Arabic Turkish
 
2006-09-07   Arkadþýna gönder
2520 (1126)


MADEM Kİ KADERİ PAYLAŞIYORUZ.. O ZAMAN YÖNETİMİ DE PAYLAŞMALIYIZ.


Ziyat Köprülü

Türkmenler, Irak'ta bugüne dek gelmiş geçmiş yönetimlerin ve halen iktidarda bulunanların ihmali ve vurdumduymazlıklarından çok çekmiş bir millettir. Aynı şekilde; gerek sürgünde, gerekse Irak içinde siyasi alanda diğer muhalefet siyasi hareketleriyle zalim rejime karşı başlattığı siyasi mücadelede de diğer etnik gruplar gibi Türkmenler de, siyasi, idari, milli ve kültürel haklarını talep ederek her dem ‘Irak'ın toprak bütünlüğü’ ve ‘halkının birliğinden’ yana olmuşlardır...
Yaklaşık yarım asırdan beri baskı, zulüm ve mahrumiyette yaşayan Türkmenlerin bugünkü bütün gayeleri; “özgürlük, demokrasi ve sosyal adaletin yaygın olduğu, bir grubun diğerine egemen olmadığı, içinde bulunan herkesin ilerlemesi ve kalkınması için çalışan bir Irak”ta mezhep, milliyet ve din ayrımı gözetmeksizin, Irak halkına iyi bir yaşam tarzı temin etmektir. Türkmenlerin bugünkü durumu ise, üstüne çömelen ve etrafını saran o ‘Ahtapot'un kollarını kesmeye yeterli gücü bulamayan Irak halkının diğer bileşenlerinin hali gibidir. Dolayısıyla, diğer mazlum halklar gibi Türkmenler de sıkıntılarından kurtulmak için dış güçlerden yardım isteme mecburiyetinde kalmıştır. Ancak bilinmelidir ki, yaşadıkları bütün sıkıntılar karşısında Türkmenler tahammüllü olmasaydı, bir çok baskıya karşı direnmeseydi ve bazı plan ve oyunları başarısız kılmaya yönelik çaba harcamasaydı, bugün Irak bütün bir Irak olarak kalmayıp, kuzeyi-ortası ve güneyinde çeşitli ''….istanlar'' a dönüşmüş olacaktı. Zaten plan da bu yönde ilerlemektedir. Bütün bunlara rağmen biz Türkmenler kendimizi dışlanmış, bütün bu bileşenlerin dışına atılmış ve uzaklaştırılmış görmekteyiz.
Bizler, Irak'ın bölünmesini istemiyor ve birliği için çaba harcıyoruz. Çünkü, bölünme Türkmenlerin olduğu kadar diğer halkların da çıkarına değildir. Ancak ne yazık ki, bazı grupların bazen gizlice, bazen de açıktan yürüttüğü faaliyetler ile ülkemizin bölünmesi için çaba harcadığını görüyoruz.. İşte burada diyoruz ki; “Bu korku neden?”… Şayet iddialarınızda haklıysanız neden o zaman açıkça ve cesurca açıklamıyorsunuz?... Bunu ilan etmeye bir engel mi var?... Zaten ülkemizin her karış toprağı işgal altındadır ve faaliyet gösteren siyasi partilerin tümü, onun gücüne boyun eğmiştir.. Peki bundan daha kötüsü olabilir mi? Bu gibi durumlarda ‘ülkede ulusal egemenlikten’ konuşabilir miyiz? Egemenlik kayıtsız şartsız milletin değil midir? Peki halk, halihazırda istediğini gerçekleştirebiliyor mu? Öyle görülüyor ki, belasına çatmış bu ülkenin birliğini isteyen tek biz Türkmenler varız… Ancak, genel olarak bu ülkeye ve özellikle de Türkmenlere karşı yürütülen bütün bu komplolardan sonra takınılan bu davranış doğru mudur? Türkmenlerin de bu ülkeden bir parça isteme zamanı gelmedi mi? Yoksa, diğerleri oyunlarını hazırlarken, kimileri başı-kimileri kol bacakları-kimileri de bedenimizi paylaşırken, kendimizi ruhsuz bir beden olarak görene dek suskunluğumuzu devam mı ettireceğiz?! Bilinmelidir ki; bu ülkeyi veya bir kısmını isteme, uğruna kanını feda eden ve üzerinde yaşayan herkesin hakkıdır. Madem ki aynı kaderi paylaşıyoruz… O zaman yönetimi de paylaşmalıyız! Dolayısıyla ya kolay bir lokma olup yutulacağız ya da bütün bu komplolara karşı birleşeceğiz…
İşte bu noktada biraz da özeleştiri yapıp kendimizi sorgulayalım : Siyasi partilerimiz bugüne kadar ne yaptılar? Siyasetçilerimiz, eski milletvekillerimiz ne yaptılar? Bazı Türkmen bölgelerindeki bazı toplukonutlar dışında, göçmenleri iadeden sorumlu yetkililerimiz ne yaptılar? Kerkük haritasından silinen şehit Tisin’deki kardeşlerimiz için İmar ve İskan eski Bakanımız ne yaptı? Yada diğerleri bir şeyler yapacaklar mı?


