaşma hususu doğdu, ben sırf ileride sitem etmesinler diye özellikle bazı yöneticilerden görüş istedim ancak maalesef ilgilenilmedi, kendileri gelmedikleri gibi, TV de bu basit oyuna alet olduğu için bizim tarafımızdan da (tepki olarak ) ihmal edildi, burada Anayasadan ziyade basit hesapların yapıldığı kanaatindeyim.

MS: Meclis ve konsey üyeleri çoğu zaman ekranlara çıkıp çeşitli TVlere seçim ve anayasa hakkında demeç veriyorlardı, siz bir türlü ekranlara çıkmıyordunuz özellikle Türkmeneli TV sinde, acaba Türkmeneli TV’sinin millet meclisine girmesi yasak mıydı?

Sn. Sarıkahya: Türkmeneli TV meclise giriyordu ancak bizden uzak duruyordu Arap TV’lerine çıkmamamın gerçek nedeni taslak yazılım sırasında dikkatlerin bize yönelmesini önlemektir, zira biz zaten 55 kişilik konseyin asil üyeleri idik ve kabul edilebilir görüşlerimizi direkt olarak konseye sunurduk, ciddi bir itirazla da karşılaşmadık. Arap TV’lerine çıkıp bunu tekrar etmenin bir anlamı olmadığı gibi belki de TV’lerde etkili olan Arap milliyetçiliği ve ulusalcılara ilave eleştiri hakkı doğmasına da sebep olabilirdik, bu da 55 kişilik konsey üyelerinin çoğunu tedirgin edebilirdi. Biz doğru bir strateji izlediğimize inanıyoruz, ancak işlenmesi gereken konular olsa biz bunu her yerde ve her mahfilde işleriz, TV’ler siyaseti yapan değil, Yüksek siyaseti yüksek merkezler yapar o merkezlerin önemini biliyoruz, TV’lerde çoğu ekran papağanlarının tatmin aracı haline gelmiştir, bilineni tekrarlama, gerginlik, yalan söyleme, bizleri TV değil bizler TV’leri kontrol etmeliyiz. TV’ler en azından %50 inandırıcı olmalıdır, inandırdığını kayıp eden medya belini bir daha doğrultamaz.Türkmen medyası o kadar basitleştirilmiş ki kalite içerik ve düşünce önemsiz olmuş, yeter ki kuruluş başkanının resimleri ön sayfada yer alsın gerisi önemli değil, anlayış kronik hal almıştır.


MS: Partinizin seçimlere katılmamasını açıklarken oylarınızı çağrı yaparak ITC ye verilmesini istediniz, bu kararınızı ITC ye yaklaşım olarak niteliye bilir miyiz?

Sn. Sarıkahya: Biz hiç bir zaman ITC ye karşı olmadık, ITC yi biz kurduk, ancak yeni Irakta partiler esas konuma gelmek üzeredir, bizde Türkmen’in gerçek ve güçlü bir partisinin olması için çaba içerisindeyiz. ITC’nin dışına çıkma amacımız daha kolay ve daha serbest hareket etme alanı ve zemini oluşturma idi, seçimlerde Türkmen sesini ve oyunun bölünmemesi için bir Türkmen listesi olan ITC’nin karşısında seçime inmemeyi uygun gördük, zira Kerkük gibi kritik bir seçim denklemine en ufak bir zarar vermek istemiyoruz, onun için bu fedakarlığı yaptık, bin TPli Türkmen milletine kurban olsun.

MS: Sn. başkan geçenlerde IKYB başkanı Celal Talabani ile görüştünüz aranızda iyi bir diyalog geçtiğini kendiniz açıkladınız, ondan sonra Kürt yanlısı olarak suçlandınız, acaba başka partilerle görüşmek suç mu?

Sn. Sarıkahya: Partilerin birbirileri ile görüşmeleri gayet doğaldır, zaten siyasetin anlamı da budur, program, görüşme, ittifaklar, müzakereler.....vs. Bizler sayın Talabani ile 15 yıllık şahsi dostuz sadece sn. Talabani değil, öteki Kürt, Arap, Süryanilerle diyalogumuz var, bu yeni bir olay değil, kaldı ki bir çok Türkmen ve Kürt beni (kritik ve gergin sürede) ziyarete kalkıştığım için tebrik ettiler, yüzüme de hiç kimse tersini söylemedi, ancak herkesin anlayışı farklı olabilir, hiç kimse benim gibi düşünmek zorunda değildir, ben gerçekte de Türkmen, Kürt, Arap dostluğuna inanan bir kişiyim, bu konuda bir eleştiri almadım, alsam da inandığım yola devam ederim, dostluk ve iyi ilişkiler den en fazla Türkmenler yararlanır, ben Kürtlerle ittifaktan yanayım, ancak onlar henüz bunu arzulamıyorlar, zaman bir çok şeye devadır. Sn. Talabani ve Sn Caferi Irak’ın gerçeğini anlayan siyaset adamlarıdırlar.

