Arabic Turkish
 
2003-11-11   Arkadþýna gönder
2382 (1022)


Bindiğiniz Dalı Kesmeyin…


Ziyat Köprülü

Son günlerde gerek gazetelerde gerekse internet sayfalarında Türkiye ile ilgili çelişkili ve haksız yorumlara şahit olmaktayım. Genel de menfi yönde olan yazılara rağmen müspet olanları da vardır.

Türkiye Cumhuriyeti’nin 80 yıllık tarihi boyunca gelmiş geçmiş iktidar ve muhalefetleri komşu ülkelerle iyi komşuluk ilişkilerine önem vermişlerdir. Türkiye’nin gerek Irak’la gerekse diğer komşularıyla tarihi bağları bulunduğu Osmanlı dönemi, İslam kültür ve tarihinin en parlak dönemlerindendir. Dolayısıyla Türk ve Arap milletinin arasında din, kültür ve tarih birliği oluşmuş ve bütün ortadoğu bölgesi tarihi boyunca kudüs, Filistin toprakları dahil Osmanlılar döneminde huzur bulmuş ve barış görmüştür. Yani Amerikan yönetiminin Irak’taki sivil yöneticisi Paul Bremer’in ifade ettiği gibi Osmanlı sömürücü olmamıştır. Osmanlı girdiği hiç bir ülkeyi yıkıp harabeye çevirmemiştir. Tersine ortadoğdaki egemenliği süresince bu bölgede çeşitli eserler bıraktığı gibi binlerce yıl öncesine ait uygarlıkları da korumuştur. Ama bugün görüyoruz ki Amerikan gücü Afganistan’da da olduğu gibi Irak’ta altı ayını doldurmasına rağmen henüz ne hakimiyetinini ne de imarını gösterebilmiş değildir. Bu da Amerikan gücünün gösterdiği pazıların sadece yıkımda başarılı olup yeniden imarda ise başarısız olduğunu ortaya koymaktadır. Bilindiği gibi yıkmak kolay ancak yapmak zordur ve her kesin karı değildir..!

Kendisine bütün bu ortak bağlar ve iki ülke halkının mevcut akrabalık bağlarıyla bağlanan Irak’a gelince, Türkiye, Irak’ın toprak bütünlüğü ve egemenliğini korumak için yıllardan beri üstün çaba harcamaktadır. ABD’nin Irak operasyonunun önlenmesi amacıyla İslam ülkeleri arasında en fazla çabayı da Türkiye göstermiştir. Nitekim operasyon öncesi bir takım girişimlerde bulunarak 23/01/2003 tarihinde Irak’a komşu Müslüman ülkelerin dışişleri bakanlarını İstanbul’da toplamış ve bir barış girişimini başlatmıştır. Irak’a elçiler göndererek Irak yönetiminden Birleşmiş Milletler ve Güvenlik Konseyi kararlarına uymasını istemiş ve Irak’a yönelik operasyonun gerçekleşmemesi için elinden gelen her türlü çabayı harcamıştır. Türkiye bugüne gelineceğini o günden biliyordu, ama maalesef Irak’a komşu ülkeler Türkiye’nin endişelerine kulak asmadılar. Şimdi görüyoruz ki o ülkelere ek olarak bir kaç ülke daha yeniden bu süreci canlandırmaya çalışmaktadırlar. Türkiye’nin nedenli haklı olduğunu yeni mi anladılar ?

Türkiye, Irak’la ilgili tüm açıklamalarında hep Irak’ın toprak bütünlüğünden ve siyasi birliğinin muhafaza edilmesinden yana olduğunu defalarca belirtmiş ve Irak’ın milli devlet inşa etme sürecinde hiç bir milli gruba imtiyazlı bir statü verilmemesi gerektiğini ifade etmiştir. Son zamanlarda Türk askerinin Irak’a gönderilmesi konusu yeniden gündeme gelirken bile asıl amacın bölgenin barış ve istikrara kavuşması olduğunu müteaddit defa belirtmiştir. Türk Silahlı Kuvvetleri’nin Irak’ta herhangi bir ayrım yapmadan tüm Irak halkını kucaklayacağını, ancak Irak’ta terör unsurlarının yuvalanmasına da izin vermeyeceğini vurgulamıştır ki bu da büyük kayıplardan sonra en doğal hakkıdır.