Arkadþýna gönder



Yazarýn diðer yazýlarý

1 - Papa’nın Irak Ziyareti ve Düşündürdükleri
2 - Büyükelçi Fatih Yıldız’ın Kerkük Ziyareti Hakkında Düşünceler..
3 - Sayın Cumhurbaşkanıma Açık Mektup
4 - BÜYÜKLERE MASAL-10
5 - Anayasal Açıdan Kerkük Sorunu
6 - Davutoğlu'nun Kerkük ziyareti ve düşündürdükleri...
7 - TÜRKMEN TOPLUMUNUN HEDEFİ ÜZERİNE BİR KAÇ SÖZ…
8 - UNUTULMAYAN KATLİAMIN GETİRDİKLERİ
9 - BM GÜVENİRLİĞİNİ KAYBETMEK ÜZERE…
10 - Telafer Neden İl Olmasın ?
11 - BÜYÜKLERE MASAL (8)
12 - BÜYÜKLERE MASAL (VII)
13 - BÜYÜKLERE MASAL (VI)
14 - Rice’ın Kerkük Ziyareti… Mesajlar ve Yapılması Gerekenler
15 - BÜYÜKLERE MASAL (V)
16 - BİRLEŞMİŞ MİLLETLER’İN IRAK’A DÖNÜŞÜ VE KERKÜK
17 - BÜYÜKLERE MASAL (4)
18 - BÜYÜKLERE MASAL (III)
19 - Birlik ve beraberliğin örneği olalım..
20 - ALLAH'A ŞİKAYETÇİYİM.. BAŞKA KİMİM VAR..?
21 - BÜYÜKLERE MASAL…(II)
22 - BİR TÜRKMEN GÖZÜYLE KERKÜK…
23 - SADDAM… TÜRKMENLER… VE DÜNYA BARIŞ ELÇİSİ'NİN İNSAFI
24 - KERKÜK'ÜN IRAKLILIĞINI SAVUNMAK
25 - SEÇİMLERİN DÜRÜSTLÜĞÜNDEN BİRLEŞMİŞ MİLLETLER VE SEÇİM YÜKSEK KOMİSERLİĞİ SORUMLUDUR
26 - BÜYÜKLERE MASAL…
27 - IRAK ANAYASA TASLAĞI, “ETNİK TEMİZLİK” İÇİN BİR DAVETİYEDİR.
28 - ULUSLAR ARASI KRİZ GRUBU
29 - Irak Seçimleri Hakkında Düşünceler
30 - SAYIN GAZİ AJAİL AL-YAVER’E AÇIK MEKTUP
>>Sonraki >>