MS: Tüm Türkmen parti ve kuruluşları enformasyon misyonuna yeterince önem vermiyorlar, tabi ki bu sizinde partinizi kapsıyor, dolayısıyla millet olan bitenlerden mahrum kalıyorlar oysa dünya medyaya çok önem veriyor, sizce dünya bizi tanımamakta haklı değil mi?

Sn. Sarıkahya: Haklısınız, partimizin medyası yok, iletişim aracımız İnternet’tir, ancak zaman zaman Iraktaki bazı gazeteler görüşlerimize yer vermektedir. Türkemenli TV’de inandırıcılığını ve ciddiyetini büyük ölçüde yetirmiş, mahalli magazin ve eğlence aracına dönüşmüştür. TV den önce yöneticilerin kafaları değişmeli, Bağdat’ta Arapça yayın yapan profesyonel yöneticilerin yönettiği bir TV ye ve günlük bir gazeteye ihtiyacımız var, başkaları bizi bizden tanımalıdırlar, daha sonra dünyaya açılmalıyız.

MS: Partinizin Avrupa’da çalışması var mı? varsa nerede ve nasıl çalışıyorlar?

Sn. Sarıkahya: Partimizin yurt dışındaki temsilcileri var, Kanda da Dr Ayhan Bayraktar, ABD de Ersan bey, Türkiye’de Aydın bey, Hollanda da Yalçın Mutapçı bey, İskandinavya da Gaylan bey, Avusturya da Sabah pamukçu bey, Almanya’da Ferhat bey, İngiltere’de Muvaffak bey (fahri başkan).Teşkilatlarımızı yeni baştan ele alınıp canlandırılacaktır. Yurt içi bürolarımız
1. Kerkük ili musalla 2. Kerkük başkanlık (Domiz) 3. MK yayçılı 4. Taze Hurmatu 5. Diyale, Kifri 6. Bağdat genel merkez 7. Erbil (KDP müdahalesinden sonra kapattık) 8. Salahettin geçici olarak kapalıdır.

MS: Son sorumuzu bir Hollanda ata sözüyle soruyoruz ( Birleşmek başlangıçtır, birliği sürdürmek gelişmedir; birlikte çalışmak başarıdır ) bu söze ne kadar inanıyorsunuz?

Sn. Sarıkahya: Birlikteliğe canı gönülden inanıyorum dolayısıyla bunun zeminini hazırlamak için tüm Türkmen kuruluşlarıyla iyi ilişkilere muhafaza içerisindeyim, bize gelmezlerse de biz gidiyoruz, resmiyet ve protokol aramıyoruz, bunu sağlamak için partimiz zaman zaman mağdur da ediyoruz, zira örnek olmak isteyen fedakarlıkta bulunmak zorundadır, ancak birlikteliğinde zemini millet sevgisine dayanması lazım, sevgi esastır, sevgi ile bir çok şey aşılır, sevgisiz ortamda küçük konular problem olur.

MS: Sayın Riyaz bey çok teşekkür ediyoruz.

Biz Türkmeniz Grubu


Arkadþýna gönder



Yazarýn diðer yazýlarý

1 - Kraldan fazla kralcı olmayacağız sözü!!
2 - Şehitlerimiz İnliyor
3 - Irak Milletine Çağrı
4 - İllet değilse ne vurdu
5 - Dayanışma özlemi
6 - Kim demiş bir millet yok olmaz!!!
7 - Her Ayna Ayni Parlaklığı Yansıtmaz
8 - Sakın gözden kaçmış demeyin
9 - Yine geç kalındı
10 - Heba olan yüzyıl
11 - Bugün çok utandım
12 - Büyük merakla beklenen seçim hüsranla bitti
13 - Yetenekli Küçük Türkmen Şairimiz Hüseyin Bayatlı
14 - Dava için bel değil el uzatılmalı
15 - 3. Türkmen Basın Konseyi Kurultayından
16 - Tesadüfen görüştük...
17 - Irak seçimleri ne getirir ne götürür
18 - Brüksel panelinde ne konuşuldu
19 - TV Programları !!!!!
20 - Helvacı şarkısıyla tanınan sanatçımız
21 - “Bizi Tanımayanlar Tanısın” eylemi
22 - Yetim ve yoksullar için varız
23 - Irak içişleri bakan vekili Al- Esedi: “Medyada bir çağ yaratıp Türkmenleri yeterince tanıtın”
24 - Ali Mehdi: Partimiz bir kongre arifesindedir
25 - Önümüzdeki üç imtihan
26 - LİDER KENDİ KENDİNE DOĞAR
27 - Gerekenler yapılmıyor farkında değiliz
28 - Fransa’da başarılı Türkmen’imiz
29 - Türkmenliğimizi tanıtalım
30 - Türkmensizleştirme
>>Sonraki >>