Milliyeti ne olursa olsun her Iraklı vatandaşın Irak’ın toprağını korumaya yönelik girişimde bulunması takdire şayandır. Ancak Irak kuzeyinde bulunan ve bünyesinde camilerin imam ve hatiplerini bulunduran İslam Dini Ulema Birliği , Irak’a Türk ordusunun girişinin vahim sonuçlarından dolayı uyarıda bulunması dikkatleri çekmektedir. İşin tuhafı bu Din Uleması Birliği halen Irak topraklarında bulunan Amerikan veya İngiliz ya da diğer 20 den fazla ülkenin kuvvetlerine karşı bu tür sert üslupla bir bildiri yayınlamamıştır. Onları bir işgal gücü olarak görmemiş ve Kürt halkından onlara karşı durmayı da talep etmemiştir. Hatta Kürt halkını kimyasal silahlarla katleden Saddam’a karşı bile açıktan veya gizliden bir direnişe çağırmamıştır..!! Aynı Birlik ve hatta Irak’ın kuzeyinde bulunan diğer tüm kuruluş, siyasi parti ve sivil toplum örgütleri ABD topçuları Ansar-ul İslam’ın karagahlarını ve civarındaki Kürt köylerini toplarıyla döverken ve uçaklarıyla yerle bir ederken neredeydiler acaba ?!

İşte bu nedenle bu hususta yazı yazan her kesi insafa ve itidala davet ederken özellikle Kürt kardeşlerimi de bindikleri dalı kesmemeye çağırıyorum.



Arkadþýna gönder



Yazarýn diðer yazýlarý

1 - Papa’nın Irak Ziyareti ve Düşündürdükleri
2 - Büyükelçi Fatih Yıldız’ın Kerkük Ziyareti Hakkında Düşünceler..
3 - Sayın Cumhurbaşkanıma Açık Mektup
4 - BÜYÜKLERE MASAL-10
5 - Anayasal Açıdan Kerkük Sorunu
6 - Davutoğlu'nun Kerkük ziyareti ve düşündürdükleri...
7 - TÜRKMEN TOPLUMUNUN HEDEFİ ÜZERİNE BİR KAÇ SÖZ…
8 - UNUTULMAYAN KATLİAMIN GETİRDİKLERİ
9 - BM GÜVENİRLİĞİNİ KAYBETMEK ÜZERE…
10 - Telafer Neden İl Olmasın ?
11 - BÜYÜKLERE MASAL (8)
12 - BÜYÜKLERE MASAL (VII)
13 - BÜYÜKLERE MASAL (VI)
14 - Rice’ın Kerkük Ziyareti… Mesajlar ve Yapılması Gerekenler
15 - BÜYÜKLERE MASAL (V)
16 - BİRLEŞMİŞ MİLLETLER’İN IRAK’A DÖNÜŞÜ VE KERKÜK
17 - BÜYÜKLERE MASAL (4)
18 - BÜYÜKLERE MASAL (III)
19 - Birlik ve beraberliğin örneği olalım..
20 - ALLAH'A ŞİKAYETÇİYİM.. BAŞKA KİMİM VAR..?
21 - BÜYÜKLERE MASAL…(II)
22 - BİR TÜRKMEN GÖZÜYLE KERKÜK…
23 - SADDAM… TÜRKMENLER… VE DÜNYA BARIŞ ELÇİSİ'NİN İNSAFI
24 - KERKÜK'ÜN IRAKLILIĞINI SAVUNMAK
25 - MADEM Kİ KADERİ PAYLAŞIYORUZ.. O ZAMAN YÖNETİMİ DE PAYLAŞMALIYIZ.
26 - SEÇİMLERİN DÜRÜSTLÜĞÜNDEN BİRLEŞMİŞ MİLLETLER VE SEÇİM YÜKSEK KOMİSERLİĞİ SORUMLUDUR
27 - BÜYÜKLERE MASAL…
28 - IRAK ANAYASA TASLAĞI, “ETNİK TEMİZLİK” İÇİN BİR DAVETİYEDİR.
29 - ULUSLAR ARASI KRİZ GRUBU
30 - Irak Seçimleri Hakkında Düşünceler
>>Sonraki >>